Month: Ocak 2012

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – Workshop İstanbul

Posted on Updated on

-Dileklerimi nasıl gerçeğe dönüştürebilirim?

– Dileklerim gerçekleştiğinde mutlu olur muyum?

– Aşkı, bolluğu, bereketi hayatıma nasıl çekebilirim?

-Kendimi Evrenle uyum içinde hissetmek için ne yapmalıyım?

-Doğru zamanda doğru dileklerde bulunmanın dayanılmaz hafifliği

– Bir yıllık Yeni Ay dilek  zamanları ve bu zamanlara uygun dilekler

tüm bunların hepsi aşağıdaki İstanbul Astro İstanbul Seminerimde:

10 Şubat 2012 saat 11.00-17.00 arası (Bostancı Astro İStanbul’da)

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası –  Workshop 2012

Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum; başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya gerçekleşen küçük istekleriniz? Yanıtlar değişken olacaktır.
Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra birçok isteğim gerçekleşmiyordu. Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.
– Yürekten istiyor muyum?
– İsteğime fazla mı bağımlıyım?
– Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?
– Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?
– Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?
– V.s.
Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra…
Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu.
Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.
Buyurun!
Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…
Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!
Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı. Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim.
Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım. Ve…
Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler” konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı. Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum. Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki
astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan.
Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum. Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile. O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım.
İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu… Artık yıllardır uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem.
Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.
Workshop hakkında:
– Bir yıllık Yeni Ay takvimi ile birlikte her Yeni Ay’a uygun dilek ve niyetlerin dökümünü alacaksınız.
– Ay Fazlarını anlayacak, kavrayacak ve Dilek /Niyet dönemlerinizi doğru belirlemek için kullanacaksınız.
– Dilek ve niyetlerde sık yapılan hataların neler olduğunu ve nasıl düzeltilebileceğini öğreneceksiniz.
-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.
– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.
– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.
Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.
Workshop’u sunan: Yurda Hal 
Workshop tarihi: 10 Şubat 2012 
Workshop saati: 11:00 – 13:00 birinci yarı 14:00 – 17:00 İkinci yarı
Workshop ücreti: 95,– TL
Sevgiler
Yurda Hal

Galaksi Rehberi – Gezegen Seyri 30 Ocak – 05 Şubat 2012

Posted on Updated on

Haftanın Önemli Burç girişleri ve Açıları

30 Ocak 2012 Ay Boğa’ya geçiyor ve büyümekte: 08.28

30 Ocak 2012 Ay Jüpiter Kavuşum 2derece 27 dakika Boğa’da: 13.28

31 Ocak Venüs 20 derece 21 dakika Balık kintil Plüton 08 derece 21 dakika Oğlak: 13.28

01 Şubat 2012 Ay İkizler’e geçiyor ve büyümekte: 21.14

01 Şubat 2012 Güneş 12 derece 26 dakika Kova altmışlık Açı Kuzey Ay Düğümü 12 derece 26 dakika Yay ve Üçgen Açı Güney Ay Düğümü 12 derece 26 dakika İkizler Burcu: 23.48

02 Şubat 2012 Venüs 22 derece 34 dakika Balık karşıt Mars 22 derece 34 dakika Retro Başak: 01:41

02 Şubat 2012 Ay Kavuşum Güney Ay düğümü 12 derece 27 dakika İkizler(karşıt Kuzey Ay Düğümü): 22.04

03 Şubat 2012 Ay 13 derece 27 dakika İkizler üçgen Güneş 13 derece 27 dakika Kova : 00.00

03 Şubat 2012 Neptün Balık’a geçiyor: 21.03

04 Şubat 2012 Merkür 12 derece 25 dakika Kova üçgen Güney Ay Düğümü 12 derece 25 dakika İkizler (altmışlık açı Kuzey Ay Düğümü): 06.13

04 Şubat Ay Yengeç’e geçiyor ve Büyümekte: 08.03

 

Bu haftaya sabahın erken saatlerinde Boğa burcuna giren Ay’ın etkisiyle başlıyoruz. Bu yüzden haftanın ilk günlerinde biraz daha keyfimize düşkün, güzel duyguları ön planda tutan bir yapıda olacağız. Ay Boğa etkisi ile kare açı içinde Güneş Kova enerjisi, teknoloji ürünlerine eğilimi ve teknolojik alışverişleri vurguluyor.

30 Ocak’ta öğlen saatlerinde Jüpiter’le kavuşacak olan Ay, Kova burcu Yeni Ay’ından bu kavuşuma doğru geldik. Ay aynı zamanda Yeni Ay konumu ile de kare açı içinde. Eğer geçen pazartesi başlamış bir işiniz bir projeniz, bir niyetiniz varsa, şimdi bu niyetiniz ile ilgili harekete geçmeli, hedefinize odaklı çalışmalara ağırlık vermelisiniz. Jüpiter’in enerjisini açığa çıkaran her gök hareketi, bir durumu ve olayı büyütmeye yönelik etkiye sahiptir (özellikle kötücül olmayan gezegenler). Bu yüzden Jüpiter açılarında çalışkan olmanızı tavsiye ederim, sonuçta çalışkanlığınızın karşılığı çok büyük olacaktır.

01 Şubat akşamı İkizler burcuna giren Ay ile birlikte konuşmaya, iletişim kurmaya daha meraklı olacak, bu sayede ikili ilişkilerimizi harekete geçirme şansını yakalayabiliriz. İşinizde gerekli olan bilgi paylaşım enerjisi bugünlerde dilediğiniz kadar etrafınızı sarıp sarmalayacaktır.

Anlamakta algılamakta zorluk çektiğiniz konuları öğrenmeye yönelik girişimler önümüzdeki iki gün süresince çok yararlı olacaktır.

Aynı zamanda bu açı ile ikili ilişkiler alanında devreye giren olumlu etkiler Venüs  Mars karşıtlığı ile daha da alevlenecek.

Venüs’ün de 2 Şubat sabaha karşı saatlerinden itibaren Mars’ın karşısına yerleşmesi ile ikili ilişkilerde daha arzulu ve daha ilgili olabiliriz. İlişkilerimiz eski de olsa, yeni de olsa tanıdık duygularla sarıp sarmalanacağız. Özellikle küslerin barışması için uygun fırsatlar ortaya çıkabilir.

03 Şubat’a başlarken tam gece yarısı Ay ile Güneş’in arasındaki üçgen açı 02 Şubat akşamından 03 Şubat öğle saatlerine kadar ılımlı bir süreç geçireceğimizi gösteriyor. Bu akşam hem ikili ilişkiler açısından uyumlu hem de genel anlamda günün hafif ve yolunda ilerlemesini sağlayacaktır.

03 Şubat saat 21.03’te Balık burcuna adım atacak olan Neptün 22 Ekim 2025 yılına kadar, yani 13,5 yıl kadar Balık burcunda kalacak. Bu dönemi nedense küçücük akvaryumdan, uçuşuz bucaksız okyanusa terfi eden Balığın özgürlüğüne benzetmek istiyorum. Bu dönem özellikle farkında olmadığımız yeni duyularımızla tanışmamızı sağlayacağı gibi, ruhsal anlamda çok hızla yol alacağımızı düşünüyorum. Bu dönemde sanatsal ruhun, farklı bir boyuta taşındığını, şiirin ve bestenin, romantizmin ön plana yerleştiğini göreceğiz. Aynı zamanda aldanmak, aldatmak, gerçekleri göremeyecek kadar hayal dünyasında yaşamak da buraya ait. Bilinmeyen alandan, bilinen alana çekilen bilgiler bizi çok şaşırtabilir. Hayaller ile gerçeklerin karıştığı bir dönem geliyor belli ki.

04 Şubat sabahı Ay Yengeç burcuna geçiyor. Duyguların daha hassas olduğu ve empatinin yüksek olduğu birkaç güz bizleri bekliyor. Gereğinden fazla alıngan olmamaya özen göstermeliyiz. Fazla hırs yapmadan gündelik hayatımızı sürdürmeye çalışmalıyız. Romantizm için uygun ancak, dikkat gerektiren işler için uygun olmayan günlerdeyiz. 05 Şubat’ta Ay iyice Dolunay’a yaklaşıyor olacak. Duygular tavan yapabilir ve gerginlikler devreye girebilir.

Özellikle Geçmişe Yönelik temizlik çalışmalar ve geleceğe yönelik hedeflerinize yaklaştıracak çalışmalar için en uygun gün ve saat ise aşağıdakilerdir. Bu gün ve saatlerde regresyon veya aile dizimi ya da geçmiş yaşam terapileri yaptırabilir, bir yaşam koçu ile geleceğe yönelik hedeflerinizi yapılandırmak için görüşebilirsiniz.

01 Şubat saat 23.48

02 Şubat saat 22.04

04 Şubat saat 06.13

 

Dersler, Seminerler ve Workshoplar

Aslan Burcu Dolunay Workshop : 07 Şubat  Salı günü saat 20:00 ‘de Astro İstanbul Bostancı’da. Ücret: 32 TL Detaylar için astroistanbul@gmail.com

Astroloji Dersleri (Temel Seviye 32 Hafta): 08 Şubat Çarşamba saat 20:00 Bostancı, 09 Şubat Perşembe saat 16:00 Etiler – 270 TL/ 4 Hafta

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası İstanbul: 1o Şubat saat 11.00-17.00- 95,– TL Detaylar için astroistanbul@gmail.com

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası Ankara: 18 Şubat saat 11.00-17.00- 95,– TL Detaylar için astroistanbul@gmail.com

Balık Burcu Yeni Ay Workshop: 21 Şubat Salı saat 20.00 ‘de Astro İstanbul Bostancı’da Ücret: 50 TL Detaylar için astroistanbul@gmail.com

Ay Taktikleri® ile Ruhsal Şifa Danışmanlığı Eğitimi Modül 1: 24-25-26 Şubat 11.00-18.00 toplam 3 gün (100 TL/Gün) Detaylar için astroistanbul@gmail.com

Seminer, Ders veya Workshopların rezervasyonu için 0216 410 57 58 veya 0533 492 57 47’yi arayarak kayıt yaptırabilirsiniz.

 Sevgiler

Yurda Hal

Yurda’nın Kenarda Unutulmuş Akıl Oyunları

Posted on Updated on

Zamanın akıp gittiği bir yerde yasamayı sen seçtin. Üstelik seçerken, seçtiğin yerde, zamanın olmadığına dair bir fikri benimsemenin bile imkânsız olduğunu bilerek geldin. Zaman denilen, her ruhun Yerküre deneyiminde kendine özel olarak esnetip büzebileceği, hatta istediğinde durdurabileceği bu hissi nasıl kullanacağını unutarak gelmeyi sen seçtin. Sen tüm bunları bilerek ve isteyerek geldin.

Dünya üzerinde var olan her şey sana zamanı hatırlatmak için var. Zamanı hatırlaman için her şey, her madde (buna senin bedenin de dâhil) değişime uğrar. Ayrıca, Güneş’in ve Ay’ın yasadığın Yerküreden takip edebildiğin döngüsünü zamanı ölçmek için kullanıyorsun. Bu ölçümler sadece bir döngünün gerçekleşmesi için gereken mesafeyi gösterir. Oysa o mesafenin içine sığdırabileceğin zaman, tamamen sana özeldir. Hepiniz zamanı ayni döngü ile ölçerek kastettiğiniz mesafeyi ölçersiniz, fakat ayni zaman mesafesi içinde, her birinizin zamanı kendine özeldir. Kendi zaman algınız bile kendi içinde değişir durur.

Herhangi bir anda, yaptığın is ne olursa olsun, o ise kendini ne kadar verdiğin, yaptığın iş ile ne kadar bütünleştiğin senin zamanını belirleyecektir. Herhangi bir şeye (meşguliyet, düşünce, iş) kendini vererek tam anlamıyla odaklandığında, çevrenle ilişkin kesilir.  İşte bu gibi durumlarda, senin için zaman durmuştur. Ruhun için ve ruhuna bağımlı olan bedenin için zaman durmuştur. Döngülerle ölçülen ortak Yerküre zamanınız ilerlese bile, sen onun etkisini almazsın.

Bu Dünya üzerindeki deneyimlerini artırıp, bir ömrün içinde ne kadar tekâmül edeceğini de bu deneyimlerin belirleyecektir. Sana ait zamanı esnetmeyi, büzmeyi ve durdurmayı öğrendiğinde kendini daha üst boyutlara çıkaracak zamana da sahip olacaksın.

Zamanı esnetmenin ve durdurmanın yolu ise derin ibadet ve derin düşünme yaparak öğrenilir. Ayrıca nefesini kontrol altında tutmak, yavaş ve düzenle nefes almak da çok önemlidir.

Bir düşün, bu dünyayı deneyimlediğin süreçte zamanının daha bol olmasını istiyor musun? Eğer istiyorsan, zamanının kumandası senin elinde. Bilgi çağına doğru ilerledikçe, zamanı esnetebilecek tekniklere ulaşmak çok kolay. Bir sürü farklı deneyim paylaşılıyor. Bir tanesi veya daha fazlası muhakkak senin için olacaktır. Senin için olan yol senin yüreğini harekete geçirecek, o hareket yüreğinden ılık ılık tüm bedenine yayılacaktır. Doğru yolu önce akıl değil, önce yürek sonra akıl görür.  Susanna Tamaro’nun kitabında dediği gibi “Yüreğinin Götürdüğü Yere Git!”. Bunu gerçekleştirmeye niyet edip, kendini akışa bıraktığın an, bütün olanaklar sana doğru yüzmeye başlayacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

10.02.2011

Bir fark yarat- Olumlu düşün!

Posted on Updated on

“mümkün değil, başaramazsın!”
” o asla seninle ilgilenmez!”
” bu kaçıncı iş başvurun, sende bir terslik var!”
 ” senin kısmetin bağlanmış!”
” Başına şu tarihte şu ya da bu gelecek!”
” Zaten karşıma çıkan her erkek/kadın bir süre sonra benden uzaklaşıyor!”
” Bir türlü istediğim gibi bir ilişki yaşayamıyorum!”
” Param yok!”
” Bütün belalar beni bulur zaten!”
 Hiç kimsenin; ne kendinin ne de bir başkasının zihnine olumsuzluk tohumları ekmelerine izin verme! Çünkü o tohumlar, o kadar çabuk büyürler ki sen bile anlamazsın.
Sen umutlu ve olumlu olduğunda, zor geçmesi gereken anlar bile, seni zorda bırakmamak için ellerinden geleni yaparlar. Yani zorluğu en kolay haliyle atlatırsın. Korku dolu bir olay yaşayacağına, korku filmi izleyip bu etkiyi başından savabilirsin mesela.
Eğer bir konu hakkında içinde ufacık bir olumsuz düşünce, küçücük olumsuz bir beklenti varsa zorlu geçmesi gereken anlar seni zorlukların kucağına bırakıverirler. O zaman korku dolu olayların kucağında bulursun kendini. O olumsuzluk dere kenarındaki Kavak gibi çabucak büyüyüverir.
“Hani Allah dağına göre kar verir!” derler ya… Gerçekten de öyle olur. Ne kadar kar beklersen, o kadar kar yağar. Ne kadar güneş beklersen, o kadar güneş açar. Her zaman dağına göre olacaktır! Her zaman beklentine göre olacaktır. Kar bekleyene kar, güneş bekleyene güneş.
Bu arada unutmadan şunu da ekleyeyim: Olumsuzluklar insan zihninde çoğunlukla daha kolay yer ediyorlar (insanoğlunun korumacı yetiştiriliş tarzı yüzünden) – kavak gibi-, bu yüzden aynı üniversite sınavında olduğu gibi hayatta da 4 olumsuzluk, var olan bir olumluyu siliyor!
Hayatını gözlemle, bugüne kadar kaç yanlış yüzünden kaç doğrun yok sayıldı? Senin hayatının kavakları ile ilişkin nasıl?
Hayatında umut dolu olduğun anlarda neleri başardığını anımsa! O başarılar sana hayatının karanlık anlarında ışık olsun. Bir de şu sırrı vereyim! üst üste yedi doğru yapmayı başardığın an ( arka arkaya yedi olayda olumlu düşünmeyi, umutlu olmayı, bilmeyi hissederek başardığın an) geride kalan yanlışların siliniveriyor. Hayatına dönüp baktığında bütünündeki başarıyı görmeye başlıyorsun!
Lütfen biraz daha umut biraz daha iyimserlik sevgili dostum!
Umut her zaman yoluna eşlik etsin!
Sevgiler
Yurda Hal

Öz Onarım

Posted on Updated on

Gözlerini kapa ve kendini düşün. Kendini tek bir kelime ile anlatmak istesen, bu kelime ne olurdu? Lütfen dürüst ol! Şimdi o kelimeyi hayatında tanıığın tüm insanların birbirlerine senden bahsederken kullandıklarını düşün… Mesela “Yurda Hal ….’dir!” derken. İnsanlar seni bu kelime ile tanımlarken ne hissediyorsun? Memnun musun?

Memnunsan problem yok, her şey yolunda demektir.

Memnun değilsen, kendini böyle tanımlamana sebep olan özelliklerinn bir listesini yap. Bu listedeki maddeler, kendinde onarman gerekenler oluyor. Listenin içinden sana göre onarılması en kolay maddeyi seç ve bunun için neler yapabileceğini araştır. Bu çalışma bazen zaman alır, bazense çabucak hallolur. Hallettikten sonra, listede kalan maddeleri gözden geçir ve yine senin için en kolayını seç ve onu onarmak için harekete geç.

Bu şekilde hem bir tadilat ustası olursun, hem de listeni yavaş yavaş ortadan kaldırmaya başlarsın. Ortadan kalkan her sorun ile birlikte, en baştalı çalışmaya geri dön ve kendini tek bir kelime ile tanımla, sonra bunu başkaları senin hakkında konuşurken birbirlerine söylerken imgele… hislerini gözden geçir…. ve çalışmaya devam et.

Taa ki kendini sevene kadar…

Taa ki kendini kendin olarak kabul edene kadar…

Taa ki içindeki cevheri pırıl pırıl parlatıp, dışarıya yansıtana kadar…

Sevgiler

Yurda Hal

SEN ORKERSTRANIN BAŞINDAKİ ŞEFSİN!

Posted on Updated on

SEN ORKERSTRANIN BAŞINDAKİ ŞEFSİN!

Sen kendinden ne bekliyorsan, neyi yakıştırıyorsan, etrafındaki tüm insanlar da senin için aynını bekler, sana aynını yakıştırır.

Kendi hakkında düşündüklerin ile senin çevrenin de, senin için, seninle aynı titreştiğini görürsün.

Bu yüzden taşıdığın gücün her zaman farkına varmalısın.

Kendin için ” zavallı” düşüncesine sahip olduğun an, kalabalık bir eko düşünce topluluğu sana “zavallı” diyecektir.

Kendin için ” başaramaz” düşüncesine sahip olduğun an, kalabalık bir düşünce eko topluluğu sana “başaramazsın” diyecektir.

Kendin için ” çalışkan” düşüncesine sahip olduğun an, kalabalık bir eko düşünce topluluğu sana “çalışkan” diyecektir.

Kendin için ” başarılı ve mutlu” düşüncesine sahip olduğun an, kalabalık bir eko düşünce topluluğu sana “başarılı ve mutlu” diyecektir.

Bu yüzden sorumluluk yalnızca senin elindedir.

KENDİNE NE YAKIŞTIRDIĞINA DİKKAT ET!

Çevrene baktığında, dışarıdan gelen mesajları okumaya başladığında, kendin ile ilgili ne düşündüğünü son derece net göreceksin.

Yurda Hal

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – Workshop Ankara

Posted on Updated on

-Dileklerimi nasıl gerçeğe dönüştürebilirim?

– Dileklerim gerçekleştiğinde mutlu olur muyum?

– Aşkı, bolluğu, bereketi hayatıma nasıl çekebilirim?

-Kendimi Evrenle uyum içinde hissetmek için ne yapmalıyım?

-Doğru zamanda doğru dileklerde bulunmanın dayanılmaz hafifliği

tüm bunların hepsi aşağıdaki Ankara Seminerimde:

18 Şubat 2012 saat 11.00-17.00 arası (adresi daha sonra bildireceğim)

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası –  Workshop Ankara

Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum; başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz? Yanıtlar değişken olacaktır.
Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra birçok isteğim gerçekleşmiyordu. Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.
– Yürekten istiyor muyum?
– İsteğime fazla mı bağımlıyım?
– Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?
– Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?
– Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?
– V.s.
Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra… Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.
Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…
Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!
Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.
Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim. Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım. Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler” konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.
Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.
Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.
Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.
O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…
Artık uzunca birkaç yıdır uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.
Workshop hakkında:
– Bir yıllık Yeni Ay takvimi ile birlikte her Yeni Ay’a uygun dilek ve niyetlerin dökümünü alacaksınız.
– Ay Fazlarını anlayacak, kavrayacak ve Dilek /Niyet dönemlerinizi doğru belirlemek için kullanacaksınız.
– Dilek ve niyetlerde sık yapılan hataların neler olduğunu ve nasıl düzeltilebileceğini öğreneceksiniz.
-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.
– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.
– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.
Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.
Workshop’u sunan: Yurda Hal
Ankara Bilgileri:
Workshop’u sunan: Yurda Hal
Workshop tarihi: 18 Şubat 2012 Tam Gün
Workshop saati: 11:00 – 13:00 birinci yarı
14:00 – 17:00 İkinci yarı
Workshop ücreti: 95,– TL

Astro İstanbul Faaliyetleri

Posted on

Faaliyetlerimiz hakkında bilgi almak için tıklayabilirsiniz:

Astro İstanbul Faaliyetleri.

Yurda Hal ile Temel seviye Astroloji Eğitimi- Etiler Yeni Sınıf

Posted on Updated on

Gelen talepler üzerine Etiler’deki ofisimizde deyeni bir Temel Seviye Astroloji Eğitmi sınıfı açıyoruz.

09 Şubat 2012 Perşembe akşamı saat  16:00′ da ilk ders başlıyor. Temel seviye Astroloji eğitimi 32 hafta sürmektedir. Yaz dönemi ara verelecek ve sonbahar’da tekrar devam edilecektir.

Kayıt yaptırmak için astroistanbul@gmail.com veya 0533 492 57 47 ‘den bize ulaşabilirsiniz.

Ücretler: Temel Seviye Dönemi: 270TL/ 4 hafta İleri seviye Dönemi: 270 TL/ 4 Hafta Ustalık Dönemi: 300TL/ 4 hafta

İleri Seviye Dönemini tamamlayan, Sınav ve Performans ödevinde başarı sağlayan katılımcılara “Astro İstanbul Astroloji Yeterlilik Belgesi” ve “Katılım Belgesi” verilecektir.

Ustalık dönemini de tamamlayan, Sınav ve Performans ödevinde başarı sağlayan katılımcılara ise “Astro İstanbul Astroloji Ustalık Belgesi”  ve “Katılım Belgesi” verilecektir.

Astroloji çalışmaları için kayıt yaptırmak, astroloji hayatınıza dahil etmek istiyorsanız, doğum tarihinizi, saatinizi ve doğum yerinizi   astroistanbul@gmail.com adresine göndermeniz rica olunur.

Eğitmen: Yurda Hal

Eğitimin verileceği yer: Astro İstanbul Etiler

Tel: 0533 492 57 47

GEÇMİŞ YAŞAMLARA UZANIP BUGÜNÜ ÇÖZMEK

Posted on Updated on

GEÇMİŞ YAŞAMLARA UZANIP BUGÜNÜ ÇÖZMEK  

REGRESYON; ŞİMDİKİ ANDA YAŞANAN SORUNU, GEÇMİŞTEKİ KAYNAĞINA GİDEREK ÇÖZMEYE ÇALIŞAN BİR YÖNTEM. KISA BİR SÜRE ÖNCE REGRESYON EĞİTİMİNİ TAMAMLAYAN SEVGİLİ ASTROLOG ARKADAŞIM AYDA ERSAN, KONUYLA İLGİLİ AYRINTILARI ASTRO İSTANBUL İÇİN YAZDI.

AYDA ERSAN
——————————————–

Korkularımızın hayat yolunda bizi engellemesine izin verip vermemek bize kalmış. Bazen yıllar, yüzyıllar boyu taşıdığımız yükler, ummadığımız kadar kısa sürede ve kolayca çözülebiliyor.

Geçmişin yüklerinden, korku ve engellerinden kurtuldukça, hayatı daha hafif, cesur ve kendimizin en iyi haliyle yaşamaya başlıyoruz. Böylece buraya gerçekleştirmek üzere geldiğimiz amacı gerçekleştirmeye başlıyoruz ve burada oluşun keyfini çıkarmak işte o zaman kolaylaşıyor!

Bu noktada size regresyondan söz etmek istiyorum.

REGRESYON; KİŞİNİN ŞİMDİKİ ANDA yaşadığı durumun/sorunun geçmişteki kaynağına giderek oradaki bitmemiş işleri tamamlayıp blokajları çözmek yoluyla, şimdiki hayatta yaşanan durumun çözümüne katkıda bulunan bir yöntem. Böylece örneğin çocuklukta yaşanan, çoğunlukla travma kaynaklı oluşan kurguları yeniden sağlıklı bir şekilde yapılandırmak mümkün olabiliyor

ŞİMDİKİ ANDA YAŞANAN BİR SORUNUN KAYNAĞI, 20 yıl önceki bir deneyim olabileceği gibi 200 yıl önceki bir deneyim de olabilir. Regresyon çalışmasının en önemli faydalarından biri, geçmiş deneyimlerden bugüne taşımış olduğumuz ve hayatımızda bizi hala etkileyen, yöneten izleri dönüştürmemize katkıda bulunuyor olması.

KENDİMİZİ VE HAYATIMIZDA YOLUNDA GİTMEYEN, çözemediğimiz bir durumu çözmenin yolu öncelikle durumun sebebini, kaynağını anlamamızdan geçiyor. Bu da en önce kendimizi ve hayatı algılayışımızı-yaşayışımızı anlamak ve kavramakla mümkün. Regresyon çalışması kişinin kendisini ve yaşamsal kurgusunu anlaması için çok elverişli bir yöntem.

GEÇMİŞİN BİRİKİMLERİ VE BLOKAJLARI  

Geçmiş Yaşam Regresyonu (GYR) çalışmasında da, geçmişten gelen bitmemiş işlerle (yapılmamış kucaklaşma, gerçekleşmemiş affediş gibi) çalışıyor ve onları tamamlıyoruz. Ayrıca çözülmemiş ilişki sorunları, tanımlanamayan ağrılar, psikolojik kökenli hastalıklar, hayat yolundaki blokajların ve kişiye rahatsızlık veren olumsuz duygu birikimlerinin çözülmesi mümkün.

–         GYR çalışması birey odaklı olmakla birlikte evrensel boyutta katkıları olan bir çalışma.

–         Zira bu çalışmaya katılan bir kişinin çözdüğü bir geçmiş hayat örüntüsü, o hayata ve o örüntüye dahil olan tüm varlıkların enerji alanında bir çözülmeye yol açıyor.

–         Böylece karmik ilişkiler ve grup enerjileri de çözülebiliyor.

–         Yapacağınız bir geçmiş hayat çözümlemesi yanı başınızda yaşayan birinin olduğu gibi binlerce kilometre uzaklıkta yaşayan birinin de çözülme yaşamasına katkıda bulunabiliyor.

–         Bir gece siz mışıl mışıl uyurken dünyanın hatta evrenin bir diğer ucundaki bir varlık, sizin de içinde olduğunuz enerjik bir sıkışıklığı açabilir ve siz sabah yenilenmiş ve hafiflemiş uyanabilirsiniz.

–         Bu da regresyon çalışmasının insanlığa ve evrene yaptığı önemli katkılardan biri.

REGRESYON ÇALIŞMASI NASIL YAPILIYOR?

Regresyon çalışmasının tüm sorunlarını bir çırpıda çözeceği beklentisiyle gelen danışanlar hayal kırıklığına uğrayabilirler. Zira regresyon çalışması büyülü bir dokunuşla her şeyi çözen sihirli bir değnek değil. Bazı çalışmalarda mucizevi sonuçlar elde ediyor olmakla birlikte, bir işbirliği çalışması olduğunun altını çizmekte fayda var. Danışman olarak benim olduğu kadar danışanın da sorumluluğunu almasıyla daha yüksek başarıya ulaşılıyor.

–         BU ÇALIŞMALARDA GİZLİLİK EN önemli esaslardan biri. Seans esnasında ses kaydı yapılır. Bu kayıtlar tamamen gizlilik içinde korunur.

–         REGRESYON ÇALIŞMASI SIRASINDA çeşitli geçiş yöntemleri kullanıyorum. Hafif transa geçen danışan, şimdiki anda olup çevreden gelen sesleri duymakla birlikte aynı zamanda bir başka zaman ve mekandaki deneyimini de aktarıyor. Trans esnasında da kişi her şeyin farkında; seans bitiminde her şeyi hatırlıyor.

–         BU TİP ÇALIŞMALARA DAHA ÖNCE KATILMAMIŞ OLAN bazı kişiler, çalışma öncesinde tedirgin olabiliyor. Oysa bu profesyonel bir çalışma ve korkmaya hiç gerek yok.

–         ÇALIŞMA 3-3 BUÇUK SAAT KADAR SÜRÜYOR. Yaklaşık 1 saat süren ön görüşme sırasında danışan; kendini ve hayatında yolunda gitmeyen konuları, çocukluğuna kadar inerek anlatıyor. Ve o günkü çalışma için çözümü hedeflenen konuyu birlikte belirliyoruz.

–         ÇALIŞMAYA KATILAN KİŞİNİN kendisini rahatsız eden birden fazla konusu olma durumunda, bu konuları gözden geçiriyoruz ve danışan için en öncelikli olan konuyu belirliyoruz.

–         KAÇ KEZ GYR ÇALIŞMASINA KATILMAK GEREKTİĞİ, tamamen danışana ve konularına bağlı. Kilo vermek, bağımlılık gibi durumları çözmek için birden fazla seans gerekebiliyor.

–         SEANSA GELMEDEN ÖNCE en önemli hazırlık; içki-uyuşturucu alınmamış olması.

HERKESE UYGUN MU?

  • Herkes      GYR çalışması için uygun değil. Bazı durumlarda GYR çözüme katkıda      bulunmayabiliyor.

  • Spiritüel      egosu yüksek kişilerin egolarını biraz daha beslemek için GYR seansı      almaları uygun değil, zira katılacağınız bu çalışmada ruhsal boyuttaki      gerçekliğinizle çalışıyor olacağız.

  • Geçmiş      hayata geçişi; korkular, analitik düşünce yapısı ve duygusal bedeni kapalı      olmak durumları engelleyebiliyor.

  • Meditasyon      gibi hiçbir spiritüel çalışmaya katılmamış kişilerin de çok kolay geçmiş      hayatlarına geçmesi mümkün. “Ben çok hazırım, çok istiyorum”      diyen geçemeyebiliyor ama “ben geçmiş hayatlara inanmıyorum”      diyen biri kolayca geçebiliyor.

  • Yeter      ki kişi, içtenlikle kendini tanımaya, anlamaya ve sorunlarını çözmeye istekli      ve hazır olsun.

  • Seans      içinde görme duyumuzdan çok diğer tüm algılarımız açıldıkça geçmiş hayata      ulaşmak daha kolay oluyor. Görmek şart değil; diğer duyularımız,      hislerimiz aracılığıyla geçmiş yaşam anılarına ulaşıyoruz.

BİR GYR SEANSI SONRASINDA NELER OLUYOR?

Seans sonrasında yorgunluk olabiliyor, dinlenme ihtiyacı hissediliyor. Kişi kendini çok enerji yüklenmiş de hissedebiliyor ama yine de seans sonrasında içkili kalabalık görüşmelere katılmak yanlış olur. Çalışmaya katılan kişinin eve gidip dinlenmesi, kendine zaman ayırması daha uygun.

 

RUHUN DERİNLİKLERİNE YOLCULUK

Regresyonla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için Geçmiş Yaşam Regresyonu’nun Türkiye’deki ilk uygulayıcısı ve tek resmi eğitmeni Diba Ayten Yılmaz’ın kitabı “Ruhun Derinliklerine Yolculuk” (Çatı Kitapları) kitabını inceleyebilirsiniz.

 

Astro İstanbul’da uygulanan Regresyon Terapisi ile ilgilenenlerin astroistanbul@gmail.com’dan veya 0533 492 57 47’den randevu almaları gerekmektedir.