Month: Aralık 2010

Doğum Mirası – Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Posted on Updated on

Doğum Mirası –  Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Doğduğumuz anda gökyüzünün konumu ile mühürlenen hayatımız, sahip olduğumuz 
potansiyelleri belirler. Astroloji ise bu potansiyelleri okuma sanatıdır. Bu sanatta ne kadar usta olursak, okuduğumuzu o kadar iyi anlar, hangi potansiyellerle karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. Başarı ya da başarısızlıklarımız, beceri ya da beceriksizliklerimiz, sağlımız, zevklerimiz, utandıklarımız, mutluluk verenler ya da vermeyenler hepsi, ama hepsi haritamızda gizlidir.

Haritamızdan okuyamadığımız şeyler de vardır. Ne kadar usta olursak olalım, soyumuzun bize teslim ettiği mirası bilemeyiz. Aynı haritaya sahip iki farklı aileye mensup insan olduğunu düşünelim. İkisi de haritasındaki potansiyelleri yaşayacaktır. Mesela ikisi de aynı dönemde başarıyı elde edebilirler, fakat başarının boyutu soylarından gelen miraslarla ölçülecektir.

Miraslarımız bize anne ve babamızdan geçer. Ruhsal miraslarımız da öyle. Anne ve babamızdan aldığımız ruhsal mirasımız tüm sülalemizi kapsar. Çünkü onlarla bir enerji birliği içindeyizdir. Hem yaşayan, hem de göçüp gitmiş akrabalarımızla ruhsal bir bütünü oluşturmaya devam ederiz.

Bir teyzenin ilişkisinde yaşadığı travma, ruhsal boyutta yeğenine geçebilirken (birbirini tanımasalar bile), bir amcanın başarı hırsı da yeğenine geçebilir. Anne ve babadan geçenler ise çok daha yoğun olacaktır. Mesela teyzenin yaşadığı bir ilişki travmasının etkileri yüzünden, harita sahibi bilinmez bir sebeple ikili ilişkilere karşı soğuk kalabilir ya da farkına bile varmadığı bir şekilde partner adaylarını kendinden uzaklaştırabilir. Bu tür bir etkiyi miras almak için o travmayı yaşayan akrabanın yaşıyor olup olmaması, tanıyıp tanımamanın bir önemi olmuyor. Çünkü şartlar ne olursa olsun, ortada iletken özelliğe sahip bir ruhsal bağ vardır.

Astroloji haritamızı tanıyarak, daha doğrusu bir de bu bakış açısıyla tanıyarak soyumuzla ruhsal bağlantı içinde olduğumuz akrabalarımızla helalleşmek ya da hesaplaşmak ruhsal anlamda rahatlamamıza ve günlük hayatımızdaki sebebini bulamadığımız tıkanıklıkların çözülmesine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda sizin rahatlamanız demek, ruhsal mirasını devraldığınız ruhun da rahatlaması demektir. Karşılıklı özgürleşme!

Doğum Mirası” çalışması, işte tam da bu amaç için hazırladığım bir program.

Ruhsal miras olarak bu hayata taşıdığınız soy ve sülale özelliklerinizin üzerinizde oluşturduğu baskıdan kurtulmak için doğum haritasını temel alarak her gezegenin konumu ve aldığı etkilere özel bir çalışma uyguluyorum. Bağ içinde olduğumuz ailemizden bilmeden devraldığımız sorumluluklardan, ruhsal etkilerden ancak içselleşerek – bağ kurarak ve helalleşerek özgürleşebiliriz.  Bunun yapılabilmesi için haritamızdaki gezegenlerin hangi ruhsal mirasımızı anlattığını anlamak ve üzerinde o gezegenin doğasına uygun bir yöntemle çalışmak çok önemlidir.

Bu özel çalışmanın yapılabilmesi için önceden en azından “Vega Danışmanlığı”mdaki kişilik analizinin yapılması ve ardından en az hafta ara verdikten sonra çalışmalara ruhsal arınma çalışmalarına başlıyoruz. Her hafta bir ya da iki gezegen ele alarak ilerliyoruz (gezegenine göre değişmekte).  Vega danışmanlığının detaylarını bu linkte bulabilirsiniz:

https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Çalışmaların tamamı ise yaklaşık olarak 8 hafta (8 seans) sürüyor. Kesin süreyi çalışmalar belirliyor. Maksimum 5 minimum 3 kişilik gruplar halinde yapılan bu çalışmada grup çalışması olması enerjinin yoğun olması adına çok önemli.

Talep doğrultusunda ileriki tarihlerde daha fazla grup açmam da mümkün.

Çalışmalara muhakkak rahat kıyafetlerle gelinmesi, çalışma esnasında cep telefonlarının kapatılması çok önemli.  Sorunlar kapının dışında bırakılmalı!

Bazı malzemelerin de alınması gerekecek bu çalışma için, kayıt yaptıran arkadaşlara malzemeler hakkında detaylı bilgi vereceğim.

Çalışmalar Etiler’deki ofisimde yapılacaktır.

Çalışma ücreti Toplam 800,–TL+ K.D.V. dir (seans başına 100 TL+ K.D.V. / kişidir kayıt yaptırmak isteyenlerin kayıt için önden 50 TL ödemeleri ve 8 seanslık çalışmanın kalan ücretini yarısı çalışmaların başlaması esnasında ve kalan yarısı da 5. Çalışma seansından itibaren yapmaları rica olunur). -8 seanslık çalışmamın tamamını baştan ödeyenlere % 10 indirim uygulanacaktır-

Çalışmaya 5 Ocak 2011’deki Yeniay ve Güneş tutulmasının ardından gelen uygun bir tarihte yeni bir grup ile başlayacağız.

Katılmak isteyenlerin  yurdahal@gmail.com adresine “Doğum Mirası” başlıklı bir mail atmalarını rica ediyorum. Daha detaylı sorularınız olursa, mailinizde bunu da belirtebilirsiniz.

Hafiflemiş ve arınmış bir şekilde, hayatınızı kendi isteklerinizle şekillendirebilmeniz dileği ile

Sevgilerimle / Yurda Hal

13-14 Aralık 2010 Gökyüzü Tüyoları

Posted on Updated on

13 Aralık 2010

13 Aralık 2010 saat 22.14’te Balık burcunda Ay Jüpiter kavuşumu: Bu açının etkisi bugün tüm gün ve yarın öğlene kadar olan zamanı etki altına alacak. Her ne kadar zihnin dağılması söz konusu olsa da, şansın bizden yana olması kendi başımıza halletmemiz gereken önemli işlerimizde başarılı olabileceğimizi gösteriyor. İçe dönüş için son derece uygun bir zaman dilimi olacak. Meditasyon, dua ve olumlu düşünceleri destekleyen bu etki sayesinde hayallerimizi gerçekleştirmeye yardımcı olacak fırsatlar yakalayabiliriz. İsteklerimizi desteklemesi için olumlama çalışmaları yapabiliriz. Ruhsal yanımızın daha ağır basacağı bir gündeyiz.

Ayrıca yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat etmeliyiz. Beslenmede farkında aşırıya kaçabiliriz. Özellikle bağımlı olduğumuz her şeyi tüketmeye meyilli olabiliriz. Ayaklarımızı fazla yormamak gerekir, çünkü bugün hassas olan ayaklarımız kolaylıkla şişmeye meyillidirler.

14 Aralık 2010


14 Aralık 2010 sabaha karşı saat  02.34’te  Balık burcunda Ay Uranüs kavuşumu: bu akşamdan itibaren etkisini gösterecek ve 14 Aralık öğlene kadar etkisini sürdürecek olan bu kavuşum sayesinde yaratıcılığımız belirgin bir şekilde artacak. Eğer tıkanmış olduğumuz bir konu varsa ve bir türlü bir çözüm yolu bulamıyorsak, açının gerçekleştiği saat dilimini muhakkak önemsemeliyiz. Eğer bu saatte uyanık olursak, aklımıza gelen fikirleri not etmeyi ihmal etmemeliyiz. Bunlar muhakkak bize yol gösteren fikirler olacaktır. O an bize çok mantıklı gelmeseler bile, bir süre sonra bizi çözüme taşıyan fikirler olduklarını unutmamalıyız. Eğer o saatte uyuyorsak, uyandığımızda rüyalarımızı kayda geçirmeliyiz, çünkü bu rüyalarda çarpıcı fikirlerin ve çözüm yollarının tohumlarını içinde taşıyor olacaklar.

Ayrıca bu açının ani gerginlik getireceğini de unutmayalım. Merkür’de geri harekette olduğu için, düşünmeden konuşmak ya da ani öfke patlamaları istemediğimiz durumlara sebep verebilir.

14 Aralık 2010 sabaha karşı saat 05,59’da Oğlak burcunda Mars, Pluto, Merkür kavuşumu: birkaç gündür bu açının etkisi altına girmiş durumdayız, ancak bugün geç öğleden sonra ve önünüzdeki iki gün süresince bu gergin etkiyi daha net hissedeceğiz. Genel anlamda gergin bir atmosferin hâkim olması mümkün. Söz ve yekti sahibi insanlarla görüşmeniz gerekiyorsa sözlerinizi çok doğru seçmelisiniz. Otoritelerle ilgili ani gerginlikler ortaya çıkabilir. Yönetici konumundakiler hem tehdit eden hem de tehdit edilen durumundalar. Her an kavgaların patlak vermesine sebep olacak şartlarla karşılaşabiliriz. Ayrıca patlayıcı ve yanıcı maddelere karşı daha dikkatli olunmalı, çünkü Mars ve Pluto gibi patlamaya hazır bir enerji, geri giden Merkür’ün sakarlığı ile bir araya gelince ortaya kötü sonuçlar çıkabilir. Ağzımızdan çıkan her sözü muhakkak tartmalı, provoke edici davranışlardan kaçınmalı ve bu tür davranışların etkisi altında kalmamalıyız. Kaza ve yaralanma riskinin yüksek olduğunu dikkate almalıyız. Genel olarak ülke ya da şirket yöneticilerinin derinden etkileneceği gerginliklerin yaşanması söz konusu. Son olarak her ne kadar söylemek istemesem de bu kavuşumun doğal felaketleri, patlamaları ya da önemli şiddet olaylarını tetiklemesi mümkün.

Yurda Hal

13 Aralık 2010 Bostancı

Varış noktası

Posted on Updated on

Varış noktası

Bugüne kadar kimsenin gitmediği bir yol var

Senin yolun

Kimsenin senin gibi sevmediği bir can var

Senin sevgilin

Kimsenin bildik harflerden derlemediği bir söz

Senin sözün

Kimsenin senin gibi bakmayı akıl edemediği bir göz

Senin gözün

Kimsenin içini seninki gibi önemli kılmayan, başka kimseye yakışmayan

Senin özün

Herkesin kendi yolunda giderken ulaştığı bir yer var ki

Bir tek o varış noktası ortak

O varış noktasına hangi adı verirsen ver

O değişmez

Sen ona istediğin ismi tak, istersen yok say

O yolculuğunun sonunda muhakkak seni karşılamak için

Orada hazır olandır.

Yurda Hal/11.12.2010 Bostancı

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı

Posted on Updated on

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı
[astrologie_horoskop.jpg]
Pozitif düşünce, Çekim yasası, Olumlama, Kuantum düşünce tekniği… İsteklerimizi tezahür ettirmek için kullanabileceğimiz birçok başlık var. Ben de tüm bu konularla ilgili 8 ki hepsi aynı konudur) kısa bir kullanım kılavuzu hazırlayayım dedim. Sonuç olarak ortaya şu çıktı:
1) Öncelikle küçük isteklerle başla. Böylece zihnini isteklerinin gerçekleşeceğine ikna edersin. Hiç bir şey başarının kendisinden daha başarılı bir etki bırakmaz zihninin üzerinde. Başarı ise hayatına yeni başarıları çeker. Böylece başlangıç adımın kolay netice verir ve daha da büyük isteklerinin gerçekleşeceğine inanır.
2) İsteklerini doğru formüller halinde evrene sunmalısın. Şimdiki zamanda istemek tek doğru kuraldır. “Ben sağlıklıyım”, “Ben zenginim”, Benim mükemmel bir ilişkim var”, Ben sevdiğim bir ortamda, sevdiğim işi yapıyorum” gibi cümleler olmalı. “…olacak”, “…sevecek” gibi cak/cek ‘le biten cümlelerden uzak dur. Aksi takdirde sadece isteme durumunu istemiş olursun ki, bu da sana sürekli isteme halinden başka bir şey getirmez.
Olmuş gibi davranmalısın. İstediğin her neyse, ona sahipmiş gibi yaşamalısın. İsteğinin gerçekleşeceğine dair olumlu bir ruh hali içinde olman önemli. Böyle davranırsan motivasyonun artar. Hayatına doğru olayları da beraberinde çekmiş olursun.
Olumsuz ekler içeren cümlelerden kendini arındır. Engel olmaya çalıştığın şeyleri andıkça onları da hayatına çekiverirsin. Enerjini sahip olmak istemediklerine değil, sahip olmak istediklerine yönlendir. Unutma korkular, korktuklarını hayatına çeker. “ hasta olmak istemiyorum” dediğin an hastalığı çekersin. Ağzından dökülen kelimelerin bilincinde ol. “Ben sağlıklıyım!” de.
Bir şeyi var etmemeyi değil, bir şeyi var etmeyi becerebiliyorsun. Bu yüzden sadece var etmek istediklerine odaklan, var etmek istemediklerine odaklandıkça içini korkuyla doldurursun.
Sakın ola, bir şeyi önlemek adına kurulmuş cümleler kullanma. Bunu yapamazsın. Tam tersini ise uygulayabiliyorsun. Demek ki yalnızca olumlu cümleler kuracaksın. Hiçbir cümlen yok etmeye yönelik olmayacak.
“Ben sağlıklıyım!” cümlesi kısa ve öz bir emirdir. Böyle bir emirle evrene hastalığına ilgilendiğini değil, sağlığınla ilgilendiğini gösterirsin.
3)İsteklerini yaz. Yazdıkça onları beyan etmiş olursun. Yazdığın andan itibaren isteğin maddeye dönüşmüştür. O senin sabit ve kesin isteğin haline gelmiştir. Yazınca isteğin sarsılmaz ve kesim bir forma bürünmüştür.
Yazılmış isteğin gerçekleştiğinde onu kolayca takip de edebilirsin. Gerçekten istediğini mi elde ettin? Yoksa onu tekrar formüle mi etmelisin? Bunu sadece yazdıysan görebilirsin. Yazarak tüm bunları uygulaman daha kolay olacaktır. Bunun için ister bir ajanda, ister bir defter kullanabilirsin.
Formüllerin kısa, öz, net ve kesin olsun. İsteklerini ne kadar doğru iletirsen, karşılığını o kadar doğru alırsın. Kısa ve öz formüller üretirken, isteğin üzerinde düşünmek orunda kalırsın ve bu sayede onun özüne inebilirsin. İsteğinin özüne inmek onun gerçekleşme süresini hızlandırır.
4) muhakkak teşekkür etmelisin. Teşekkür ederek iyi olan her şeyi çoğaltırsın, hayatına bolluk bereket gelir. Teşekkür ederek hayatını gözden geçirirsin ve hayatındaki güzel gelişmelerin farkına varabilirsin. Bu sayede elde ettiklerine ve sahip olduklarına hak ettikleri dikkati ve değeri vermiş olursun. Dikkatini neye verirsen, enerjin peşinden gider. Hayatındaki tüm iyiliklere ve güzelliklere teşekkür ettikçe dikkatin enerjin o yöne akar. Şükredeceğin, teşekkür edeceğin şeyler artar.
Teşekkür ettikçe isteğini şimdiki zamanda tutarsın. Nasıl ki duanın sonundaki “amin” duayı doğrulayan ve kesinleştiren bir şeyse, isteklerinde de teşekkür ve şükretmek aynı etkiyi yaratır. Dua etmek ya da bir istekte bulunmak birbirinden çok farklı konular değildir. Her iki koşulda da dünya üzerinde beş duyunla tanıdığın “sen”den daha yüce bir mertebeye sesleniyorsun.
Ayrıca unutma teşekkür etmek endişeleri ve korkuları ortadan kaldırır. Kendine güvenin artar. Unutma arkadaşlarından bir istekte bulunduğunda bile, daha isterken yapacağından emin bir şekilde teşekkür ediyorsun. Teşekkür ederek siparişini teyit etmiş olursun. İsteğini mühürlersin, imzalarsın.
5) Endişe etmeyi bırak ve yüreğini güven duygusu ile doldur. Endişe her zaman kesin bir istektir. Bir istekte bulunduktan sonra endişe duyarsan, evren o isteğini istemediğini düşünecek. Yani birinci siparişin isteğin iken, ikinci siparişin isteğini iptal etmen olacaktır. Her zaman başarılısın, sadece hangi isteklerinin daha baskın olduğunun farkına var. İstediğin her hangi bir şey mi, yoksa endişen mi daha baskın bir istek?
Başarıya inanmazsan başarılı olamazsın. Başarısızlığa değil, başarıya odaklan. Başarısızlığa odaklandığında da başarılı olacaksın tabii ki. Fakat bu durumda ödülün başarısızlık olacak!
6) Sessiz olmayı öğren. Bir istekte bulunduysan bunu kendine sakla, onun enerjisini kimsenin ağzına sakız etme. Sırrını saklayabilirsen onu başkalarının olumsuzluklarından, şüphelerinden, hatta kıskançlıklarında uzak tutmuş olursun. Bırak başkaları gerçekleşene kadar isteğinden haberdar olmasın.
7) İsteğini unut! Böyle yaparsan siparişini iptal edebilecek endişelerinden de kurtulmuş olursun. Ayrıca unutursan o yüce mertebeye güvendiğini de göstermiş olursun. Geçenlerde “Var mısın? Yok musun?” programına 50 Cent konuk olmuştu. Acun ona “artık çok paran var, paraya karşı yaklaşımın nasıl?” gibilerinden bir soru sormuştu. 50 Cent ise, fakir olduğu zamanlarda en çok parayı düşündüğünü, fakat insan çok paraya sahip olunca parayı değil, hayatta neler yapmak istediğini düşündüğünü söylemişti. Bu söz sana örnek olsun. Eğer zengin olmak istiyorsan zenginmiş gibi davran, paraya sahip insan (eğer bankacı değilse) zamanını parayı düşünerek geçirmez.
8) tesadüflere gözün açık olsun. Evrenin isteklerini hangi yollarla gerçekleştireceğini bilemezsin. Hatta çoğunlukla senin aklına bile gelmeyen bir yolu kullanacaktır. Gözünü, kulağını dört aç ve uyanık ol. Böyle yaparsan seni isteğine götürecek tüm bilgilere kavuşursun. Sezgilerinin seni yönlendirdiği tarafa doğru git. Sana mantıklı gelmese bile, evren sana senin tanımadığın bir yol ile ulaşmaya çalışıyor olabilir.
9) Gerçekten ne istediğini, yani büyük isteğinin ne olduğunu bulmak için çaba sarf et. Sana, senin doğana hiç uymayan bir istekte bulunmanın hiçbir mantığı yoktur. Sadece başkaları sahip diye istekte bulunma! İsteğin sana uygun olsun. Senin GERÇEKTEN istediğin bir şey olsun. Seni daha mutlu, daha sevgi dolu kılacak bir şey olsun. Her gerçekleşmiş istek senin hayatını değiştirecektir. Bu yüzden isteklerinde dikkatli ol! Onlar seni gerçekten gitmek istediğin yolda ilerleten ve yardımcı olan istekler olsun.
10) birlikten kuvvet doğar. Kendine bir arkadaş grubu edin. Bu grupla birlikte her hafta bir gün ve saat tayin et. Bir arada olmasanız bile, isteklerinizi aynı anda evrene yollayın. Bir birinizin isteklerini merak etmeyin. Sadece birlikte istemenin gücünü hissedin. İşe yaradığını göreceksin.
Sevgilerimle
Yurdahal
02.01.2009 Bostancı saat 15.16

Bugün Mutlu Oldum

Posted on


Bugün mutlu oldum!

Bugün en mutsuz anlarda bile, mutlu olduğum anları düşünerek kendimi iyi hissetmeyi başardım.

Bugün sağlıklı oldum!

Başımın ağrısı geçer geçmez, bedenimin kıymetinin farkına vardım ve sağlığıma şükrettim.

Bugün öğrenci oldum!

Bildiğim sandığım konuda ne kadar cahil olduğumu fark edip üzüldüm. Hemen ardından öğrenci olduğumu fark edip sevinçle kutladım.

Bugün insan oldum demek istiyorum bir gün! Beşer olmaktan çıkıp insan olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, sağlam adımlar atmak istiyorum.

Yarın yeni bir gün!

Yine mutlu olacağım!

Yine sağlıklı olacağım!

Yine öğrenci olacağım!

Yine insan olma yolunda ilerlemek için çalışacağım!

Taa ki insan olacak kıvama gelene kadar!

 

Yurda Hal