19 Ocak 2011 Dolunay – Zayıflama Zamanı ( Dikkat!Yazı güncellendi ve Geliştirildi)

Posted on Updated on

Zayıflamak isteyen arkadaşlara duyurulur:)

19 Ocak’ta gecesi gerçekleşecek olan Dolunay ile birlikte diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. Bu Dolunay, zayıflamak için diğer Dolunay’lardan daha güçlü bir etkiye sahip olacak, çünkü hemen ardından, yani 22 Ocak’ta  Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle metabolizmamız hızlanacak, yediklerimizi yakmamız daha da kolaylaşacak.

Yaklaşık son birbuçuk yıllık dönemim uzun bir bölümünü Balık burcunda geçiren Jüpiter gezegeni, en ufak depresyon anında buzdolabına sarılmamıza, tatlılara ve hamur işlerine olan düşkünlüğümüzü artırmamıza  sebep oldu. Hatta dikkat edin; Jüpiter’in Balık burcunda geçirdiği şu son günlerde tatlı ve hamur işlerinde abartı daha da artmış olabilir. bunu bir vedalaşma gibi algılayabilirsiniz. Aynı şekilde bağımlısı olduğumuz her konuda bir abartı gözlemlendi aslında. Ee çok şükür bağımlılıklarımızdan kurtulmak için bir fırsat yakalamış durumdayız; 22 Ocak bu fırsatın başlangıç günü.

Yine dönelim  kilo konusuna; yeni yıl yeni yıl derken, yılın ilk onbeş gününü bitirdik bile. Hepimiz biliyoruz ki, yaz da aynen böyle göz açıp kapayıncaya kadar geliverecek. Kilo vermedeki hedefimiz ister büyük ister küçük olsun, önemli olan doğru zamanda adım atmaktır. Bunun içinse doğru zaman 19 Ocak 2011 saat 23,21’tür arkadaşlar.

Ay takviminin  ve gezegenlerin rüzgarını arkanıza alarak bu yaza kadar zayıflamayı beceremezseniz, bu yazdan sonra işiniz daha zor olacaktır, çünkü Haziran’dan itibaren Boğa burcuna girecek olan Jüpiter gezegeni güzel ve lezzetli yemeklerin dayanılmaz cazibesiyle sizi her an kandırmaya hazır bekleyecektir haberiniz olsun! Benden söylemesi, bugünün işini yarına bırakırsanız, 2012 sonbaharına bırakmış olursunuz. Siz en iyisi beni dinleyin, 19 Ocak 2011 tarihini, fazla kilolardan kurtulmak için bir dönüm noktası olarak kabul edin!

Beslenmeniz için Ay Taktikleri kitabımdaki element döngüsüne göre beslenmenizi tavsiye edebilirim. Bu sayede hem her şeyden yemiş oluyorsunuz, hem de sağlığınızı ve formunuzu korumuş oluyorsunuz. Ben günlük hayatımda elimden geldiğince bu beslenme tablosuna dikkat ediyorum ve 49-52 kg arasında gelip gidiyorum ve hiç bir sağlık sorunum yok çok şükür. Hoş bunu tabii ki aldığım genetik mirasa da borçlu olmalıyım.

Ruhsal dönüşümünüz 2012 sonuna denk gelecek olsa bile, bedensel dönüşümünüzü 2011 başında başlatın:)) Hatta yukarıdaki resme hemen kendi kafa resminizi yapıştırarak ilk imgeleme ve olumlama çalışmanızı yapmaya ne dersiniz? Bu resmi alıp aynanıza yapıştırabilirsiniz ve her sabah aynanızın karşısına geçip kendinize bakarak ve elinizi kalbinize götürerek:

“Kendimi seviyorum!”

“Ben … (Yurda Hal) sağlıklıyım!”

“Ben … (Yurda Hal) mutluyum!”

“Ben … (Yurda Hal) kendimi beğeniyorum ve beğeniliyorum!”

” Ben … (Yurda Hal) çok güzelim!”

” Ben … (Yurda Hal) ince, sağlıklı ve zarif bir bedene sahibim!”

Demeyi sakın unutmayın:)

Çünkü Siz Güzelsiniz:)

İLAVE BÖLÜM:

Zayıflamak için önemli olan bedeninizdeki Mars enerjisini harekete geçirmektir. Eğer kilo alıyorsanız, ya da aldığınız kiloları veremiyorsanız, Mars’ınızı kullanamıyorsunuz demektir. Öyleyse Mars’ınızı aktive etmek için neler yapılabilir, hangi ilave formüller uygulanabilir bunların üzerinde durmak iyi olacaktır.

Zayıflamak istediğiniz dönem süresince Lâl taşı kolye, küpe ya da yüzük takabilirsiniz. Çünkü Lâl taşı Mars enerjisine sahiptir. Bir yandan bedensel enerjinizi artıracak, diğer yandan da metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Linda Goodmann yıllar önce okuduğum bir kitabında ise zayıflamak için yapılan ses ve ışık kürünün yararından uzun uzun bahsediyordu. Bu kür de gerek yöntemleri, gerek araç gereçleri, gerekse süresi bakımından tamamen Mars doğasındadır ve bedendeki Mars gücünün eksikliğini tamamlamaktadır.

Şimdi, Linda Goodmann’ın bahsettiği bu küre göre zayıflamak için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim: Öncelikle  şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun: Hızlı ve hareketli sesler , vurmalı çalgılar ve müzikler, sarı, kırmızı ve kırmızıya yakın renkler  metabolizmayı hızlandırır ve kilo verdirir; sakin ve dingin müzik, mavi ve yeşile yakın renkler ise metabolizmayı yavaşlatır ve kilo aldırtır. Beyaz renk nötr etkiye sahiptir. ne kilo aldırır ne kilo verdirir.

Gelelim küre: Bu renk terapisini 45 gün, 54 gün ya da 63 gün uygulamalısınız. günlerin sayısı önemli.

1)Kendinize bir seyyar masa lambası temin ediyorsunuz ve bu seyyar masa lambasına yakut kırmızısı mat bir ampul ( en az 75 watt, ideali 100 watt) takıyorsunuz. Ayrıca daha çok vurmalı çalgılardan oluşan hızlı bir müzik buluyorsunuz. Kulaklıkla müziği dinleyip ışığı da tamamen karartılmış odada 15 dakika karın çakranıza çıplak teninizin yaklaşık 40 cm üzerine tutuyorsunuz ( mesafeyi ayarlamak için lambayı dizlerinizin arasında tutabileceğinizi yazmış). Ardından aynı yakut kırmızısı ışığı 15 dakika daha ayak tabanlarınıza tutuyorsunuz. Yani toplamda 30 dakika sürüyor.

Bu işlemi muhakkak güneşin güçlü olduğu üç zamandan birinde yapmanız gerekiyor. Sabah güneş doğuşunda; tam öğle vakti ya da güneş batışında. Eğer bir kaç gün sonra kendinizi yorgun hissederseniz. Yakut kırmızı ışık yerine turuncu ışıkla bir kaç gün devam edip tekrar Yakut kırmızıya dönebilirsiniz. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, sadece turuncu ışık kullanmanız uygun olacaktır.

2) kendinize 4 adet Yakut kırmızısı büyükçe su bardağı alıyorsunuz. her sabah bardaklarınızın 2 sini içme suyu ile doldurup, ağzını kapatıp dışarı koyuyorsunuz, yarım gün dışarıda duruyorlar. Öğlen bardaklarınızı içeri alıp diğer iki bardak suyunuzu dışarı koyuyorsunuz. İçeri aldığınız sularınız oda sıcaklığına geldiğinde onları içiyorsunuz. Yani renk  terapinizde günde 4 kırmızı bardakta solarize edilmiş suyunuzu içmeniz gerekiyor.

3) son olarak tüm kür süresince, münkün oldukça mavi ve yeşil kıyafetlerden kaçınmalısınız. bunun yerine kırmızı, turuncu sarı ve beyaz gibi renkleri  tercih etmelisiniz. Yani sıcak renkler favoriniz olmalı. Aynı şekilde yediklerinizde de bu renklere ağırlık vermeniz , Mars enerjinizi aktive etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

15,01,2011

19 Ocak 2011 Zayıflama Zamanı

Posted on Updated on

Zayıflamak isteyen arkadaşlara duyurulur:)

19 Ocak’ta gecesi gerçekleşecek olan Dolunay ile birlikte diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. Bu Dolunay, zayıflamak için diğer Dolunay’lardan daha güçlü bir etkiye sahip olacak, çünkü hemen ardından, yani 22 Ocak’ta  Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle metabolizmamız hızlanacak, yediklerimizi yakmamız daha da kolaylaşacak.

Yaklaşık son birbuçuk yıllık dönemim uzun bir bölümünü Balık burcunda geçiren Jüpiter gezegeni, en ufak depresyon anında buzdolabına sarılmamıza, tatlılara ve hamur işlerine olan düşkünlüğümüzü artırmamıza  sebep oldu. Hatta dikkat edin; Jüpiter’in Balık burcunda geçirdiği şu son günlerde tatlı ve hamur işlerinde abartı daha da artmış olabilir. bunu bir vedalaşma gibi algılayabilirsiniz. Aynı şekilde bağımlısı olduğumuz her konuda bir abartı gözlemlendi aslında. Ee çok şükür bağımlılıklarımızdan kurtulmak için bir fırsat yakalamış durumdayız; 22 Ocak bu fırsatın başlangıç günü.

Yine dönelim  kilo konusuna; yeni yıl yeni yıl derken, yılın ilk onbeş gününü bitirdik bile. Hepimiz biliyoruz ki, yaz da aynen böyle göz açıp kapayıncaya kadar geliverecek. Kilo vermedeki hedefimiz ister büyük ister küçük olsun, önemli olan doğru zamanda adım atmaktır. Bunun içinse doğru zaman 19 Ocak 2011 saat 23,21’tür arkadaşlar.

Ay takviminin  ve gezegenlerin rüzgarını arkanıza alarak bu yaza kadar zayıflamayı beceremezseniz, bu yazdan sonra işiniz daha zor olacaktır, çünkü Haziran’dan itibaren Boğa burcuna girecek olan Jüpiter gezegeni güzel ve lezzetli yemeklerin dayanılmaz cazibesiyle sizi her an kandırmaya hazır bekleyecektir haberiniz olsun! Benden söylemesi, bugünün işini yarına bırakırsanız, 2012 sonbaharına bırakmış olursunuz. Siz en iyisi beni dinleyin, 19 Ocak 2011 tarihini, fazla kilolardan kurtulmak için bir dönüm noktası olarak kabul edin!

Beslenmeniz için Ay Taktikleri kitabımdaki element döngüsüne göre beslenmenizi tavsiye edebilirim. Bu sayede hem her şeyden yemiş oluyorsunuz, hem de sağlığınızı ve formunuzu korumuş oluyorsunuz. Ben günlük hayatımda elimden geldiğince bu beslenme tablosuna dikkat ediyorum ve 49-52 kg arasında gelip gidiyorum ve hiç bir sağlık sorunum yok çok şükür. Hoş bunu tabii ki aldığım genetik mirasa da borçlu olmalıyım.

Ruhsal dönüşümünüz 2012 sonuna denk gelecek olsa bile, bedensel dönüşümünüzü 2011 başında başlatın:)) Hatta yukarıdaki resme hemen kendi kafa resminizi yapıştırarak ilk imgeleme ve olumlama çalışmanızı yapmaya ne dersiniz? Bu resmi alıp aynanıza yapıştırabilirsiniz ve her sabah aynanızın karşısına geçip kendinize bakarak ve elinizi kalbinize götürerek:

“Kendimi seviyorum!”

“Ben … (Yurda Hal) sağlıklıyım!”

“Ben … (Yurda Hal) mutluyum!”

“Ben … (Yurda Hal) kendimi beğeniyorum ve beğeniliyorum!”

” Ben … (Yurda Hal) çok güzelim!”

” Ben … (Yurda Hal) ince, sağlıklı ve zarif bir bedene sahibim!”

Demeyi sakın unutmayın:)

Çünkü Siz Güzelsiniz:)

İLAVE BÖLÜM:

Zayıflamak için önemli olan bedeninizdeki Mars enerjisini harekete geçirmektir. Eğer kilo alıyorsanız, ya da aldığınız kiloları veremiyorsanız, Mars’ınızı kullanamıyorsunuz demektir. Öyleyse Mars’ınızı aktive etmek için neler yapılabilir, hangi ilave formüller uygulanabilir bunların üzerinde durmak iyi olacaktır.

Zayıflamak istediğiniz dönem süresince Lâl taşı kolye, küpe ya da yüzük takabilirsiniz. Çünkü Lâl taşı Mars enerjisine sahiptir. Bir yandan bedensel enerjinizi artıracak, diğer yandan da metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Linda Goodmann yıllar önce okuduğum bir kitabında ise zayıflamak için yapılan ses ve ışık kürünün yararından uzun uzun bahsediyordu. Bu kür de gerek yöntemleri, gerek araç gereçleri, gerekse süresi bakımından tamamen Mars doğasındadır ve bedendeki Mars gücünün eksikliğini tamamlamaktadır.

Şimdi, Linda Goodmann’ın bahsettiği bu küre göre zayıflamak için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim: Öncelikle  şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun: Hızlı ve hareketli sesler , vurmalı çalgılar ve müzikler, sarı, kırmızı ve kırmızıya yakın renkler  metabolizmayı hızlandırır ve kilo verdirir; sakin ve dingin müzik, mavi ve yeşile yakın renkler ise metabolizmayı yavaşlatır ve kilo aldırtır. Beyaz renk nötr etkiye sahiptir. ne kilo aldırır ne kilo verdirir.

Gelelim küre: Bu renk terapisini 45 gün, 54 gün ya da 63 gün uygulamalısınız. günlerin sayısı önemli.

1)Kendinize bir seyyar masa lambası temin ediyorsunuz ve bu seyyar masa lambasına yakut kırmızısı mat bir ampul ( en az 75 watt, ideali 100 watt) takıyorsunuz. Ayrıca daha çok vurmalı çalgılardan oluşan hızlı bir müzik buluyorsunuz. Kulaklıkla müziği dinleyip ışığı da tamamen karartılmış odada 15 dakika karın çakranıza çıplak teninizin yaklaşık 40 cm üzerine tutuyorsunuz ( mesafeyi ayarlamak için lambayı dizlerinizin arasında tutabileceğinizi yazmış). Ardından aynı yakut kırmızısı ışığı 15 dakika daha ayak tabanlarınıza tutuyorsunuz. Yani toplamda 30 dakika sürüyor.

Bu işlemi muhakkak güneşin güçlü olduğu üç zamandan birinde yapmanız gerekiyor. Sabah güneş doğuşunda; tam öğle vakti ya da güneş batışında. Eğer bir kaç gün sonra kendinizi yorgun hissederseniz. Yakut kırmızı ışık yerine turuncu ışıkla bir kaç gün devam edip tekrar Yakut kırmızıya dönebilirsiniz. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, sadece turuncu ışık kullanmanız uygun olacaktır.

2) kendinize 4 adet Yakut kırmızısı büyükçe su bardağı alıyorsunuz. her sabah bardaklarınızın 2 sini içme suyu ile doldurup, ağzını kapatıp dışarı koyuyorsunuz, yarım gün dışarıda duruyorlar. Öğlen bardaklarınızı içeri alıp diğer iki bardak suyunuzu dışarı koyuyorsunuz. İçeri aldığınız sularınız oda sıcaklığına geldiğinde onları içiyorsunuz. Yani renk  terapinizde günde 4 kırmızı bardakta solarize edilmiş suyunuzu içmeniz gerekiyor.

3) son olarak tüm kür süresince, münkün oldukça mavi ve yeşil kıyafetlerden kaçınmalısınız. bunun yerine kırmızı, turuncu sarı ve beyaz gibi renkleri  tercih etmelisiniz. Yani sıcak renkler favoriniz olmalı. Aynı şekilde yediklerinizde de bu renklere ağırlık vermeniz , Mars enerjinizi aktive etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

15,01,2011

04 Ocak 2011 sabah saat 11:02 Yeni Ay ve Tutulma

Posted on Updated on

04.01.2011 sabah saat 11.02 (Türkiye saati ile)

Yeni yılda her şey gönlümüzce olsun. Bu yılın ilk Yeni Ay’ı aynı zamanda bir parçalı Güneş tutulmasına ev sahipliği edecek. Ev sahibi olacak çünkü her Güneş tutulması muhakkak ki Yeni Ay döneminde olmalıdır.

Yeni Ay hangi burçta gerçekleşirse o burcun enerjisini taşıyan bir tohum atılıyor demektir. Eğer bir Yeni Ay Güneş tutulmasına denk geliyorsa, o Yeniay atılan tohumlar belirgin ve unutulmaz olurlar. O Yeni Ay’da atılan ilk adımın, ekilen tohumun, niyet edilen konunun hayat içinde önemli farkı olur.

04 Ocak 2011’de gerçekleşecek olan Yeni Ay,Oğlak burcunda gerçekleşiyor ve 2029 Ocak ayına kadar bir daha Oğlak- Yengeç hattında tutulmalar yaşamayacağız. Bu yüzden Oğlak burcu ile alakalı, tutulmanın gücü sayesinde daha  etkili bir Yeniay’ı tekrar yaşamamız çok uzun zaman sonra olacak. Öyleyse bu Yeniay’ın önemini kavrayıp dileklerde bulunalım.

Öncelikle tutulma ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususları bir gözden geçirelim.

–          Tutulma öncesi şartlar ile tutulma sonrası şartlar farklılık gösterirler.

–          Tutulmalar içinde yaşadığımız şartları daha net görmemizi sağlarlar. Tutulma öncesinde fark etmediğimiz konular aydınlanır.

–          Tutulmalar doğum haritamızın temel akslarına ya da gezegenleri üzerine düşmediği sürece zorlayıcı etkileri tetiklemezler. Bu gibi bir etkinin olup olmadığını anlamak için astroloji bilgisine gerek vardır. Sadece burç ve yükselen burç bilgisiyle net bilgi elde edilmez.

Bu  bunları göz önünde bulundururak, bu Yeni Ay’da dilekte bulunmak ya da yeni bir başlangıç yapmak,Tutulmanın aydınlanmasını da yararlı kullanabilmemiz için Yeni Ay’ın saatinden biraz sonra dilekte bulunmamız daha iyi olacaktır. Bu yüzden saat 11:17 yeni başlangıçlar ve dilekler için daha uygun bir zamanlama diye düşünüyorum.

Dileklerimiz ya da yeni adımlarımız için dua edebilir, olumlama yazabilir, imgeleme yapabiliriz. Hangi yolu uygulamak istediğimizi, kendimiz belirlemeliyiz. İçimizden gelen yöntem her zaman en doğru yöntemdir. Dileklerimizle birlikte şükretmeyi de asla unutmamalıyız.

Gelelim işin ritüel kısmına: Yeni Ay toprak grubunda olduğu için, dileğinizi sembolize eden bir çiçek ekebilirsiniz (bu mevsimde ekmeye uygun bir çiçek bulabilirsiniz muhakak). Ayrıca/ ya da isterseniz olumlamalarınızı bir kağıda yazıp dışarıya toprağa gömebilirsiniz.  Hatta yazıp, toprağa gömdüğünüzü imgeleseniz bile gerekli çalışmayı yapmış olursunuz. Çünkü imgelemek ile eylemi gerçekleştirmek beynimizde aynı bölgeleri uyarmaktaymış.

Şimdi de genel olarak her birimiz, kendi burcumuzu gözetmeksizin bu Yeni Ay’da hangi konularda yeni başlangıçlar yapabiliriz, hangi konularda dilekte bulunabiliriz bir göz atalım:

–          Kariyer

–          Toplum içinde yükselme

–          Başkaları tarafından fark edilme

–          Terfi

–          Yeni bir iş

–          Tapulu mülkler

–          Organizasyon, plan

–          Güçlü bir hafıza

–          Çalışkanlık

–          Tutumluluk

–          Yeni iş kurma

–          Sağlıkta ise özellikle iskelet sistemi, dizler, cilt, sertleşmiş, nasırlaşmış bölgeler ile ilgili problemler

Genel anlamda  bu konular ön plana çıkacak.

Burç burç ele alırsak, yukarıdaki konulara herkes kendi burcu ya da yükselenine göre aşağıda saydıklarımı da ilave edebilir:

Koç’lar için yukarıda saydıklarım bire bir geçerlidir.

Boğalar yurt dışı, yüksek öğrenim, yabancılarla olan ilişkileri, yazmak, yayınlamak, dünya görüşünün ve algının genişlemesi;

İkizler geleceğe yönelik yatırım, borçların kapatılması, kredi alımı, cinsel konularla ilgili başarı, aşk, tutku, ölüm korkusu;

Yengeç ikili ilişkiler, evlilik, ortaklık, düşmanlarla ya da rekabetle baş etme;

Aslan günlük hayatta başarılı ve programlı olma, genel anlamda sağlık, iş bulma, iş hayatının pürüzsüz yürümesi, işlerinde yardım ve destek;

Başak’lar Aşk hayatı, çocuklar, hayatın keyif veren yanı, turizm otelcilik, hobiler;

Terazi’ler ev, yuva, aile, yeni bir eve taşınma ya da satın alma, arazi alma, emlak konuları genel olarak gündemde, aile içindeki ilişkilerin belli bir düzene oturması, uzun zamandır var olan kökten çözülmesi gereken sorunların ortadan kalkması, aile büyükleri ile barışma;

Akrep’ler  eğitim, öğrenim, yazmak, kısa yolculuklar, taşınma, kardeşler,komşular, yakın çevre ya da akrabalarla lan ilişkilerin düzelmesi, iletişim ile ilgili konular, internet sitesi kurmak, reklam yayınlamak;

Yay’lar ekonomik şarkları düzeltmek, para kazanmak, banka hesabının artması, gelirin artması, araba almak, takı ya da mücevher almak, kişisel gelişimini önemsemek;

Oğlak’lar kendi kişisel ihtiyaçlarını önemsemek, kendileri için gerekli gördükleri her istek ön plana çıkıyor, kişisel gelişimini destekleyen projelere katılmak, ikili ilişkiler ve evlilik ya da ortaklıkla ilgili girişimler;

Kova’lar bilmedikleri konularda aydınlanma, başkalarının ya da bütünün hayrı için dileklerde bulunma, deniz aşırı yolculukar, deniz aşırı bir yere taşınma, ruhsal anlamda gelişme ve ruhsal çalışmalara eğilme;

Balık’lar sosyal çevre, arkadaşlıklar, aşk hayatı, işten gelen paranın artması, maaşa zam

Gibi konular burçların dağılımına göre bu Yeni Ay’ın etkisini ön plana çıkaran konular olacak.

Unutmayın, tutulma anına denk gelen bu Yeniay, yaz sonuna kadar tutulma noktasından geçen transit gezegenlerle tekrar tekrar aktive edilecek.  Yani etkisi kısa süreli değil. Bu yüzden sakın ola bir dilekte bulunduktan sonra çabuk pes etmeyin. Arkasında durursanız dileğinizin gerçekleşeceğini bilin. Gerçekten inanırsanız, motivasyonunuzu artırırsanız, fırsatları yakalamak için gözünüzü dört açarsanız ve niyetinizle ilgili çabanızı sergilemeye başlarsanız, bu Yeni Ay ile birlikte hedefinize kavuşmanız çok daha kolay olacaktır. Oğlak burcunun anlatan en önemli kelimeler azim ve istikrardır. Bu Yeni Ay dileğiniz her ne ise sizden bu iki kelimenin hakkını vermenizi isteyecektir. Azim ve istikrar sergileyerek dileğinizin gerçekleşmesini istediğinizi belli etmelisiniz.

Ayrıca bu Yeni Ay ile birlikte gökyüzünde gerçekleşen Jüpiter ile Uranüs’ün kavuşumu, tutulma ile birlikte güzel sürprizlerin de tetiklenebileceğini gösteriyor. Özellikle Boğa, Yengeç, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları (özellikle Balık, Kova ve Yay daha da kısmetli) bu tutulmanın ardından çıkan güzel sürpriz gelişmelere hazırlıklı olsunlar.

Şimdi sakin ve huzurlu bir köşe bulun ve ne dilemek istediğinize karar verin. Yarın 11:17’de almış olduğunuz kararı harekete geçirecek ilk adımı atın.

Hepimize yeni yıl hayırlı uğurlu olsunJ

Sevgilerimle

Yurda Hal

03.01.2011, Bostancı

Doğum Mirası – Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Posted on Updated on

Doğum Mirası –  Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Doğduğumuz anda gökyüzünün konumu ile mühürlenen hayatımız, sahip olduğumuz 
potansiyelleri belirler. Astroloji ise bu potansiyelleri okuma sanatıdır. Bu sanatta ne kadar usta olursak, okuduğumuzu o kadar iyi anlar, hangi potansiyellerle karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. Başarı ya da başarısızlıklarımız, beceri ya da beceriksizliklerimiz, sağlımız, zevklerimiz, utandıklarımız, mutluluk verenler ya da vermeyenler hepsi, ama hepsi haritamızda gizlidir.

Haritamızdan okuyamadığımız şeyler de vardır. Ne kadar usta olursak olalım, soyumuzun bize teslim ettiği mirası bilemeyiz. Aynı haritaya sahip iki farklı aileye mensup insan olduğunu düşünelim. İkisi de haritasındaki potansiyelleri yaşayacaktır. Mesela ikisi de aynı dönemde başarıyı elde edebilirler, fakat başarının boyutu soylarından gelen miraslarla ölçülecektir.

Miraslarımız bize anne ve babamızdan geçer. Ruhsal miraslarımız da öyle. Anne ve babamızdan aldığımız ruhsal mirasımız tüm sülalemizi kapsar. Çünkü onlarla bir enerji birliği içindeyizdir. Hem yaşayan, hem de göçüp gitmiş akrabalarımızla ruhsal bir bütünü oluşturmaya devam ederiz.

Bir teyzenin ilişkisinde yaşadığı travma, ruhsal boyutta yeğenine geçebilirken (birbirini tanımasalar bile), bir amcanın başarı hırsı da yeğenine geçebilir. Anne ve babadan geçenler ise çok daha yoğun olacaktır. Mesela teyzenin yaşadığı bir ilişki travmasının etkileri yüzünden, harita sahibi bilinmez bir sebeple ikili ilişkilere karşı soğuk kalabilir ya da farkına bile varmadığı bir şekilde partner adaylarını kendinden uzaklaştırabilir. Bu tür bir etkiyi miras almak için o travmayı yaşayan akrabanın yaşıyor olup olmaması, tanıyıp tanımamanın bir önemi olmuyor. Çünkü şartlar ne olursa olsun, ortada iletken özelliğe sahip bir ruhsal bağ vardır.

Astroloji haritamızı tanıyarak, daha doğrusu bir de bu bakış açısıyla tanıyarak soyumuzla ruhsal bağlantı içinde olduğumuz akrabalarımızla helalleşmek ya da hesaplaşmak ruhsal anlamda rahatlamamıza ve günlük hayatımızdaki sebebini bulamadığımız tıkanıklıkların çözülmesine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda sizin rahatlamanız demek, ruhsal mirasını devraldığınız ruhun da rahatlaması demektir. Karşılıklı özgürleşme!

Doğum Mirası” çalışması, işte tam da bu amaç için hazırladığım bir program.

Ruhsal miras olarak bu hayata taşıdığınız soy ve sülale özelliklerinizin üzerinizde oluşturduğu baskıdan kurtulmak için doğum haritasını temel alarak her gezegenin konumu ve aldığı etkilere özel bir çalışma uyguluyorum. Bağ içinde olduğumuz ailemizden bilmeden devraldığımız sorumluluklardan, ruhsal etkilerden ancak içselleşerek – bağ kurarak ve helalleşerek özgürleşebiliriz.  Bunun yapılabilmesi için haritamızdaki gezegenlerin hangi ruhsal mirasımızı anlattığını anlamak ve üzerinde o gezegenin doğasına uygun bir yöntemle çalışmak çok önemlidir.

Bu özel çalışmanın yapılabilmesi için önceden en azından “Vega Danışmanlığı”mdaki kişilik analizinin yapılması ve ardından en az hafta ara verdikten sonra çalışmalara ruhsal arınma çalışmalarına başlıyoruz. Her hafta bir ya da iki gezegen ele alarak ilerliyoruz (gezegenine göre değişmekte).  Vega danışmanlığının detaylarını bu linkte bulabilirsiniz:

https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Çalışmaların tamamı ise yaklaşık olarak 8 hafta (8 seans) sürüyor. Kesin süreyi çalışmalar belirliyor. Maksimum 5 minimum 3 kişilik gruplar halinde yapılan bu çalışmada grup çalışması olması enerjinin yoğun olması adına çok önemli.

Talep doğrultusunda ileriki tarihlerde daha fazla grup açmam da mümkün.

Çalışmalara muhakkak rahat kıyafetlerle gelinmesi, çalışma esnasında cep telefonlarının kapatılması çok önemli.  Sorunlar kapının dışında bırakılmalı!

Bazı malzemelerin de alınması gerekecek bu çalışma için, kayıt yaptıran arkadaşlara malzemeler hakkında detaylı bilgi vereceğim.

Çalışmalar Etiler’deki ofisimde yapılacaktır.

Çalışma ücreti Toplam 800,–TL+ K.D.V. dir (seans başına 100 TL+ K.D.V. / kişidir kayıt yaptırmak isteyenlerin kayıt için önden 50 TL ödemeleri ve 8 seanslık çalışmanın kalan ücretini yarısı çalışmaların başlaması esnasında ve kalan yarısı da 5. Çalışma seansından itibaren yapmaları rica olunur). -8 seanslık çalışmamın tamamını baştan ödeyenlere % 10 indirim uygulanacaktır-

Çalışmaya 5 Ocak 2011’deki Yeniay ve Güneş tutulmasının ardından gelen uygun bir tarihte yeni bir grup ile başlayacağız.

Katılmak isteyenlerin  yurdahal@gmail.com adresine “Doğum Mirası” başlıklı bir mail atmalarını rica ediyorum. Daha detaylı sorularınız olursa, mailinizde bunu da belirtebilirsiniz.

Hafiflemiş ve arınmış bir şekilde, hayatınızı kendi isteklerinizle şekillendirebilmeniz dileği ile

Sevgilerimle / Yurda Hal

13-14 Aralık 2010 Gökyüzü Tüyoları

Posted on Updated on

13 Aralık 2010

13 Aralık 2010 saat 22.14’te Balık burcunda Ay Jüpiter kavuşumu: Bu açının etkisi bugün tüm gün ve yarın öğlene kadar olan zamanı etki altına alacak. Her ne kadar zihnin dağılması söz konusu olsa da, şansın bizden yana olması kendi başımıza halletmemiz gereken önemli işlerimizde başarılı olabileceğimizi gösteriyor. İçe dönüş için son derece uygun bir zaman dilimi olacak. Meditasyon, dua ve olumlu düşünceleri destekleyen bu etki sayesinde hayallerimizi gerçekleştirmeye yardımcı olacak fırsatlar yakalayabiliriz. İsteklerimizi desteklemesi için olumlama çalışmaları yapabiliriz. Ruhsal yanımızın daha ağır basacağı bir gündeyiz.

Ayrıca yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat etmeliyiz. Beslenmede farkında aşırıya kaçabiliriz. Özellikle bağımlı olduğumuz her şeyi tüketmeye meyilli olabiliriz. Ayaklarımızı fazla yormamak gerekir, çünkü bugün hassas olan ayaklarımız kolaylıkla şişmeye meyillidirler.

14 Aralık 2010


14 Aralık 2010 sabaha karşı saat  02.34’te  Balık burcunda Ay Uranüs kavuşumu: bu akşamdan itibaren etkisini gösterecek ve 14 Aralık öğlene kadar etkisini sürdürecek olan bu kavuşum sayesinde yaratıcılığımız belirgin bir şekilde artacak. Eğer tıkanmış olduğumuz bir konu varsa ve bir türlü bir çözüm yolu bulamıyorsak, açının gerçekleştiği saat dilimini muhakkak önemsemeliyiz. Eğer bu saatte uyanık olursak, aklımıza gelen fikirleri not etmeyi ihmal etmemeliyiz. Bunlar muhakkak bize yol gösteren fikirler olacaktır. O an bize çok mantıklı gelmeseler bile, bir süre sonra bizi çözüme taşıyan fikirler olduklarını unutmamalıyız. Eğer o saatte uyuyorsak, uyandığımızda rüyalarımızı kayda geçirmeliyiz, çünkü bu rüyalarda çarpıcı fikirlerin ve çözüm yollarının tohumlarını içinde taşıyor olacaklar.

Ayrıca bu açının ani gerginlik getireceğini de unutmayalım. Merkür’de geri harekette olduğu için, düşünmeden konuşmak ya da ani öfke patlamaları istemediğimiz durumlara sebep verebilir.

14 Aralık 2010 sabaha karşı saat 05,59’da Oğlak burcunda Mars, Pluto, Merkür kavuşumu: birkaç gündür bu açının etkisi altına girmiş durumdayız, ancak bugün geç öğleden sonra ve önünüzdeki iki gün süresince bu gergin etkiyi daha net hissedeceğiz. Genel anlamda gergin bir atmosferin hâkim olması mümkün. Söz ve yekti sahibi insanlarla görüşmeniz gerekiyorsa sözlerinizi çok doğru seçmelisiniz. Otoritelerle ilgili ani gerginlikler ortaya çıkabilir. Yönetici konumundakiler hem tehdit eden hem de tehdit edilen durumundalar. Her an kavgaların patlak vermesine sebep olacak şartlarla karşılaşabiliriz. Ayrıca patlayıcı ve yanıcı maddelere karşı daha dikkatli olunmalı, çünkü Mars ve Pluto gibi patlamaya hazır bir enerji, geri giden Merkür’ün sakarlığı ile bir araya gelince ortaya kötü sonuçlar çıkabilir. Ağzımızdan çıkan her sözü muhakkak tartmalı, provoke edici davranışlardan kaçınmalı ve bu tür davranışların etkisi altında kalmamalıyız. Kaza ve yaralanma riskinin yüksek olduğunu dikkate almalıyız. Genel olarak ülke ya da şirket yöneticilerinin derinden etkileneceği gerginliklerin yaşanması söz konusu. Son olarak her ne kadar söylemek istemesem de bu kavuşumun doğal felaketleri, patlamaları ya da önemli şiddet olaylarını tetiklemesi mümkün.

Yurda Hal

13 Aralık 2010 Bostancı

Varış noktası

Posted on Updated on

Varış noktası

Bugüne kadar kimsenin gitmediği bir yol var

Senin yolun

Kimsenin senin gibi sevmediği bir can var

Senin sevgilin

Kimsenin bildik harflerden derlemediği bir söz

Senin sözün

Kimsenin senin gibi bakmayı akıl edemediği bir göz

Senin gözün

Kimsenin içini seninki gibi önemli kılmayan, başka kimseye yakışmayan

Senin özün

Herkesin kendi yolunda giderken ulaştığı bir yer var ki

Bir tek o varış noktası ortak

O varış noktasına hangi adı verirsen ver

O değişmez

Sen ona istediğin ismi tak, istersen yok say

O yolculuğunun sonunda muhakkak seni karşılamak için

Orada hazır olandır.

Yurda Hal/11.12.2010 Bostancı

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı

Posted on Updated on

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı
[astrologie_horoskop.jpg]
Pozitif düşünce, Çekim yasası, Olumlama, Kuantum düşünce tekniği… İsteklerimizi tezahür ettirmek için kullanabileceğimiz birçok başlık var. Ben de tüm bu konularla ilgili 8 ki hepsi aynı konudur) kısa bir kullanım kılavuzu hazırlayayım dedim. Sonuç olarak ortaya şu çıktı:
1) Öncelikle küçük isteklerle başla. Böylece zihnini isteklerinin gerçekleşeceğine ikna edersin. Hiç bir şey başarının kendisinden daha başarılı bir etki bırakmaz zihninin üzerinde. Başarı ise hayatına yeni başarıları çeker. Böylece başlangıç adımın kolay netice verir ve daha da büyük isteklerinin gerçekleşeceğine inanır.
2) İsteklerini doğru formüller halinde evrene sunmalısın. Şimdiki zamanda istemek tek doğru kuraldır. “Ben sağlıklıyım”, “Ben zenginim”, Benim mükemmel bir ilişkim var”, Ben sevdiğim bir ortamda, sevdiğim işi yapıyorum” gibi cümleler olmalı. “…olacak”, “…sevecek” gibi cak/cek ‘le biten cümlelerden uzak dur. Aksi takdirde sadece isteme durumunu istemiş olursun ki, bu da sana sürekli isteme halinden başka bir şey getirmez.
Olmuş gibi davranmalısın. İstediğin her neyse, ona sahipmiş gibi yaşamalısın. İsteğinin gerçekleşeceğine dair olumlu bir ruh hali içinde olman önemli. Böyle davranırsan motivasyonun artar. Hayatına doğru olayları da beraberinde çekmiş olursun.
Olumsuz ekler içeren cümlelerden kendini arındır. Engel olmaya çalıştığın şeyleri andıkça onları da hayatına çekiverirsin. Enerjini sahip olmak istemediklerine değil, sahip olmak istediklerine yönlendir. Unutma korkular, korktuklarını hayatına çeker. “ hasta olmak istemiyorum” dediğin an hastalığı çekersin. Ağzından dökülen kelimelerin bilincinde ol. “Ben sağlıklıyım!” de.
Bir şeyi var etmemeyi değil, bir şeyi var etmeyi becerebiliyorsun. Bu yüzden sadece var etmek istediklerine odaklan, var etmek istemediklerine odaklandıkça içini korkuyla doldurursun.
Sakın ola, bir şeyi önlemek adına kurulmuş cümleler kullanma. Bunu yapamazsın. Tam tersini ise uygulayabiliyorsun. Demek ki yalnızca olumlu cümleler kuracaksın. Hiçbir cümlen yok etmeye yönelik olmayacak.
“Ben sağlıklıyım!” cümlesi kısa ve öz bir emirdir. Böyle bir emirle evrene hastalığına ilgilendiğini değil, sağlığınla ilgilendiğini gösterirsin.
3)İsteklerini yaz. Yazdıkça onları beyan etmiş olursun. Yazdığın andan itibaren isteğin maddeye dönüşmüştür. O senin sabit ve kesin isteğin haline gelmiştir. Yazınca isteğin sarsılmaz ve kesim bir forma bürünmüştür.
Yazılmış isteğin gerçekleştiğinde onu kolayca takip de edebilirsin. Gerçekten istediğini mi elde ettin? Yoksa onu tekrar formüle mi etmelisin? Bunu sadece yazdıysan görebilirsin. Yazarak tüm bunları uygulaman daha kolay olacaktır. Bunun için ister bir ajanda, ister bir defter kullanabilirsin.
Formüllerin kısa, öz, net ve kesin olsun. İsteklerini ne kadar doğru iletirsen, karşılığını o kadar doğru alırsın. Kısa ve öz formüller üretirken, isteğin üzerinde düşünmek orunda kalırsın ve bu sayede onun özüne inebilirsin. İsteğinin özüne inmek onun gerçekleşme süresini hızlandırır.
4) muhakkak teşekkür etmelisin. Teşekkür ederek iyi olan her şeyi çoğaltırsın, hayatına bolluk bereket gelir. Teşekkür ederek hayatını gözden geçirirsin ve hayatındaki güzel gelişmelerin farkına varabilirsin. Bu sayede elde ettiklerine ve sahip olduklarına hak ettikleri dikkati ve değeri vermiş olursun. Dikkatini neye verirsen, enerjin peşinden gider. Hayatındaki tüm iyiliklere ve güzelliklere teşekkür ettikçe dikkatin enerjin o yöne akar. Şükredeceğin, teşekkür edeceğin şeyler artar.
Teşekkür ettikçe isteğini şimdiki zamanda tutarsın. Nasıl ki duanın sonundaki “amin” duayı doğrulayan ve kesinleştiren bir şeyse, isteklerinde de teşekkür ve şükretmek aynı etkiyi yaratır. Dua etmek ya da bir istekte bulunmak birbirinden çok farklı konular değildir. Her iki koşulda da dünya üzerinde beş duyunla tanıdığın “sen”den daha yüce bir mertebeye sesleniyorsun.
Ayrıca unutma teşekkür etmek endişeleri ve korkuları ortadan kaldırır. Kendine güvenin artar. Unutma arkadaşlarından bir istekte bulunduğunda bile, daha isterken yapacağından emin bir şekilde teşekkür ediyorsun. Teşekkür ederek siparişini teyit etmiş olursun. İsteğini mühürlersin, imzalarsın.
5) Endişe etmeyi bırak ve yüreğini güven duygusu ile doldur. Endişe her zaman kesin bir istektir. Bir istekte bulunduktan sonra endişe duyarsan, evren o isteğini istemediğini düşünecek. Yani birinci siparişin isteğin iken, ikinci siparişin isteğini iptal etmen olacaktır. Her zaman başarılısın, sadece hangi isteklerinin daha baskın olduğunun farkına var. İstediğin her hangi bir şey mi, yoksa endişen mi daha baskın bir istek?
Başarıya inanmazsan başarılı olamazsın. Başarısızlığa değil, başarıya odaklan. Başarısızlığa odaklandığında da başarılı olacaksın tabii ki. Fakat bu durumda ödülün başarısızlık olacak!
6) Sessiz olmayı öğren. Bir istekte bulunduysan bunu kendine sakla, onun enerjisini kimsenin ağzına sakız etme. Sırrını saklayabilirsen onu başkalarının olumsuzluklarından, şüphelerinden, hatta kıskançlıklarında uzak tutmuş olursun. Bırak başkaları gerçekleşene kadar isteğinden haberdar olmasın.
7) İsteğini unut! Böyle yaparsan siparişini iptal edebilecek endişelerinden de kurtulmuş olursun. Ayrıca unutursan o yüce mertebeye güvendiğini de göstermiş olursun. Geçenlerde “Var mısın? Yok musun?” programına 50 Cent konuk olmuştu. Acun ona “artık çok paran var, paraya karşı yaklaşımın nasıl?” gibilerinden bir soru sormuştu. 50 Cent ise, fakir olduğu zamanlarda en çok parayı düşündüğünü, fakat insan çok paraya sahip olunca parayı değil, hayatta neler yapmak istediğini düşündüğünü söylemişti. Bu söz sana örnek olsun. Eğer zengin olmak istiyorsan zenginmiş gibi davran, paraya sahip insan (eğer bankacı değilse) zamanını parayı düşünerek geçirmez.
8) tesadüflere gözün açık olsun. Evrenin isteklerini hangi yollarla gerçekleştireceğini bilemezsin. Hatta çoğunlukla senin aklına bile gelmeyen bir yolu kullanacaktır. Gözünü, kulağını dört aç ve uyanık ol. Böyle yaparsan seni isteğine götürecek tüm bilgilere kavuşursun. Sezgilerinin seni yönlendirdiği tarafa doğru git. Sana mantıklı gelmese bile, evren sana senin tanımadığın bir yol ile ulaşmaya çalışıyor olabilir.
9) Gerçekten ne istediğini, yani büyük isteğinin ne olduğunu bulmak için çaba sarf et. Sana, senin doğana hiç uymayan bir istekte bulunmanın hiçbir mantığı yoktur. Sadece başkaları sahip diye istekte bulunma! İsteğin sana uygun olsun. Senin GERÇEKTEN istediğin bir şey olsun. Seni daha mutlu, daha sevgi dolu kılacak bir şey olsun. Her gerçekleşmiş istek senin hayatını değiştirecektir. Bu yüzden isteklerinde dikkatli ol! Onlar seni gerçekten gitmek istediğin yolda ilerleten ve yardımcı olan istekler olsun.
10) birlikten kuvvet doğar. Kendine bir arkadaş grubu edin. Bu grupla birlikte her hafta bir gün ve saat tayin et. Bir arada olmasanız bile, isteklerinizi aynı anda evrene yollayın. Bir birinizin isteklerini merak etmeyin. Sadece birlikte istemenin gücünü hissedin. İşe yaradığını göreceksin.
Sevgilerimle
Yurdahal
02.01.2009 Bostancı saat 15.16