Aylar: Ocak 2011

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – Workshop

Posted on Updated on

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası



Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum;  başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz?  Yanıtlar değişken olacaktır.

Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra  birçok isteğim gerçekleşmiyordu.  Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.

–          Yürekten istiyor muyum?

–          İsteğime fazla mı bağımlıyım?

–          Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?

–          Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?

–          Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?

–          V.s.

Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra…  Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.

Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…

Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!

Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.

Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim.  Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım.  Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler”  konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.

Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.

Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.

Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.

O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…

Artık uzunca  bir süredir uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.

Workshop hakkında:

-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.

– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.

– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.

– Ayrıca her katılımcının kendi haritasına uygun en şanslı ay evresi çıkarılarak, ona ait özel bir dilek/proje başlangıç günü belirlenecek ve bir yıl süresince her ay hangi gün bu evrenin aktive olduğunu gösteren bir çizelge sunulacaktır. Bu çizelge ile birlikte ayrıca bir de çalışma önerilecektir. Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.

Workshop tarihi: 27 Şubat 2011 (Son Kayıt tarihi: 25 Şubat 2011)

Workshop saati: 12:00 – 17:00

Workshop ücreti: 68.—TL+ K.D.V.

Seminer Mekânı: Etiler/ İstanbul Detaylı adres katılımcılara bildirilecektir. Ödeme bilgilerini de kayıt yaptıracak katılımcılara bildireceğiz.

Yerimiz sınırlı olduğu için lütfen önceden yurdahal@gmail.com adresinden kayıt yaptırınız.

31 Ocak – 06 Şubat 2011 Haftası

Posted on Updated on

Bu Hafta Venüs’ün Uranüs’le olan karesinin etkisi sayesinde (tam kare 03 Şubat) değişikliklere açık olacağımız bir hafta yaşayacağız. Uçuk, kaçık zevklerimizi yansıtan harcamalar yapabilir, mesela giymeye cesaret edemeyeceğimiz bir kıyafetle bir toplantıya katılabilir, normalde bize göre uçuk olan bir oje renginin bir anda tırnaklarımızı süslediğini görebiliriz. Sevdiklerimize karşı sevgimizi her zamankinden daha farklı ortaya koymak isteyebiliriz. Aynı zamanda kutlamalar, kalabalık eğlence ortamları da bu hafta çok cazip olabilir. Harcamalarımızda beklenmedik bir abartıya kaçmamız da söz konusu olacaktır fakat yine de sürpriz ve beklenmedik kazançlar da devreye girebilir.

01 Şubat – 05 Şubat tarihlerinde tam kavuşum halinde hareket eden Güneş ve Mars harekete geçiren aktif  etkisini geçen haftadan beri gösterse de bu hafta Mars’ın canlandırıcı etkisini çok daha kuvvetli hissedeceğiz. Sosyal ortamlarda aktif olabileceğimiz gibi, kendimizi çabucak hararetli tartışmaların ortasında bulabiliriz. Bedensel ve zihinsel enerjimizin yoğun olacağını göz önünde bulundurursak, aktif ve üretken bir hafta geçirme fırsatına sahip olduğumuzu anlayabiliriz. Hedeflerimize doğrudan odaklanabiliriz. Başkaları bizleri hedefimizden uzaklaştırmak istese bile, biz yolumuzdan dönmeyecek, “hayır diyecek enerjiye sahip olacağız. Bu etki biraz zayıflayarak da olsa, bir sonraki hafta da kendini hissettirecektir. Ayrıca Güneş’le Mars’ın Kova burcundaki kavuşumu, toplumsal anlamda dur diyemediğimiz konularda sesimizi yükseltebileceğimizi gösteriyor. Toplumsal, hatta evrensel duyarlılığımızın arttığı ve düşüncelerimizin özgürce ifade edildiği bir hafta yaşayacağız.

03 Şubat saat 04.30’da Kova burcunda gerçekleşecek olan Yeniay bir ay süresince objektif yanımızın daha ağır basmasına, mesafeli fakat dostane bir tutum içinde olmamıza, kendimize dışarıdan bakmamıza olanak sağlayacaktır. Ayrıca daha sosyal, daha aktif olacağımız, sevdiklerimiz ve dostlarımızla aktif vakit geçirmekten hoşlanabileceğimiz bir aylık dönemin başlangıcı. Ayrıca Kova burcundaki Yeniay yeni ilişkilerin kurulmasına da uygun zemini sağlayacaktır. Ancak olası kaza ve yaralanma risklerini de gündeme getirebilecek olan bu Yeniay bize genel anlamda açık ya da kalabalık ortamlarda dikkatli olmamızı da salık veriyor. Yeniay ile daha detaylı bilgiyi aşağıda Ay Taktikleri bölümünde bulabilirsiniz.

Ay Taktikleri – Bu Hafta


30 Ocak 2011 saat 16.55’ten 02 Şubat 2011 saat 01.22’ye kadar Ay Oğlak burcunda küçülmekte; Pluto’nun enerjisini de bize yansıtan Ay ani gerginlikler yaşayabileceğimizin habercisi. Jüpiter’den alacağı etkiyi de buna eklersek, girişken ve atılımcı davranışlarımızın, iş ve kariyer beklentilerimizi harekete geçirme fırsatına sahip oluyoruz. Farklı fikir ve projelerinizi dikkatle gözden geçirelim, Yeni Ay’la birlikte harekete geçirebileceğimiz fikirleri kenara not edelim. İş hayatı ile ilgili derlenip toparlanması ve ortadan kaldırılması gereken konularla ilgilenmeliyiz.Duygusal hayatımızda biraz daha mesafeli olabiliriz. İlişkilerimizdeki olası problemleri herhangi bir duygusal kriz yaşamadan tartışabiliriz.

02 Şubat 2011 saat 01.22’den 04 Şubat 2011 saat 12.25’e kadar Ay Kova burcunda Yeni Ay fazında (Yeni Ay 03 Şubat saat 04.30); Daha aktif olacağımız sosyal olacağımız bu günlerde arkadaşlarımızla ve sevdiklerimizle birlikte vakit geçirmek çok doğru olacaktır. Aktif ortamlarda kaza riskinin daha fazla olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.

Yeni Ay dileklerimiz ve yeni başlangıçlarımız için bize fırsatlar sunar. Bu Yeni Ay’ın teması ise dostluk, arkadaşlık, aşk, işten gelen paranın artması, güçlü ve nüfuzlu insanların desteğini kazanma, sosyal sorumluluk projelerine başlama, çocuklara yönelik çalışmalar olacak. Ancak Kova burcu gelecekle ilgili umut ve arzularımızı temsil ettiği için, geleceğe yönelik hayatınıza yön vermesini istediğiniz konuları da destekleyecektir. Bu yüzden Kova Burcu joker özelliğindedir ve Her türlü dilek ve yeni başlangıç için de uygundur.

Yeni Ay’da dilekte bulunurken, ya da yeni bir projeye başlarken illa ki ritüel yapmak zorunda değiliz. Kendimiz için en uygun yöntemi kendimiz seçebiliriz. İster dua, ister meditasyon,  ister kolaj çalışması, ister imgeleme ya da olumlama yapabilirsiniz. Belki de hepsini birden yapmak isteyebilirsiniz. Bu tamamen kendi seçiminize bağlıdır. İnanarak yaptığınız çalışma her zaman en iyi çalışmadır. Fakat illa ki ritüel yapmak istiyorsanız, Hava grubuna ait bu Yeni Ay’da dileklerinizi pencereden dışarıya söyleyebilir, rüzgarla birlikte uçmasını sağlayabilirsiniz.

04 Şubat 2011 saat 12.25’ten 07 Şubat 2011 saat 00.47’ye kadar Ay Balık burcunda büyümekte; İştahımızın artabileceği, bağımlılıklarımızın bizi daha fazla esir alabileceği günler. Bunun dışında ruhsal gelişiminiz ile ilgili bazı adımlar atmak istiyorsak, ya da bir seminer katılmak ya da bu konular ile ilgili bir kitaba başlamak istiyorsak doğru zamandayız. Balık’ta büyüyen Ay ruhsal, spiritüel yanımızı geliştireceği gibi, hayal dünyamızı da aktive edecektir. Ancak iş dünyamız bu konularla alakasızsa, önemli işleri bugünlerde bir kenara bırakmak mantıklı olacaktır.

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal – 24 Ocak 2011

Astro İstanbul’a Hoşgeldiniz.

Posted on Updated on

Merhaba Astroloji Yolcusu,

Her birimiz doğduğumuz andan itibaren kendi hayatımızı oluşturan yolda ilerleriz. Yolumuz bazen birinci sınıf asfaltla kaplı bir otobana dönüşebildiği gibi, bazen de taşlı topraklı bir patika kadar daralabilmektedir.  Bazı zamanlarda ise  ise çok seçmeli yol ağzında, bir kavşakta buluveririz kendimizi ve hangi yolu seçeceğimizi bilemeyiz. Her alternatif gözümüze cazip görünebileceği gibi, her  alternatif gözümüze ürkütücü de gelebilir. Yolların birini seçerken, seçmediğimiz yolda neler kaybettiğimizi bilmesek bile orada aklımız kalır.

Masallardan hepimiz biliriz; bir kralın üç oğlu vardır ve bu üç oğlu babalarının isteğini yerine getirmek için birlikte yola çıkarlar. Bir süre sonra yol üçe ayrılır ve her yolun başında bir tabela vardır. Birinci tabelada : “giden geri döner”, ikinci tabelada “giden ya döner ya dönmez”, üçüncü tabela da ise “giden dönmez” yazar.

Üç kardeşin her biri bu yollardan birine girer ve masalın sonunda üçü de ulaşacakları yere ulaşırlar, fakat sadece bir tanesi yoldaki sürprizleri toplar ve sonunda ödülü hak eder.

Hayatınız da bu masallara benzer. Siz doğmaya karar verdiğiniz anda bir yola çıkmışsınızdır. Karşınıza hangi seçenekler çıkarsa çıksın, bu seçeneklerden hangisini kullanırsanız kullanın, sonunda ulaşacağınız yere varırsınız. Yolun sonunda, nihai hedefe vardığınızda ise seçtiğiniz yolun yarattığı fark ortaya çıkacaktır. Seçtiğiniz yolun size yol boyunca sunduğu armağanların ne olduğunu ancak orada tam anlamıyla anlayabilirsiniz. Yolunuzu bir bilge olarak mı, bir öğrenci olarak mı yoksa bir cahil olarak mı tamamladığınızı anlarsınız. Yolun sonunda, hayatınızda çoğunlukla mutlu mu, mutsuz mu olduğunuzun farkına varırsınız. Yolun sonunda, artık farkına vardığınızda, seçimler yapılmış, yolda karşımıza çıkan armağanlar alınmış ve varış noktasına ulaşılmıştır.

Yol seçimlerinizi tabelaların sadece yüzeyde görünen işaretlerine göre yapmak ya da bu tabelalarının anlatmaya çalıştığı gizli detayları keşfederek seçimde bulunmak elinizde. Yol tabelalarını doğru okumak için kullanabileceğiniz en iyi yöntemlerlerden biri astrolojidir. Hatta yolda karşınıza çıkacak olan armağanlarınızın üzeri tozlarla kaplı olsa bile, astroloji sayesinde onların tozunu silkeleyip farkına varabilirsiniz. O armağanı alıp almamak ise tamamen sizin kararınıza bağlı.

Astroloji sayesinde kendi yol haritanızla tanışma şansına sahip olursunuz.

– Siz bu dünyaya gelirken hangi hedefe ulaşmayı seçtiniz?

– Hedefinize ulaşırken hangi yol ayrımları ile karşılaşabilirsiniz.

– Hayalleriniz nelerdir?

– Hazineleriniz (yetenekleriniz) nelerdir?

– Yükünüzü ağırlaştıran çakıl taşlarınız nelerdir?

– Kolay zamanlarınız, zor zamanlarınız.

– Karar alma zamanlarınız, bekleme zamanlarınız

– Gelecekte sizi bekliyor olabilecek potansiyel fırsatlarınız ya da zorluklarınız

– Yardımcılarınız

– Öğretmenleriniz

– Rakipleriniz

Bunların hepsi, hata çok daha fazlası astroloji danışmanlığının ışık tutabileceği, destek olabileceği konulardır. Eğer siz de kendinizi üç yol ağzında hissediyorsanız, gerçek değerlerin hangi yolda olduğunu anlayabilmek için astroloji danışmanlığından yararlanabilirsiniz. Bir çok danışmanlık seçeneğimden biri muhakak sizin için uygun olacak, sorularınızın cevaplanmasında yardımcı olacaktır.

Danışmanlıklarla ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Sevgilerimle

Astroloji Uzmanı

Yurda Hal – yurdahal@gmail.com

Kısaca 24-30 Ocak Haftası Astrolojik Etkiler

Posted on Updated on

26 Ocak’ta gerçekleşecek olan Merkür(Oğlak)/ Satürn(Terazi) karesinin etkisi ile bu hafta ifadelerimizde daha ciddi olacağımızı, önemli konuların konuşacağımızı söyleyebiliriz.  Günlük hayatımızda düzenimizi bozan konuların üzerine gidebilir, gerekli düzeltmeleri de yapabiliriz. Gerek iş yerinde, gerekse evde bütçe ile ilgili konular hakkında konuşmak, plan program yapmak da mümkün bu hafta.

Sözlü ifadelerimizde duygusallığa pek yer ayırmayacağız. Bunun yerine yazılı olarak halledilmesi gereken işlerimizi hızla yoluna koyabiliriz. Mantığımız bu hafta tam anlamıyla devrede olacak. Hazır böylesi güzel bir fırsat yakalamışken, bu hafta olabildiğince fazla iş bitirmeye çalışmak son derece mantıklı olacaktır. Zaten küçülen Ay Fazı da bize bu konuda gereken yardımı gösterecektir.

Ayrıca, eğer daha önce tutamadığınız sözler verdiyseniz, bu hafta bunlarla yüzleşmeniz de gerekebilir; hazırlıklı olun.

Yukarıdaki açıyı bir kenara bırakırsak, Ateş elementinde hareket den Jüpiter ve Venüs motivasyonumuzun yüksek olacağını gösteriyor. Ayrıca Kova burcundaki Mars sosyal hayatımızı canlandıracak enerjiyi bize sunuyor. Yine de kalabalık ortamlarda aniden ortaya çıkabilecek sözlü münakaşaların olabileceğini unutmayın.

Gelelim Ay Taktikleri’ne


24 Ocak 2011 saat 02.00 den 26 Ocak 2011 saat 03:17’ye kadar Ay Terazi Burcunda küçülmekte: Ay Terazi Burcundan geçerken Satürn’ün enerjisini de aktive edecek, bu yüzden kendinizi bir yandan sorumluluk sahibi, bir yandan da duygusal anlamda kıstırılmış ve daralmış hissedebilirsiniz. Gerek ikili ilişkilerde gerekse ortaklıklarda, ilişkiniz hakkında önemli bulduğunuz konuları masaya yatırıp tartışabilirsiniz.

26 Ocak 2011 saat 03:17’den 28 Ocak 2011 saat 08:56’ya kadar Ay Akrep Burcunda küçülmekte: Rahatsız edilmeden halledilmesi gereken bir işiniz varsa ve yeni fikirlere, yaratıcılığa ihtiyacınız varsa, Bu günleri iyi değerlendirmelisiniz.  Akrep’in tutkusunu alan Ay bu birkaç gün hem Uranüs’e, hem Neptün’e, hem de Mars’a açı yapacak. Bu açılar bizim gergin olmamızı tetikleyebileceği gibi, yaratıcılığımızı da tetikleyecektir. Rüyalara dikkat! İkili ilişkilerde ise tutkunun ön planda olabileceğini söyleyebilirim. Sevdiğiniz insanla baş başa vakit geçirmek, kalabalık ortamlarda beraber olmaktan daha iyi olacaktır. Olası kıskançlık krizlerine dikkat!

28 Ocak 2011 saat 08:56’dan 30 Ocak saat 16:55’e kadar Ay Yay Burcunda küçülmekte: Genel anlamda kendimizi mutlu ve iyi hissedeceğimiz günler, çünkü Ay hem Yay’ın ılımlı etkisini, hem de Venüs’ün olumlu etkisini birlikte bizlere yansıtıyor. Eğer dargın olduğunuz bir dostunuz varsa bugünlerde barışabilirsiniz. Sevdiğiniz insanla ister baş başa, ister dostlarınızla çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca işyerinde başarıların takdir göreceği bir dönem olacaktır. Burcunuz ne olursa bugünlerde işinizle ilgili bir şeyler yapmaya çalışın. Ayrıca yabancı ülke mutfağı denemek, bir kişisel gelişim seminerine katılmak için doğru zaman!

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal

21 Ocak 2011

19 Ocak 2011 Dolunay – Zayıflama Zamanı ( Dikkat!Yazı güncellendi ve Geliştirildi)

Posted on Updated on

Zayıflamak isteyen arkadaşlara duyurulur:)

19 Ocak’ta gecesi gerçekleşecek olan Dolunay ile birlikte diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. Bu Dolunay, zayıflamak için diğer Dolunay’lardan daha güçlü bir etkiye sahip olacak, çünkü hemen ardından, yani 22 Ocak’ta  Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle metabolizmamız hızlanacak, yediklerimizi yakmamız daha da kolaylaşacak.

Yaklaşık son birbuçuk yıllık dönemim uzun bir bölümünü Balık burcunda geçiren Jüpiter gezegeni, en ufak depresyon anında buzdolabına sarılmamıza, tatlılara ve hamur işlerine olan düşkünlüğümüzü artırmamıza  sebep oldu. Hatta dikkat edin; Jüpiter’in Balık burcunda geçirdiği şu son günlerde tatlı ve hamur işlerinde abartı daha da artmış olabilir. bunu bir vedalaşma gibi algılayabilirsiniz. Aynı şekilde bağımlısı olduğumuz her konuda bir abartı gözlemlendi aslında. Ee çok şükür bağımlılıklarımızdan kurtulmak için bir fırsat yakalamış durumdayız; 22 Ocak bu fırsatın başlangıç günü.

Yine dönelim  kilo konusuna; yeni yıl yeni yıl derken, yılın ilk onbeş gününü bitirdik bile. Hepimiz biliyoruz ki, yaz da aynen böyle göz açıp kapayıncaya kadar geliverecek. Kilo vermedeki hedefimiz ister büyük ister küçük olsun, önemli olan doğru zamanda adım atmaktır. Bunun içinse doğru zaman 19 Ocak 2011 saat 23,21’tür arkadaşlar.

Ay takviminin  ve gezegenlerin rüzgarını arkanıza alarak bu yaza kadar zayıflamayı beceremezseniz, bu yazdan sonra işiniz daha zor olacaktır, çünkü Haziran’dan itibaren Boğa burcuna girecek olan Jüpiter gezegeni güzel ve lezzetli yemeklerin dayanılmaz cazibesiyle sizi her an kandırmaya hazır bekleyecektir haberiniz olsun! Benden söylemesi, bugünün işini yarına bırakırsanız, 2012 sonbaharına bırakmış olursunuz. Siz en iyisi beni dinleyin, 19 Ocak 2011 tarihini, fazla kilolardan kurtulmak için bir dönüm noktası olarak kabul edin!

Beslenmeniz için Ay Taktikleri kitabımdaki element döngüsüne göre beslenmenizi tavsiye edebilirim. Bu sayede hem her şeyden yemiş oluyorsunuz, hem de sağlığınızı ve formunuzu korumuş oluyorsunuz. Ben günlük hayatımda elimden geldiğince bu beslenme tablosuna dikkat ediyorum ve 49-52 kg arasında gelip gidiyorum ve hiç bir sağlık sorunum yok çok şükür. Hoş bunu tabii ki aldığım genetik mirasa da borçlu olmalıyım.

Ruhsal dönüşümünüz 2012 sonuna denk gelecek olsa bile, bedensel dönüşümünüzü 2011 başında başlatın:)) Hatta yukarıdaki resme hemen kendi kafa resminizi yapıştırarak ilk imgeleme ve olumlama çalışmanızı yapmaya ne dersiniz? Bu resmi alıp aynanıza yapıştırabilirsiniz ve her sabah aynanızın karşısına geçip kendinize bakarak ve elinizi kalbinize götürerek:

“Kendimi seviyorum!”

“Ben … (Yurda Hal) sağlıklıyım!”

“Ben … (Yurda Hal) mutluyum!”

“Ben … (Yurda Hal) kendimi beğeniyorum ve beğeniliyorum!”

” Ben … (Yurda Hal) çok güzelim!”

” Ben … (Yurda Hal) ince, sağlıklı ve zarif bir bedene sahibim!”

Demeyi sakın unutmayın:)

Çünkü Siz Güzelsiniz:)

İLAVE BÖLÜM:

Zayıflamak için önemli olan bedeninizdeki Mars enerjisini harekete geçirmektir. Eğer kilo alıyorsanız, ya da aldığınız kiloları veremiyorsanız, Mars’ınızı kullanamıyorsunuz demektir. Öyleyse Mars’ınızı aktive etmek için neler yapılabilir, hangi ilave formüller uygulanabilir bunların üzerinde durmak iyi olacaktır.

Zayıflamak istediğiniz dönem süresince Lâl taşı kolye, küpe ya da yüzük takabilirsiniz. Çünkü Lâl taşı Mars enerjisine sahiptir. Bir yandan bedensel enerjinizi artıracak, diğer yandan da metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Linda Goodmann yıllar önce okuduğum bir kitabında ise zayıflamak için yapılan ses ve ışık kürünün yararından uzun uzun bahsediyordu. Bu kür de gerek yöntemleri, gerek araç gereçleri, gerekse süresi bakımından tamamen Mars doğasındadır ve bedendeki Mars gücünün eksikliğini tamamlamaktadır.

Şimdi, Linda Goodmann’ın bahsettiği bu küre göre zayıflamak için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim: Öncelikle  şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun: Hızlı ve hareketli sesler , vurmalı çalgılar ve müzikler, sarı, kırmızı ve kırmızıya yakın renkler  metabolizmayı hızlandırır ve kilo verdirir; sakin ve dingin müzik, mavi ve yeşile yakın renkler ise metabolizmayı yavaşlatır ve kilo aldırtır. Beyaz renk nötr etkiye sahiptir. ne kilo aldırır ne kilo verdirir.

Gelelim küre: Bu renk terapisini 45 gün, 54 gün ya da 63 gün uygulamalısınız. günlerin sayısı önemli.

1)Kendinize bir seyyar masa lambası temin ediyorsunuz ve bu seyyar masa lambasına yakut kırmızısı mat bir ampul ( en az 75 watt, ideali 100 watt) takıyorsunuz. Ayrıca daha çok vurmalı çalgılardan oluşan hızlı bir müzik buluyorsunuz. Kulaklıkla müziği dinleyip ışığı da tamamen karartılmış odada 15 dakika karın çakranıza çıplak teninizin yaklaşık 40 cm üzerine tutuyorsunuz ( mesafeyi ayarlamak için lambayı dizlerinizin arasında tutabileceğinizi yazmış). Ardından aynı yakut kırmızısı ışığı 15 dakika daha ayak tabanlarınıza tutuyorsunuz. Yani toplamda 30 dakika sürüyor.

Bu işlemi muhakkak güneşin güçlü olduğu üç zamandan birinde yapmanız gerekiyor. Sabah güneş doğuşunda; tam öğle vakti ya da güneş batışında. Eğer bir kaç gün sonra kendinizi yorgun hissederseniz. Yakut kırmızı ışık yerine turuncu ışıkla bir kaç gün devam edip tekrar Yakut kırmızıya dönebilirsiniz. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, sadece turuncu ışık kullanmanız uygun olacaktır.

2) kendinize 4 adet Yakut kırmızısı büyükçe su bardağı alıyorsunuz. her sabah bardaklarınızın 2 sini içme suyu ile doldurup, ağzını kapatıp dışarı koyuyorsunuz, yarım gün dışarıda duruyorlar. Öğlen bardaklarınızı içeri alıp diğer iki bardak suyunuzu dışarı koyuyorsunuz. İçeri aldığınız sularınız oda sıcaklığına geldiğinde onları içiyorsunuz. Yani renk  terapinizde günde 4 kırmızı bardakta solarize edilmiş suyunuzu içmeniz gerekiyor.

3) son olarak tüm kür süresince, münkün oldukça mavi ve yeşil kıyafetlerden kaçınmalısınız. bunun yerine kırmızı, turuncu sarı ve beyaz gibi renkleri  tercih etmelisiniz. Yani sıcak renkler favoriniz olmalı. Aynı şekilde yediklerinizde de bu renklere ağırlık vermeniz , Mars enerjinizi aktive etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

15,01,2011

19 Ocak 2011 Zayıflama Zamanı

Posted on Updated on

Zayıflamak isteyen arkadaşlara duyurulur:)

19 Ocak’ta gecesi gerçekleşecek olan Dolunay ile birlikte diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. Bu Dolunay, zayıflamak için diğer Dolunay’lardan daha güçlü bir etkiye sahip olacak, çünkü hemen ardından, yani 22 Ocak’ta  Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle metabolizmamız hızlanacak, yediklerimizi yakmamız daha da kolaylaşacak.

Yaklaşık son birbuçuk yıllık dönemim uzun bir bölümünü Balık burcunda geçiren Jüpiter gezegeni, en ufak depresyon anında buzdolabına sarılmamıza, tatlılara ve hamur işlerine olan düşkünlüğümüzü artırmamıza  sebep oldu. Hatta dikkat edin; Jüpiter’in Balık burcunda geçirdiği şu son günlerde tatlı ve hamur işlerinde abartı daha da artmış olabilir. bunu bir vedalaşma gibi algılayabilirsiniz. Aynı şekilde bağımlısı olduğumuz her konuda bir abartı gözlemlendi aslında. Ee çok şükür bağımlılıklarımızdan kurtulmak için bir fırsat yakalamış durumdayız; 22 Ocak bu fırsatın başlangıç günü.

Yine dönelim  kilo konusuna; yeni yıl yeni yıl derken, yılın ilk onbeş gününü bitirdik bile. Hepimiz biliyoruz ki, yaz da aynen böyle göz açıp kapayıncaya kadar geliverecek. Kilo vermedeki hedefimiz ister büyük ister küçük olsun, önemli olan doğru zamanda adım atmaktır. Bunun içinse doğru zaman 19 Ocak 2011 saat 23,21’tür arkadaşlar.

Ay takviminin  ve gezegenlerin rüzgarını arkanıza alarak bu yaza kadar zayıflamayı beceremezseniz, bu yazdan sonra işiniz daha zor olacaktır, çünkü Haziran’dan itibaren Boğa burcuna girecek olan Jüpiter gezegeni güzel ve lezzetli yemeklerin dayanılmaz cazibesiyle sizi her an kandırmaya hazır bekleyecektir haberiniz olsun! Benden söylemesi, bugünün işini yarına bırakırsanız, 2012 sonbaharına bırakmış olursunuz. Siz en iyisi beni dinleyin, 19 Ocak 2011 tarihini, fazla kilolardan kurtulmak için bir dönüm noktası olarak kabul edin!

Beslenmeniz için Ay Taktikleri kitabımdaki element döngüsüne göre beslenmenizi tavsiye edebilirim. Bu sayede hem her şeyden yemiş oluyorsunuz, hem de sağlığınızı ve formunuzu korumuş oluyorsunuz. Ben günlük hayatımda elimden geldiğince bu beslenme tablosuna dikkat ediyorum ve 49-52 kg arasında gelip gidiyorum ve hiç bir sağlık sorunum yok çok şükür. Hoş bunu tabii ki aldığım genetik mirasa da borçlu olmalıyım.

Ruhsal dönüşümünüz 2012 sonuna denk gelecek olsa bile, bedensel dönüşümünüzü 2011 başında başlatın:)) Hatta yukarıdaki resme hemen kendi kafa resminizi yapıştırarak ilk imgeleme ve olumlama çalışmanızı yapmaya ne dersiniz? Bu resmi alıp aynanıza yapıştırabilirsiniz ve her sabah aynanızın karşısına geçip kendinize bakarak ve elinizi kalbinize götürerek:

“Kendimi seviyorum!”

“Ben … (Yurda Hal) sağlıklıyım!”

“Ben … (Yurda Hal) mutluyum!”

“Ben … (Yurda Hal) kendimi beğeniyorum ve beğeniliyorum!”

” Ben … (Yurda Hal) çok güzelim!”

” Ben … (Yurda Hal) ince, sağlıklı ve zarif bir bedene sahibim!”

Demeyi sakın unutmayın:)

Çünkü Siz Güzelsiniz:)

İLAVE BÖLÜM:

Zayıflamak için önemli olan bedeninizdeki Mars enerjisini harekete geçirmektir. Eğer kilo alıyorsanız, ya da aldığınız kiloları veremiyorsanız, Mars’ınızı kullanamıyorsunuz demektir. Öyleyse Mars’ınızı aktive etmek için neler yapılabilir, hangi ilave formüller uygulanabilir bunların üzerinde durmak iyi olacaktır.

Zayıflamak istediğiniz dönem süresince Lâl taşı kolye, küpe ya da yüzük takabilirsiniz. Çünkü Lâl taşı Mars enerjisine sahiptir. Bir yandan bedensel enerjinizi artıracak, diğer yandan da metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Linda Goodmann yıllar önce okuduğum bir kitabında ise zayıflamak için yapılan ses ve ışık kürünün yararından uzun uzun bahsediyordu. Bu kür de gerek yöntemleri, gerek araç gereçleri, gerekse süresi bakımından tamamen Mars doğasındadır ve bedendeki Mars gücünün eksikliğini tamamlamaktadır.

Şimdi, Linda Goodmann’ın bahsettiği bu küre göre zayıflamak için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim: Öncelikle  şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun: Hızlı ve hareketli sesler , vurmalı çalgılar ve müzikler, sarı, kırmızı ve kırmızıya yakın renkler  metabolizmayı hızlandırır ve kilo verdirir; sakin ve dingin müzik, mavi ve yeşile yakın renkler ise metabolizmayı yavaşlatır ve kilo aldırtır. Beyaz renk nötr etkiye sahiptir. ne kilo aldırır ne kilo verdirir.

Gelelim küre: Bu renk terapisini 45 gün, 54 gün ya da 63 gün uygulamalısınız. günlerin sayısı önemli.

1)Kendinize bir seyyar masa lambası temin ediyorsunuz ve bu seyyar masa lambasına yakut kırmızısı mat bir ampul ( en az 75 watt, ideali 100 watt) takıyorsunuz. Ayrıca daha çok vurmalı çalgılardan oluşan hızlı bir müzik buluyorsunuz. Kulaklıkla müziği dinleyip ışığı da tamamen karartılmış odada 15 dakika karın çakranıza çıplak teninizin yaklaşık 40 cm üzerine tutuyorsunuz ( mesafeyi ayarlamak için lambayı dizlerinizin arasında tutabileceğinizi yazmış). Ardından aynı yakut kırmızısı ışığı 15 dakika daha ayak tabanlarınıza tutuyorsunuz. Yani toplamda 30 dakika sürüyor.

Bu işlemi muhakkak güneşin güçlü olduğu üç zamandan birinde yapmanız gerekiyor. Sabah güneş doğuşunda; tam öğle vakti ya da güneş batışında. Eğer bir kaç gün sonra kendinizi yorgun hissederseniz. Yakut kırmızı ışık yerine turuncu ışıkla bir kaç gün devam edip tekrar Yakut kırmızıya dönebilirsiniz. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, sadece turuncu ışık kullanmanız uygun olacaktır.

2) kendinize 4 adet Yakut kırmızısı büyükçe su bardağı alıyorsunuz. her sabah bardaklarınızın 2 sini içme suyu ile doldurup, ağzını kapatıp dışarı koyuyorsunuz, yarım gün dışarıda duruyorlar. Öğlen bardaklarınızı içeri alıp diğer iki bardak suyunuzu dışarı koyuyorsunuz. İçeri aldığınız sularınız oda sıcaklığına geldiğinde onları içiyorsunuz. Yani renk  terapinizde günde 4 kırmızı bardakta solarize edilmiş suyunuzu içmeniz gerekiyor.

3) son olarak tüm kür süresince, münkün oldukça mavi ve yeşil kıyafetlerden kaçınmalısınız. bunun yerine kırmızı, turuncu sarı ve beyaz gibi renkleri  tercih etmelisiniz. Yani sıcak renkler favoriniz olmalı. Aynı şekilde yediklerinizde de bu renklere ağırlık vermeniz , Mars enerjinizi aktive etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

15,01,2011

04 Ocak 2011 sabah saat 11:02 Yeni Ay ve Tutulma

Posted on Updated on

04.01.2011 sabah saat 11.02 (Türkiye saati ile)

Yeni yılda her şey gönlümüzce olsun. Bu yılın ilk Yeni Ay’ı aynı zamanda bir parçalı Güneş tutulmasına ev sahipliği edecek. Ev sahibi olacak çünkü her Güneş tutulması muhakkak ki Yeni Ay döneminde olmalıdır.

Yeni Ay hangi burçta gerçekleşirse o burcun enerjisini taşıyan bir tohum atılıyor demektir. Eğer bir Yeni Ay Güneş tutulmasına denk geliyorsa, o Yeniay atılan tohumlar belirgin ve unutulmaz olurlar. O Yeni Ay’da atılan ilk adımın, ekilen tohumun, niyet edilen konunun hayat içinde önemli farkı olur.

04 Ocak 2011’de gerçekleşecek olan Yeni Ay,Oğlak burcunda gerçekleşiyor ve 2029 Ocak ayına kadar bir daha Oğlak- Yengeç hattında tutulmalar yaşamayacağız. Bu yüzden Oğlak burcu ile alakalı, tutulmanın gücü sayesinde daha  etkili bir Yeniay’ı tekrar yaşamamız çok uzun zaman sonra olacak. Öyleyse bu Yeniay’ın önemini kavrayıp dileklerde bulunalım.

Öncelikle tutulma ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususları bir gözden geçirelim.

–          Tutulma öncesi şartlar ile tutulma sonrası şartlar farklılık gösterirler.

–          Tutulmalar içinde yaşadığımız şartları daha net görmemizi sağlarlar. Tutulma öncesinde fark etmediğimiz konular aydınlanır.

–          Tutulmalar doğum haritamızın temel akslarına ya da gezegenleri üzerine düşmediği sürece zorlayıcı etkileri tetiklemezler. Bu gibi bir etkinin olup olmadığını anlamak için astroloji bilgisine gerek vardır. Sadece burç ve yükselen burç bilgisiyle net bilgi elde edilmez.

Bu  bunları göz önünde bulundururak, bu Yeni Ay’da dilekte bulunmak ya da yeni bir başlangıç yapmak,Tutulmanın aydınlanmasını da yararlı kullanabilmemiz için Yeni Ay’ın saatinden biraz sonra dilekte bulunmamız daha iyi olacaktır. Bu yüzden saat 11:17 yeni başlangıçlar ve dilekler için daha uygun bir zamanlama diye düşünüyorum.

Dileklerimiz ya da yeni adımlarımız için dua edebilir, olumlama yazabilir, imgeleme yapabiliriz. Hangi yolu uygulamak istediğimizi, kendimiz belirlemeliyiz. İçimizden gelen yöntem her zaman en doğru yöntemdir. Dileklerimizle birlikte şükretmeyi de asla unutmamalıyız.

Gelelim işin ritüel kısmına: Yeni Ay toprak grubunda olduğu için, dileğinizi sembolize eden bir çiçek ekebilirsiniz (bu mevsimde ekmeye uygun bir çiçek bulabilirsiniz muhakak). Ayrıca/ ya da isterseniz olumlamalarınızı bir kağıda yazıp dışarıya toprağa gömebilirsiniz.  Hatta yazıp, toprağa gömdüğünüzü imgeleseniz bile gerekli çalışmayı yapmış olursunuz. Çünkü imgelemek ile eylemi gerçekleştirmek beynimizde aynı bölgeleri uyarmaktaymış.

Şimdi de genel olarak her birimiz, kendi burcumuzu gözetmeksizin bu Yeni Ay’da hangi konularda yeni başlangıçlar yapabiliriz, hangi konularda dilekte bulunabiliriz bir göz atalım:

–          Kariyer

–          Toplum içinde yükselme

–          Başkaları tarafından fark edilme

–          Terfi

–          Yeni bir iş

–          Tapulu mülkler

–          Organizasyon, plan

–          Güçlü bir hafıza

–          Çalışkanlık

–          Tutumluluk

–          Yeni iş kurma

–          Sağlıkta ise özellikle iskelet sistemi, dizler, cilt, sertleşmiş, nasırlaşmış bölgeler ile ilgili problemler

Genel anlamda  bu konular ön plana çıkacak.

Burç burç ele alırsak, yukarıdaki konulara herkes kendi burcu ya da yükselenine göre aşağıda saydıklarımı da ilave edebilir:

Koç’lar için yukarıda saydıklarım bire bir geçerlidir.

Boğalar yurt dışı, yüksek öğrenim, yabancılarla olan ilişkileri, yazmak, yayınlamak, dünya görüşünün ve algının genişlemesi;

İkizler geleceğe yönelik yatırım, borçların kapatılması, kredi alımı, cinsel konularla ilgili başarı, aşk, tutku, ölüm korkusu;

Yengeç ikili ilişkiler, evlilik, ortaklık, düşmanlarla ya da rekabetle baş etme;

Aslan günlük hayatta başarılı ve programlı olma, genel anlamda sağlık, iş bulma, iş hayatının pürüzsüz yürümesi, işlerinde yardım ve destek;

Başak’lar Aşk hayatı, çocuklar, hayatın keyif veren yanı, turizm otelcilik, hobiler;

Terazi’ler ev, yuva, aile, yeni bir eve taşınma ya da satın alma, arazi alma, emlak konuları genel olarak gündemde, aile içindeki ilişkilerin belli bir düzene oturması, uzun zamandır var olan kökten çözülmesi gereken sorunların ortadan kalkması, aile büyükleri ile barışma;

Akrep’ler  eğitim, öğrenim, yazmak, kısa yolculuklar, taşınma, kardeşler,komşular, yakın çevre ya da akrabalarla lan ilişkilerin düzelmesi, iletişim ile ilgili konular, internet sitesi kurmak, reklam yayınlamak;

Yay’lar ekonomik şarkları düzeltmek, para kazanmak, banka hesabının artması, gelirin artması, araba almak, takı ya da mücevher almak, kişisel gelişimini önemsemek;

Oğlak’lar kendi kişisel ihtiyaçlarını önemsemek, kendileri için gerekli gördükleri her istek ön plana çıkıyor, kişisel gelişimini destekleyen projelere katılmak, ikili ilişkiler ve evlilik ya da ortaklıkla ilgili girişimler;

Kova’lar bilmedikleri konularda aydınlanma, başkalarının ya da bütünün hayrı için dileklerde bulunma, deniz aşırı yolculukar, deniz aşırı bir yere taşınma, ruhsal anlamda gelişme ve ruhsal çalışmalara eğilme;

Balık’lar sosyal çevre, arkadaşlıklar, aşk hayatı, işten gelen paranın artması, maaşa zam

Gibi konular burçların dağılımına göre bu Yeni Ay’ın etkisini ön plana çıkaran konular olacak.

Unutmayın, tutulma anına denk gelen bu Yeniay, yaz sonuna kadar tutulma noktasından geçen transit gezegenlerle tekrar tekrar aktive edilecek.  Yani etkisi kısa süreli değil. Bu yüzden sakın ola bir dilekte bulunduktan sonra çabuk pes etmeyin. Arkasında durursanız dileğinizin gerçekleşeceğini bilin. Gerçekten inanırsanız, motivasyonunuzu artırırsanız, fırsatları yakalamak için gözünüzü dört açarsanız ve niyetinizle ilgili çabanızı sergilemeye başlarsanız, bu Yeni Ay ile birlikte hedefinize kavuşmanız çok daha kolay olacaktır. Oğlak burcunun anlatan en önemli kelimeler azim ve istikrardır. Bu Yeni Ay dileğiniz her ne ise sizden bu iki kelimenin hakkını vermenizi isteyecektir. Azim ve istikrar sergileyerek dileğinizin gerçekleşmesini istediğinizi belli etmelisiniz.

Ayrıca bu Yeni Ay ile birlikte gökyüzünde gerçekleşen Jüpiter ile Uranüs’ün kavuşumu, tutulma ile birlikte güzel sürprizlerin de tetiklenebileceğini gösteriyor. Özellikle Boğa, Yengeç, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları (özellikle Balık, Kova ve Yay daha da kısmetli) bu tutulmanın ardından çıkan güzel sürpriz gelişmelere hazırlıklı olsunlar.

Şimdi sakin ve huzurlu bir köşe bulun ve ne dilemek istediğinize karar verin. Yarın 11:17’de almış olduğunuz kararı harekete geçirecek ilk adımı atın.

Hepimize yeni yıl hayırlı uğurlu olsunJ

Sevgilerimle

Yurda Hal

03.01.2011, Bostancı