Day: 10/08/2022

Aman! Düdüklü Tencere Patlamasın!

Posted on

12 Ağustos 2022 Cuma Dolunay Günlüğü

Sevgili arkadaşlar, ilginç günlerden geçiyoruz demekten artık ben de çok sıkılmış olsam da gökyüzünün astrolojik gerginliğinden hepimiz bir şekilde nasibimizi alıyoruz. Cuma sabahı Türkiye saati ile saat 04:35’te gerçekleşecek olan Kova Dolunay’ı ise bizi epey zorlayacak gibi görünüyor.

Bir süredir kır zincirlerini, yık duvarlarını, için içine sığmıyorsa devir tüm engellerini, kullan tüm kaynaklarını, aç kollarını ve koş özgürlüğüne diyen Boğa burcundaki Uranüs’ümüz birkaç aydır Kuzey Ay Düğümünden ve ilkbaharda yaşanan tutulmalardan destek alıyordu. Yaklaşık 15 gündür de Mars’ın desteğiyle bu duygular daha da güçlendi. Uranüs’ün bu etkisini hayatımızın farklı alanlarında da hissedebiliriz, mesela kısa yoldan zengin olmanın yollarını bulma arzusu, hiç bitmeyecekmiş gibi harcama dürtüsü de ortaya çıkabilir. Boğa burcunun henüz sosyal olgunluğa ulaşmamış ve biraz daha kendine odaklı olduğunu da göz önünde bulundurursak buraya kadar saydıklarımız tamamen kendimizle ilgili, sadece kendimiz için arzuladıklarımızla alakalı.

Satürn de uzunca bir süredir Kova burcunda ilerlemekte ve sosyal normlara, daha çok bütünün yararına faydalı olmayı arzulamakta ve uzun vadede olabilecekleri öngörebilen bilge, sorumluluk sahibi bir ihtiyar gibi davranmaya gayret ediyor. Satürn Kova burcunun yönetici gezegeni olduğundan sorumluluklarının tamamıyla bilincinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu arada unutmadan ekleyeyim; Uranüs de Kova burcunun modern gezegeni ve teknoloji, yenilik, sınırları aşmayla fazlasıyla alakalı… Bu özellikler de Kova burcunun Uranüsyen bir parçası… Bu yüzden Kova’nın kucağında barındırdığı değerler zaten kendi içinde bir dilemma oluşturmakta… İşi en zor burçlardan biridir Kova; bir efendisi sınırlar koyup onları korurken, diğer efendisi bu sınırları havaya uçurur…

Buraya kadar anlattıklarımdan bir şey anlamadıysanız eğer, demek istediğim, içinde bulunduğumuz problematik durum, sınırları yükseltmeye çalışan bir enerjiyle o sınırları yerle bir etmeye hevesli olan başka enerjinin çatışmasıdır.

Bu çatışmayı dış dünyadan bağımsız tamamen kendi iç dünyamızda ve/veya bizi çevreleyen sosyal dünyamızla, ailemizle, arkadaşlarımızla, iş arkadaşlarımızla, üstlerimizle, astlarımızla, ortaklarımızla yaşıyor olabiliriz. Bu bahsi geçen iki enerjinin çatışması dediğim gibi ilkbahardan beri aktif, fakat hiç şu an olduğu kadar harlanmamıştı.

Boğa da ilerleyen Mars’ın çatışmayı alevlendirmesi yetmiyormuş gibi, şimdi bir de Kova Dolunay’ının etkisi tüm gerginliği baskılanamaz hale getiriyor.

Arkadaşlar buraya kadar nasıl bir enerji hattının içinde olduğumuzu anlattım. Şimdi ise bu dayanılmaz baskının bugüne ait bir durum olmadığını, hiçlikten birden belirivermediğini, aslında uzun zamandır baskıladığımız duygularımızla, ertelediğimiz kararlarımızla, yok saydığımız yeteneklerimizle bağlantılı olduğunu bilmeliyiz.  

Sözün özü, kendimiz olmayı kenara bıraktığımız anların toplamının, üzerimizde oluşturduğu dayanılmaz baskısıyla karşı karşıyayız. Son derece karmik bir eşikteyiz.

Bu karmik eşik, Kova Dolunay’ında oluşan sabit büyük kare ile tescillendiğinde tetiklenmiş oluyor ve hayatımızın sarsılmaz 4 temel direği olarak gördüğümüz her ne varsa yeniden gözden geçirilmek durumunda kalıyor. Uzlaşması mümkün olmayan bir çatışmanın ortasında kalmış gibi görünebiliriz, fakat her zaman bir çıkış yolu, bir çözüm vardır. Biz de bu süreçten çıkmanın bir yolunu bulacağız.

Öncelikle şunu hatırlayalım geleceğe işaret eden ve bir nevi yol gösterici olarak kabul edebileceğimiz Kuzey Ay Düğümü Uranüs’ün yanında. Bu bize yenilenmemiz gerektiğini ve etrafımızdaki blokajları yıkmamız gerektiğini anlatıyor. Yeniyi denemekten korkmamamız gerektiğini ve sevdiğimiz yenilikleri alışkanlığa dönüştürene dek tekrarlamamız gerektiğini vurguluyor. Kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başarana kadar buna devam etmemiz gerektiğini söylüyor.

Satürn’ün yanında bulunan Dolunay ise bu yenilenme sürecinde gerektiğinde bize siper olacak sağlam duvarlara, sarsılmaz dostluklara veya bize destek olabileceğini düşündüğümüz gruplara ihtiyacımız olduğunu anlatıyor. Her şeyi bir anda yıkmak yerine, önce nerede kendimizi yenileyeceğimize karar vermemiz gerekiyor. Bir plan yapmaya ve genişlemek için yıkacağımız alanları bir sıraya koymamız gerekiyor. Ancak bu şekilde kendimize ve sevdiklerimize zarar vermeden ilerleyebiliriz.

11 Ağustos’u 12 Ağustos’a bağlayan gece alın defteri ve kalemi elinize ve yazın:

  • Tahammülünüzü zorlayan, sizi üzen, yaralayan alanları yazın ve o alanları düzeltmek için gerekli cesareti ve girişimi göstermeye hazır olduğunuzu yazın. Bunlar sizin yıkmak istediğiniz duvarlardır!
  • Sonrasında arzularınızı ve hayallerinizi yazın, bunları gerçekleştirmek için ne gibi adımlar atmanız gerektiğini düşünün ve yazın. Bunları yapabilecek cesaret, girişim ve hevesi göstermeye hazır olduğunuzu yazın. Bunlar ise yıktığınız duvarların arkasında karşılaşmak istediğiniz manzaralardır.

Unutmayın, her yıkılan duvar, her açılan kapı veya pencere yeni bir vizyonu açığa çıkarır. Bunca çaba ve zahmetle yıktığınız duvarların ardında ne görmek istiyorsunuz?

Bu görmek istedikleriniz için enerjinizi, isteğinizi, eyleminizi ortaya koymaya hazır mısınız?

 Her şey önce kafamızda biter!

11 Ağustos’u 12 Ağustos’a bağlayan gece zihninizi, kalbinizi, sağlığınızı ve gücünüzü hedefinize ulaşmak üzere kalibre edin! Bir gece az uyumakla çok bir şey kaybetmezsiniz, fakat gökyüzünün size sunduğu bu büyük yüzleşmeyle karmik bir sıçrama yaşayabilirsiniz. Bu sıçramanın getireceği sonuçların olumlu olması, kendimizi sıçramaya nasıl hazırladığımızla alakalıdır.

Bu Dolunay ilginç. Bu Dolunay düdüklü tencerenin pişirdiği harika bir yemeği yemek veya tencereyi ocakta unutup onu patlatmak bize bağlı.

Sevgiyle

Yurda Hal