Gezegen Seyri

Tatil, Seyahat Ve Astroloji

Posted on

2009 Yazında Aktüel’de yazdığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

Tatil, Seyahat Ve Astroloji

Yılın her mevsimi tatil için uygun olsa da, tatil fikri asıl yazın, yani şu günlerde aklımızın içinde tomurcuk vermeye, hatta çiçek açmaya başlıyor. Bilgisayar başında otururken ya da günlük rutin işlerimizi yaparken, tatil hayallerine dalıp gidiyoruz belki de. Her birimizin tatil beklentisi farklıdır kuşkusuz. Kimimiz huzurlu bir ortamda dinlenmek isterken, kimimiz daha hareketli ve coşkulu bir tatil peşinde olabiliriz. Ee bazılarımız da tatil aşklarından nasibini almak isteyecektir muhakkak.

Beklentilerinizi yerine getirebilecek tatili belirlemek için astrolojiden faydalanabilirsiniz. Tabii bunun için ya astroloji bilgisine ya da bir astrologa ihtiyaç olacaktır.

Kişisel astroloji haritası hazırlanırken üç önemli veriye ihtiyaç duyarız. Doğum tarihi, doğum saati ve doğum yeri (yani lokasyon) bilgileri gerekmektedir. Bu verilerle yapılan hesaplamalar sayesinde, kişiye ait özel astroloji haritası çıkarılır. Bu sayede haritanın içindeki 4 temel aks, ev, burç ve gezegen dağılımları tespit edilir. Eğer akslardan birine yerleşmiş bir gezegen varsa, bu gezegenin özellikleri hayatımızda daha belirgin, daha ön planda olacaktır. Tabii herkesin temel akslarına illa ki bir gezegen yerleşmiş olacak diye bir kural yok.

Neyse lokasyonumuzu değiştirdiğimizde; yani bir yere taşındığımızda ya da tatile gittiğimizde haritamızın içindeki yerleşim de değişecektir. Eğer tatile gideceğimiz yeri dikkatli seçersek, akslara bazı sevilesi gezegenleri denk getirebilir ve aradığımız tatili nerede bulabileceğimizi keşfedebiliriz. Mesela akslara denk gelen bir Venüs sayesinde tatilde aşkı bulabilir, Güneş sayesinde ise canlı hareketli ve keyifli bir tatil yaşayabiliriz. Akslara denk düşürülen Neptün gezegeni bize, içsel yolculuğumuzu harekete geçiren, hayal gücümüzü tetikleyen mistik bir tatil hediye eder.

Tabii tüm bunlar burada anlatılırken kolay gibi görünse de, dünyamızın büyük bir bölümünün sularla kaplı olduğunu ve aranılan yerin her zaman karaya denk gelmeyebileceğini de unutmamalıyız.

Sevgiyle kalın.

Yurda Hal

Merkür ve Jüpiter

Posted on Updated on

Merkür  ve Jüpiter

Jüpiter zihinsel esin,

Merkür zihinsel sondur.

Jüpiter inanç,

Merkür anlayıştır.

Jüpiter marifet,

Merkür entelektüelliktir.

Jüpiter yolu tanımayı,

Merkür yolda yürümeyi öğretir.

İfade edilebilen her bilgi Merkür’e

İfade edilemeyen ise Jüpiter’e aittir.

Yay’ın elçisi Jüpiter: Bilgeliğe dönüşen inançtır

Balık’ın elçisi Jüpiter: Sevgiye dönüşen inançtır.

İkizler’in elçisi Merkür: Arayıştaki aklın bilgisi ya da bilgi yoludur.

Başak’ın elçisi Merkür:  Düzenleyen aklın bilgisi ya da bilgi yoludur.

Oskar Adler’in “Das Testament der Astrologie” kitabından minik bir çeviri

Yurda Hal

Yay Burcu – Yüce Cevapların Peşinde

Posted on Updated on

Geçen Sene (2009)Aktüel dergisine Yay burcunu kısaca anlatan bir yazı hazırlamıştım. Yay burcuna girmeye yaklaşırken, bu eski yazımı sizlerle paylaşmak istedim:

Yay Burcu

22 Kasım’da Güneş Yay burcuna geçiyor, ben de bu sayıdaki yazımda biraz Yay burcuna değinmek istedim. Burçlar kuşağındaki ateş burçlarının sonuncusu olan Yay burcu, ateş burçlarının en olgun olanıdır. Onun enerjisi ne Koç burcunun ateşli coşkusuna, ne de Aslan burcunun asaletine benzer. Yay’daki ateş enerjisi, inanca, insanüstü yüceliğe karşı duyulan aşka benzetilebilir. Bir çok eski inanç sisteminde uygulanan ritüellerde ateşin önemi büyüktü. O dönemlerde yaşayanlar için, ritüellerde gökyüzüne doğru yükselen ateş aydınlatıcı ve yol gösterici olarak algılanırdı. İşte Yaydaki ateş enerjisi de ritüel ateşleri gibi yüce olana, bilge olana ulaşmak ister.

Doğum anında Yay burcundan güçlü etki alan kişilerin bakışı yukarıya dönüktür. Onlar özlerinde daha ruhsal, daha yüce olana ulaşmak çabasında olan iyimser insanlardır.  Aynı zamanda özlerini besleyen gücü de yine bu yüce kaynaktan alırlar.

Yay burcunun sembolündeki, ucu göğe yönelmiş ok, onların beklentilerinin yönünü gösterir ve bu yüzden günlük hayatında yaşayacağı zorluklara da ruhsal olarak hazırdır. Onun dünya üzerindeki en önemli görevi bu yazımda bahsettiğim yüce duygulara ulaşmaktır. Eğer bir Yay insanı bu duygulardan yoksun büyütüldüyse, gündelik hayattaki sıradan olaylara fazlasıyla önem vermek zorunda kalacak ve özünün ihtiyacı olandan yoksun yaşama riskiyle karşı karşıya olacaktır. Böylesine yoksunlukta olan Yay burcu insanı ruhsal yanını beslemeyi öğrenmezse, kendisini olduğundan farklı bir maske kullanmaya başlar. Bu maskesinin dekoru ise pahalı bir takım elbise ya da  büyük bir araba olabilir. Kısacası manevi yönden yoksun kaldığı yanını maddesel bir takım özelliklerle kapatmaya çalışabilir.

Yay burcu insanı hayatının ikinci yarısından itibaren manevi anlamda yüce olanı anlamaya çalışmalıdır. “Ben kimim?” sorusuna vereceği cevabı hayatının ilk yarısında mesleği, kariyeri ve toplum içindeki duruşu olsa da; ikinci yarıda bu soruya vereceği daha yüce cevapların peşine düşmelidir.

Sevgiler

Yurda Hal

Şans- Talih- Kader- Kısmet

Posted on

Venüs ve Jüpiter düzeliyor:)

 

18 Kasım 2010 gecesi  itibarı ile geri hareketteki Venüs ve Jüpiter tekrar eski güzel günlerine yani düz hareketine dönecek. Hemen hatırlatmakta yarar var; Venüs ve Jüpiter haritamızdaki iyi şans, mutluluk, para, güzellik, keyif alma, büyüme, umut…  gibi güzel özellikleri temsil eden iki gezegendir.  Bu iki gezegenin tekrar normal seyrine dönmesi, hayatımız üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.

Jüpiter ve Venüs’ün temsil ettiği konular uzunca bir süredir, hayatımızdan bezmemize sebep oldu. Hayattan zevk almayan bezgin varlıklara dönüştük bir süreliğine. E ne de olsa, yaptığımız her işten, katıldığımız her partiden, yediğimiz her yemekten ve okuduğumuz her kitaptan alacağımız haz, tat, zevk, keyif, mutluluk bu iki gezegenin elindeydi.

Ayrıca ilişkilerimizi, inançlarımızı sorgulamamıza, partnerimizle birbirimizi anlamakta aşırı zorlanmamıza neden oldu bu süreç.

Hem Venüs’ün, hem de Jüpiter’in 18 Kasım’dan itibaren ileri hareketine geçmesi bizim de ağzımızın, zihnimizin ve rumuzun tadının geri geleceğinin göstergesidir.

Yine evrenle senkronize yaşama şansını yakalamaya başlayacağız. Sevdiğimizle konuşurken birbirimizin dilinden anlayacağız. Eskisi gibi hislerimizi bakışlarımızla ifade edebileceğiz. Bir süredir bunlardan yoksunduk.

Hayat yeniden anlamlı hale gelecek, topluca içine düştüğümüz depresyondan uyanıp, kışa geçerken, içimizde bahar duyguları taşıyoruz. Yine hedeflerimiz oluyor, ideallerimize tutunuyoruz. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için kaybettiğimiz motivasyona yeniden kavuşuyoruz.

Şanssız olduğumuzu değil, tam aksine çok şanslı olduğumuzu düşünmeye başlıyoruz. Aynı genel olarak zamanda parayla da bağlantılı bu iki gezegen bugünden itibaren ekonomik olarak yaşanan sıkıntıların da biteceğinin, en azından azalacağının habercisi bu değişim.

Balık burcunda geri giden Jüpiter hayattaki önceliklerimizi belirlememiz için bizi içsel bir sorgulamaya yöneltmişti. Neleri hayatımızdan çıkarmalı, hangi yeni hedefleri belirleyip yolumuza devam etmeliydik, bunları düşündük bir süre. Şimdi Jüpiter’in düze dönmesiyle düşüncelerimizi, fikirlerimizi harekete geçirebilir. Hedeflerimize ulaştıracak adımları atabiliriz. Eğer şimdi adım atarsak, adımlarımızın Jüpiter’in etkisiyle uzun mesafeleri hızla kat edebileceğimizi söyleyebilirim. Şans hepimizin yanında olacaktır.

Venüs’ün geri hareketi ise bize özel ilişkilerimizi,  ortaklıklarımızı, ortak kazançlarımızı ve geleceğe yönelik yatırımlarımızı sorgulatmıştı, hatta bu alan tam bir test ortamına dönüşmüştü. Hatalarımızı tespit etmek için uygun zemin vardı. Duygusal bağlarımız mercek altındaydı.

Şimdi Terazi’de düz hareketine dönen Venüs, bize duygularımızı ilişkimize katmayı öğretecek. Sevdiğiniz insanla, ilişkinizi önemli bir adım öteye taşıyabileceğinizi hissettirecek. Sevdiklerinizle kurduğunuz bağlantılar daha yumuşak, ılımlı, bilgece ve duygu dolu olacaktır.

Burada saydığım özellikler tabii ki geneldir ve hepimizin üzerinde etkisi vardır. Yine de bireysel etkisinin nasıl olduğunu Venüs ve Jüpiter transitinin haritanızdaki evler ve gezegenlerle olan temasları ile anlaşılabilir.

Tekrar yüzümüzün gülebileceği bir sürece girerken, Venüs ve Jüpiterin her birimize ihtiyacımız olan hayat alanlarında bol şanş getirmesini diliyorum.

Sevgiler

Yurda Hal

 

Kasım 2010 Gezegen Seyri

Posted on Updated on

06. Kasım: Yeniay
06. Kasım: Merkur/Neptün karesi
07. Kasım: Neptün düz hareketine dönüyor
08. Kasım: Venüs geri hareketinde Terazi’ye geçiyor
08. Kasım: Merkür Yay’a geçiyor
18. Kasım: Güneş/Neptün karesi
18. Kasım: Jüpiter düz hareketine dönüyor
18. Kasım: Venüs düz hareketine dönüyor
20. Kasım: Merkür/Mars kavuşumu
21. Kasım: Dolunay
22. Kasım: Güneş Yay’a geçiyor
23. Kasım: Neptün/Pluto paraleli
25. Kasım: Merkür/Jüpiter karesi
29. Kasım: Mars/Jüpiter karesi
30. Kasım: Venüs Akrep’e geçiyor 

Kasım ayında birçok önemli Gökyüzü hareketi yaşayacağız. Bu hareketlerin en önemlileri şüphesiz Neptün ve Jüpiter’in düz hareketine dönmesidir. Ayrıca bir o kadar önemli olan Uranüs’ün düz hareketine dönüşü Aralık ayının başında gerçekleşecek, fakat Kasım ayının ikinci yarısında Uranüs’ün durağan enerjisini yaşıyor olacağız.

Kasım ayı süresince Jüpiter’in geri hareketi çok yavaş seyredecek, ardından duracak ve sonra yavaş yavaş hızlanacak. Bu durumda Bu ay süresince Jüpiter’in durağan olacağını söyleyebiliriz. Durağan bir Jüpiter, ahlaki değerlere, hukuk ve yargı ile bağlantılı konulara, adaletin ihmal edildiği alanlara ışık tutacaktır. Kasım süresince Jüpiter bu konuları ön plana yerleştirecektir. Rahatsız eden gerçekler tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilebilir Jüpiter’in durağanlığı sayesinde.

Ayrıca,  Jüpiter gibi Balık burcunda bulunan Uranüs iş birliği yaparak, hak arama cesaretini ön plana çıkarabilir. Enerjisi yüksek bir ay bizleri bekliyor aslında, Kasım ayında her insanın içindeki gizli isyancı dışarı çıkmaya hazır ve yolunu bulursa ve birlik olursa, bu enerji insanları sokaklara da dökebilir.

Güçlünün kendini belki de zayıfın yanında hissettiği bir süreç olabilir bu ay. İnsanların insanlık için seslerini yükseltmekten çekinmeyeceklerdir, hal böyle olunca siyasi anlamda da hareketlilik, ağız dalaşı ve gerginlik görülecektir. Kısacası, ne özel, ne de toplumsal hayatımızda sesimizi bastırmak istemeyeceğiz.

Kasım ayının ikinci yarısında, Venüs’ün düz hareketine dönmesi ile birlikte, dikkatimiz diplomatik ilişkilere, anlaşmalara, rekabet duygusunun olduğu konulara, dış ülkelere,  diplomatik alana kayacak. Gündeme daha çok bu konular oturacaktır.

20 Kasım’da Merkür ile kavuşan Mars, ateşi tartışmalara sebep olabilir. Fanatik aşırılıkların gözlemlenmesi, hatta bu konuda üzücü olayların yaşanması da söz konusu olabilir. Sabırlı ve ılımlı olunması gereken kısa bir süreç (+/- 1 gün)…

Tüm ay süresince etkili olan Neptün/Pluto paraleli ise 23 Kasımda tam orbla gerçekleşecek. Güneş sistemimizin en ağır hareket eden iki gezegeninin gerçekleştirdiği her açı önemlidir. Çünkü onların en basit açıları bile uzun vadeli ve önemli etkiler bırakırlar. Bu açının dünya üzerinde doğal afetleri tetikleyebileceğini özellikle su ya da sıvılarla alakalı felaketlerin yaşanabileceğini gösteriyor olabilir. Ayrıca toplumsal krizlerin de tetiklenebileceğini gösterebilen önemli bir açı olduğunu söylemeliyim.

Yine de 22 Kasım’da Güneş’in Yay burunca geçmesi ile birlikte daha iyimser, ümitli bir havada olacağız. Bu olumlu bakış açımız genel olarak yaşanabilecek zorlukların üstesinden daha kolay gelmemizi sağlayacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

02 Kasım 2010

 

Terazi ve yükselen Terazi’ler için özel Satürn yazısı :)

Posted on Updated on

Terazi ve yükselen Terazi’ler için özel Satürn yazısı 🙂

Son günlerde birçok Terazi burcu ya da yükselen Terazi burcu arkadaşımdan sıkıntıda olduklarını, gerildiklerini bildiren yazılar alıyorum. Tüm Terazi ve yükselen Terazi’lerin okuyabileceği bir cevap yazmak istedim:

Burcu ya da yükselen burcu Terazi sizler, doğal olarak bu dönem burcunuzdan geçen Satürn’ün etkilerini daha yoğun hissediyorsunuz. Karar vermek ya da seçim yapmak sancılıdır. Hele hele Terazi burcu ile bir bağlantınız varsa, bu daha da zorlaşacaktır. Çünkü burcunuz Terazi’nin en zorlandığı konulardan biri karar vermektir. Seçim yapmak zorunda bırakılmak istemezsiniz. Fakat Satürn bu dönemde karşınıza sürekli karar alınması gereken konuları getirecek. Artık hayatınızdaki kefenin bir tarafı ağır basmalı ki, karar verebilesiniz.

Ancak Satürn, Terazi burcunda güçlüdür ve siz Venüs’ten nasibini almış güzel insanlara, kararlı olmayı öğretmeyi hedeflemiştir. Uzunca bir süre de böyle olacaktır. Uzunca bir süre hayatınızı düzene sokmak için karşınıza zorlu şartlar çıkaracaktır. Bu şartlar, geçmiş zamanlarda başkalarının başına geldiğinde akılcı fikirlerinizi sunduğunuz, başkaları için mantık yürütmekte hiç zorlanmadığınız şartlar olacaktır.

Doğal olarak tüm bu gerginlikler ve kafa karışıklıkları, karar alma zorunluluğunu getirecek.  Artık hayatınıza çeki düzen verme zamanı gelmiştir. Doğal olarak “Sen” hanesinde oturanlar sürekli sinirlerinizi zıplatacak ve yine doğal olarak “Sen” hanesindeki insanlarla her gün karşılaşacaksınız.

“Sen” Hanesindeki insanların bu dönemde sizin hayatınızda olma sebepleri de budur zaten. Onların şu anki yegâne görevi artık gardırobunuzun tıka basa dolduğunu, eskilerini atma ve yenilere yer açma zamanının geldiğini hatırlatmaktır sadece. Hatta bazıları “beni at!” diye sizleri zorlarken, bazıları “beni atma!” diye haykıracaktır.

Satürn öğretmeyi hedef alır, içinde bulunduğu burcun insanlarına, azla ve sadece ihtiyacı olanla yaşamayı öğretir. “Sana sadece şu-şu-şu gerekli. Gerisini yolla gitsin!” der. “Yolla ki, hayatına yeni bir şeyler alabilesin, yolla ki yeni bağlantılar, yeni hayat yolu, yeni ilişkiler seni bulabilsin.” der.

Satürn dönemi bir sınama dönemidir. Sadece elde, avuçta işe yaramaz ne var diye gözden geçirtmez, bir de sizlerin çok değer verdiği ilişkilerini bağlantılarını test eder. Sizleri de karşınızdakileri de testten geçirir. Zorluklara göğüs gerebilen kalır, kalamayan gider. Hoş, Satürn yolluyorsa, gitmesi de hayırlıdır zaten. İleride zarar verecek bir ilişkiden ya da bağımlılıktan kurtulmuş olursunuz.

Satürn size yeni bir başlangıcın temellerini atma fırsatı sunuyor şimdi. Astrolojide kemikler ve cilt Satürn tarafından yönetilir. Demek ki bedenin en ortasında olan, onu ayakta tutan ve dış sınırlarını çizen Satürn oluyor. Şimdi, bundan sonraki hayatınızı dimdik ayakta tutacak olan ve hayatınızı sürdürmenizi sağlayacak olan temeli attırıyor size.

Bu yüzden ağlanma, sızlanma değil; mantıkla duyguları doğru kefede harmanlayarak ilerleme zamanındasınız. Şimdi güçlü olmayı başarırsanız, önünüzdeki 28 yıllık süre boyunca sağlam temellerin üzerinde binanızı inşa edebilirsiniz. Duygusal krizlerinizi sorgulayın, hislerinizi sorgulayın. Belki sadece topallayan bazı şartları sürükleye sürükleye yanınızda götürmeye çalışıyorsunuz. Belki kurtulsanız koşar adımlarla ilerleyeceksiniz.

Yılmayın, tam aksine mücadele verdiğiniz alanlar şimdi sizi güçlendirsin. Satürn Terazi’deyken yapacağınız her yatırım siz Terazi’lere ve yükselen Terazi’lere uzuuun zaman çok gerekli olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal http://www.astroistanbul.com

Ağustos 2010

Posted on Updated on

Ağustos 2010

Ağustos ayı yazısını yazmaya biraz geç kaldım, ancak yine de fırsatını bulmuşken, bu ay bizleri neler beklediğine dair bir şeyler yazsam fena olmayacak hissindeyim.
Ağustos’un 9’una geldik ve hepimiz ayın ilk 9 gününün zorlu geçtiğini biliyoruz. Ben bu son 9-10 gündür duyduğum kadar çok siren sesini (Ambulans / Polis)her halde hiç duymamışımdır.
Peki, geçtiğimiz günlerde etkisi zayıflayan ve ayın ilk günlerinde art arda darbe alan Mars’a da bir göz atsak fena olmaz. Çünkü Mars, hayatımızda enerjimizi kullanabilmemizi sağlayan gezegendir. Bedensel enerjimizi, hedefe ulaşma arzumuzu, yaptırım gücümüzü gösteren Mars’ın 30 Temmuz’da Terazi’ye girmesi, onun gücünü epey zayıflattı. Bu durumda güç ve performans beklediğimiz Mars’tan isteğimizi alabilmemiz tabii ki çok zorlaştı. Bu yüzden güç ve efor gerektiren, yaptırım gücü isteyen işlerden 15 Eylül’e kadar uzak durmak mantıklı olacaktır. Bir de Ağustos Ayının ilk günlerinde Önce Uranüs karşıtlığı, ardından Satürn kavuşumu ve onun arkasından aldığı Jüpiter ve Pluto karesi, Mars’ın o zayıflamış dominant gücünü daha da sarsarak azalttı. Bitkiniz kısacası, zorlayıcı işlerin üstesinden gelecek enerjimiz kalmadı.
Bir de şu açıdan bakalım Mars’ın durumuna; astroloji de ilişkilerde eril gücü temsil eden Mars, hem aldığı zayıflatıcı Terazi etkisi, hem de ağır gezegenlerin darbesi ile ilişkilerimiz üzerinde de olumsuz etkilerini gösterecektir. Önemli problemlerimizin çözülmesi de gerekebilir. Bu yüzden ilişkilerimizde yaşanabilecek gerginlikleri fazla zorlamamalı, rölantiye almalı ve mümkünse çözüm daha sonraya bırakmalıyız.  İlişkiler açısından bizi zorlayabilecek bir diğer durum ise, şu an içinde bulunduğumuz Venüs / Satürn kavuşması dır.(08-10 Ağustos etkili) bu açı dişil enerjinin de huzursuzluğunu göstermekte.
Ayrıca önce Mars, ardından Venüs her ikisi de gökyüzündeki zorlayıcı T-kareyi tetiklemekte ve bu T-karelerin zorlayıcı enerjilerini de ilişkilerin üzerinde toplamakta. Genel olarak bu hava ses tonlarımızın kolay yükseleceğini vurguluyor.  Hızlı gezegenlerin tetiklemesiyle harekete geçen ağır gezegenlerin sert açıları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan her zaman zorlamıştır, bu yüzden bazı sonlanmalara da hazırlıklı olmmızk gerekebilir.
Bir süredir hayatımızın temeline yerleşmiş ve uzunca bir süre bize eşlik edecek bu açıların enerjisine kendimizi alıştırmalıyız. Çünkü bu açılar sayesinde önemli değişim dönüşümler gerçekleşecektir ve biz de ancak esnek olursak bunlara uyum sağlayabiliriz.
10 Ağustos’ta Aslan burcunda Yeni Ay gerçekleşecek. Yeniay haritasında Aslan yükseliyor ve Yeniay’da  1. Eve denk geliyor.  Yeni Ay’ın hem Aslan’da hem de 1. Evde olması, onun Ateş enerjisini daha da artırıyor.  Önümüzdeki bir ay süresince temel ilgi odağımız, kendimiz olmalıyız. Gerçekten ne istediğimizi, neyi iyi yapabildiğimizi, kendimizi geliştirmek için neye ihtiyacımız olduğunu, hangi kişisel eksikliklerimizi tamamlamamız gerektiğini, özgüvenimizi nasıl daha yukarıya taşıyabileceğimizi sorgulamalıyız.
Yeniay haritasında Güneş, Ay ve Asc’nin birbiriyle kavuşmuş ve başka bir gezegenle açısal bağlantı içinde olmaması, bu aralar başkalarını anlamakta da zorlanabileceğimizi göstermekte. Daha doğrusu, kimse ile gerçek anlamda ilgilenmek istemeyecek, kendi enerji alanımızın dışında kalan konularla gerçek bir bağlantı içinde olmayacağız. Bu dış dünya ile bağı kesen duruma karşı dikkatli olmalıyız, çünkü kendi dünyamızın dışında gerçekleşen önemli değişimleri kaçırmamız söz konusu olabilir ve gerçek hayatla bağlantıya geçtiğimizde zorlanabiliriz.
Gelelim 09 – 31 Ağustos  açılarına:
10 Ağustos 2010 Venüs  Jüpiter karşıtlığı ve Venüs Pluto karesi: Bir yandan çevreyi olumlu  etkileme, bulaşıcı bir iyimserlik enerjisinin oluşması, karizma, olayları olduğu gibi kabul etme olgunluğu gibi iyi özellikler verirken, diğer yandan hedeflerin fazla yüksek tutulması, aşırı keyif düşkünlüğü, savurganlık gibi iyi olarak değerlendirilmesi ruh halimize bağlı etkiler de getirir.
10 Ağustos 2010 saat 06,09’da Aslan burcunda Yeniay:  Dilekler ve yeni başlangıçlarla ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Bunun dışında Yeniay’da kendi içine dönmek, meditasyon yapmak, oruç tutmak çok iyidir. Her Yeniay eski olandan vedalaşıp, yeni olana kucak açma seremonisidir.
20 Ağustos 2010 Güneş Neptün karşıtlığı:  Rahatlamak, ruhu dinlendirmek, sanat ve müzikle ilgilenmek, spritüel konularla uğraşmak için iyi etkiler taşırken, ağır işler, yeni başlangıçlar, temel atma, iş yeri açma gibi girişimler için kötü etkiler taşımaktadır.
20 Ağustos 2010 Venüs Mars kavuşumu: Duyusal anlamda etkili, tutkulu aşkı körükleyen özellikler taşıyor. Sevdiğimiz konulara, nesnelere ve kişilere eğilimli olmamızı sağlıyor. Sanatsal ve kültürel faaliyetlerin tadını çıkarmamızı sağlıyor. Tabii aynı zamanda abartılı sanat ve zevksizliği de körükleyebilir. İlişkilerde bugüne denk gelen ilk karşılaşmalar sorgulanmalıdır. Gelip geçici olabilir.
20 Ağustos 2010-13 Eylül 2010 arası Merkür geri harekette:  Masamızın üzerinde birikmiş işleri toparlayacağımız bu dönemi ,bir süredir biriktirdiğimiz iş görüşmelerini halletmek için de kullanabiliriz.  Gecikmiş maillerimizi cevaplayabiliriz. Ayrıca daha önce hallettiğimiz bazı işlerimize de şöyle bir göz gezdirebiliriz, çünkü önceden yaptığımız hataları, şimdi daha çabuk fark ederiz. Ancak, yeni bir anlaşma sözleşme ya da kontrat imzalamak için bu sürenin bitmesini beklemeliyiz. Ayrıca teknik sorunlara, ulaşım problemlerine anlaşmalardaki gecikmelere hazırlıklı olmalıyız. Merkür retrodan birkaç gün önce cep telefonu rehberimizi ve pc’mizi yedeklemeyi unutmamalıyız.
26 Ağustos 2010 Güneş Pluto üçgeni: Hayatımızda gerçekleşen ve bizi yakından ilgilendiren olayları şimdi daha iyi anlayabiliriz. Çünkü bu olayların aydınlık ve karanlık tarafları açıkça ortaya çıkacaktır.  Ayrıca bu açının şifacılık yanımızı da tetikleyebileceğini ve kendi kendimize kolaylıkla iyileştirici enerji vermemizi sağlayabileceğini söyleyebilirim. Bir de hayatımızda içsel olarak anlayamadığımız bir konu varsa, bugün bu konuya odaklanarak meditsayon ya da başka bir içe dönüş çalışması yapabilir, sorularımızın cevabının günlük akış içinde bize gelmesini sağlayabiliriz. Gelen cevapları anlamak için farkındalığımızı artırmalıyız. Yani telefonumuz çaldığında onu açmalı, birden aklımıza düşen bir arkadaşımızla irtibata geçmeli, yan masada konuşulan ve kulağımıza ısrarla çalınan bir konunun üzerine gitmeliyiz. Hayatı akışa bıraktığımızda ihtiyacımız olan cevaplar önümüze çıkacaktır.
Sevgiler
Yurda Hal/ Bostancı 09 Ağustos 2010 15:35