Day: 26/10/2010

Kasım 2010 İkizler ve yükselen İkizler

Posted on

Kasım 2010

İkizler ve yükselen İkizler: Aşk, çocuklar, hayattan zevk almak, hatta sevdiğin konulara zaman ayırmak bir süredir seni sıkıntıya sokan konular. Daha da sürecek gibi. Yine de bu alanlarda yaşadığın zorluklar senin hayatı alt üst etmeye yetmiyor. Belki de önümüzdeki bir iki yıl, gerçekten de senin önemsediğin bir aşkla karşılaşmana ya da çok sevdiğin bırakmak istemedin bir uğraşla tanışmana sebep olacak.

Kasım ayı ise senin için yoğun bir dönem. Günlük koşuşturmaların, iş hayatının yoğunluğu artabilir. Halletmen gereken işleri her zamankinden daha çabuk ve iyimser bir ruh hali ile bitirebilirsin. Sağlığına dikkat etmelisin çünkü kendini zorlayabilecek bir ruh halindesin. Hatta kadere meydan okumak da isteyebilirsin.

06 Kasım’daki Yeniay İş hayatın, günlük yaşantın ve sağlığın ile ilgili konulara yeni başlangıçlar yapma fırsatını sunuyor. Belki de yeni bir iş başvurusu yapabilir, ya da yeni bir iş teklifi alabilirsin. Eğer işlerinde zorlanıyorsan yeni bir yardımcı talep edebilirsin evrendenJ

21Kasım’da gerçekleşecek olan Dolunay, hayatının gizli perdeli kısmını açığa çıkaracaktır. Gizli işlerin bir anda ortaya çıkabilir, dikkatli olmalısın.

Kasım’ın son on günü kariyerinle ilgili olumlu gelişmelerin başlayacağı dönemin habercisi. Ayrıca çevrenin sana olan ilgisi de artacaktır. Hatta yaptığın işlerden daha da bir övgüyle bahsedilebilirler. Yaptıkların dikkat çekecek ve ne yaptığına dikkat edersen, bu durum sana yarar sağlayacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

 

Kasım 2010 Boğa ve yükselen Boğa’lar

Posted on

Kasım 2010

Boğa ve yükselen Boğalar: Günlük hayatının ve iş hayatının önemli yapı taşlarını oluşturmakta olduğun bir dönemdesin. Zorlayıcı bir tempo içindesin belki, ancak bu sayede önündeki uzun yıllarda rahat edeceğin koşulların alt yapısını hazırlıyorsun. Bu yüzden zahmetlerinin karşılığını alacağın bir dönemde olduğunu söyleyebilirim.

Aynı zamanda uzun vadeli dönemde ihmal ettiğin, önemsemediğin sağlık problemlerini de gözden geçirmelisin. Böbrek, mesane, idrar yolları, kemik ve cilt ile ilgili bazı sorunların varsa, bunları özellikle şimdi ihmal etmemelisin. Buraya kadar saydıklarım uzun vadeli Satürn’ün etkisi ve neredeyse iki yıl daha hayatını etkileyecek.

Bununla birlikte ilişkiler Kasım ayında senin için her zamankinden daha önemli bir hal alıyor. Genel anlamda ilişki ve ortaklıkta paylaşım içinde olduğun kişiler, çok da her halini ortaya koyan insanlar değiller. Belki de bu gizemli yanları, onları senin için daha gizemli kılıyor. Bu ay senin için daha da anlaşılmaz sürprizlerle dolu olabilir. Yanlış anlama ortada kötü bir şey yok sadece gizem artıyor.

Ayrıca 06 Kasım’daki Yeniay ile birlikte uzun vadeli bir ilişkiye başlayabilir, evlilikle ilgili önemli kararlar alabilirsin. Belki de ortaklık alanında sana bazı gelişmeler bu Yeniay ile birlikte gelecektir.

Eğer evliysen ya da bir iş ortağın varsa, onunla bu dönemde parasal konularla ilgili kon2ularda daha dikkatli olmalısın. Zaten kendisi bu konularla yoğun uğraş verirken, onu biraz rahat bırakmak iyi olacaktır.

21 Kasım’da gerçekleşecek olan Dolunay gözleri üzerine çekecektir. Fakat çevrenin bu ilgisi kısa süreli olacağından, ön plana çıkarmak istediğin bazı konular varsa, Dolunay gününü hızla değerlendirmelisin.

Kasım’ın son 10 günü sosyal açıdan daha rahat ve faal olacağın günleri gösteriyor. Ayrıca bir süredir ihmal ettiğin sevgili arkadaşlarına da artık bolca zaman ayırabilirsin. Kısa yolculuklar, akraba, kardeş ve komşularla olan ilişkilerinde belirgin bir düzelme yaşayabilirsin.

Sevgiler

Yurdahal

 

Kasım 2010 Koç ve yükselen Koç’lar

Posted on Updated on

Kasım 2010

Koç ve yükselen Koçlar:  Son zamanlarda hayat seni biraz zorluyor gerçekten. İlişkilerini test ediyor ve belki de seni ilişkilerini bitirmen için zorluyor olabilir. Sen hanesinde duran kişileri anlamak için her zaman olduğundan daha fazla çaba sarf etmek zorundasın. Her zaman sen dişli ve güçlüydün, fakat artık rakiplerin dayanıklı, inatçı ve kolay pes etmeyen türden. Çok sevdiğin rekabet duygusunu kenarda bırakmalısın, birkaç yıl. Bu özelliğini törpülemelisin. Aksi takdirde zorluklarla baş etmek zor olacaktır bu sıralar.

Bu uzun etkinin içinde, Kasım ayı ayrıca ilişkilerinde başka bir durumu daha sorgulayacaktır. Özellikle 06 Kasım’da gerçekleşecek olan Yeniay ile birlikte daha güçlü bir etki altında olacaksın. İlişkilerin ve maddi değerler devreye girecek. Eğer bir ilişkin varsa, ilişkin parasal konular üzerine mi oturuyor? Partnerinin sahip olduğu değerler günlük hayatında ne kadar önemli? Eğer fazlasıyla bağımlı bir yanın varsa? Bu ay biraz zor geçebilir senin için.

Ayrıca Kasım ayı geleceğin için hangi yatırımları yaptığın üzerinde düşünmen gereken bir dönemi anlatıyor. Kendine ne tür bir garanti sunabiliyorsun?

Ayrıca kredi kartı borçları ödemeler de bu ayın ana temalarından biri olacak. Ödemeler, borçlar bir şekilde hayatının içinde ön planda olacaklar.

21 Kasım’da gerçekleşecek olan Dolunay, parasal konuların ile ilgili neler yapabileceğine ışık tutacaktır. Yeni fikirlerle, yeni imkanlarla karşılaşabilirsin. Ayrıca sahip olduğun değerlere de ışık tutacaktır bu Dolunay, kendi kıymetini hem kendin hem de başkaları bilecektir bu dönemde.

Fakat tüm bunlara rağmen, bir tarafın dibine kadar depresyona girmek istiyor olsa bile, diğer tarafın içindeki o ateş umudunu asla yitirmiyor. Umudunun gücü bu dönemi kolaylıkla atlatmanı sağlıyor. Aslında beklentilerinin ne olduğunu biliyorsun ve yaşadığın geçici karamsarlığın bile beklentilerine hizmet ettiğinin içten içe farkındasın.

Özellikle Kasım’ın son 10 gününde kendini daha iyi hissedeceğini, hatta hayattan beklediklerini daha kolay ifade etme şansı bulabileceğini söyleyebilirim. Kasım’ın son 10 günü beklenmedik olumlu sürprizlerin, ev ve aile ile ilgili güzel gelişmelerin başladığı dönemin habercisi. Aynı güzel etki öğrenim, seyahat ve yabancılarla ilgili bağlantılar için de geçerlidir.

 

Sevgiler

Yurda Hal

Alış – Veriş Sanatı

Posted on Updated on

Alış – Veriş Sanatı

Çocukluğumun en renkli simalarından biri rahmetli ananemdi. Çocukluğumun zaman zaman Türkiye’de geçen günlerine ait birçok karesinde onun hayali vardır. Bu hayallerin benim anılarımda en çok yer etmiş iki hali vardır ki, gözlerimi kapadığımda, ananemin o halleri gözümde hemen canlanıverir.
Bu sahnelerden biri hareketsizdir, fakat şimdi, şu an kadar da canlıdır hafızamda aslında. Sıcacık öğleden sonra güneşi, o eski, tek katlı, Bursa evinin penceresinden içeri vurur ve loş odanın bir kısmı güneşin ışıklarıyla aydınlanır. Ananem de, o pencereden içeri dolan ışık yok olana dek, orada, hemen pencerenin önünde, sedirin üstünde, Kuran’ını okur. Zaten ben de çocukluğumun o yaz günlerinde, yine o pencerenin önünde, ananemden öğrenmiştim ilk dualarımı. Sırasıyla sureleri öğretirdi her yaz tatili.
İkinci sahneyse bizim memleketimizin topraklarına has, şifacılıkla ilgili. 70’li yıllarının ortalarıydı. Herkesin evinin banyosunda ya da holünde, çok moda olan, plastikten dökme, aynalı, sürmeli camlı ilk yardım dolapları asılıydı. Fakat bizim evde, ilk yardımda o son moda dolabın yanı sıra hep imdadımıza yetişen  ananem vardı. Başımız mı ağrıdı, önce ananeme gidilirdi, bir okuyuversin diye. Karnımız mı ağrıdı, ananem okurdu, ağrımız geçerdi. Komşularımız da gelirdi, ağrıları sızıları olduğunda ya da  acil durumlarda:) Yanlış anlaşılmasın, doktora da giderdik tabii. Ama doktora gidilecek durumlarda bile, hem doktora gidilir, hem de bir okunurdu bizim evde, şifa olsun diye. İyi gelirdi ananem okuyunca, çabuk iyileşirdik.
Fakat ananemin bir özelliği vardı. Asla karşılıksız okumazdı. Bana okuduktan sonra “kızım, git sobanın yanından şu maşayı al, bana ver” derdi. Sonra, o maşayı arkasına atardı ve ardından, benim bir de camdan dışarı, gökyüzüne bakmamı isterdi.  Bir keresinde sormuştum ananeme “niye böyle yapıyorsun?” diye. Bana anlatmıştı “ eğer ben senden, okuduğum duanın  karşılığında bir şey almazsam, senin hastalığın benim bende ağırlık yapar. Bu yüzden o maşayı  ben senin elinden alıp arkama atıyorum.  Böylece alış verişi tamamlamış oluyoruz. Gökyüzüne bakıyorsun, çünkü hastalığın senden tez uzaklaşsın istiyorsun. Ne kadar uzağa bakarsan, hastalığı o kadar uzağa gönderirsin.” Maşayı arkaya atmak da, gökyüzüne bakmak da sembolik yani. Ananem kime okusa, okuduğu kişi o bizim evdeki soba maşasını uzatırdı ona, ağırlık kalmasın diye.
Zaman aktı, ananem diğer tarafa göçüp gitti. Fakat bu anılar hafızamda canlı ve taze kaldılar. Sonra zaman içerisinde Rei-Ki öğrendim. Ananemin söylediğini Rei-ki öğretirken de söylediler. “Enerji akışını sağlamak için, verilen şifa enerjisine karşılık, sembolik de olsa bir bedel almak gerekirmiş.” Demek ki, ananemin bir bildiği varmış, dedim. Enerjinin akması için illa ki bir şey yapılmalıymış.
Ve bir şey istediğim zaman hep karşılığını vermek için elimden gelen çabayı sarf ettim. Geçen yıllar içinde, öğrendim ki, bir şeyin karşılığı illa para olmak zorunda olmuyor. Aldığım bazı hizmetlerin karşılığını bazen param olmadığı için, bilgisayarda yazı yazarak, iş gücü olarak ödedim. Zaman zaman bazı kuruluşların depolarını temizleyerek ödedim. Kimilerine tercümeler yaparak yardımcı oldum, onlardan karşılığından öğrenmek istediklerimi aldım. Bazen çok içten edilmiş bir dua da karşılığı olabildi.
Sonra kendi kendime bir şey daha öğrendim, daha doğrusu hayat öğretti demek daha yerinde olur. O da bu kategorinin dışında kalan bir durumdu. Bazen siz hiç istemeden biri size bir hediye sunar. Bunu o kişiden doğrudan hiç istememişsinizdir. Bu, her ne ise, o kişinin size o an sunduğu bir armağandır. İşte bu armağan, karşılıksız alınabilecek bir armağandır. Size hayatın, o insan aracılığı ile yolladığı bir ödüldür. Bu hediyeyi şükranla kabul edebilirsiniz. Karşılığında da bir teşekkür dışında, bir şey vermeniz gerekmez (ben yine de böyle bir şey yaşadığımda, benden beklenti içinde olmayan bir kişiye sevindirecek bir armağan vermeye çalışıyorum, daha da zevkli oluyor).
Kısacası her şey para değil, fakat bize karşılıksız olarak ulaşan hediyeler dışında istediğimiz her şeyin sembolik bir karşılığı vardır, çünkü her bir isteğimizin yerine getirilebilmesi için birinin emek sarf etmesi gerekir. Belki de zaman zaman “Hakkını helal et!” kavramının anlamını derinden araştırmamız gerekiyor.
Yurda Hal
15.06.2010