Venüs Akrep’te

Posted on Updated on

Venüs Akrep’te 08,09,2010 saat 18:44 – 30,11,2010 arası (Venüs Retro 08,10,2010 – 18.11.2010 arası)

8 Eylül 2010’da Venüs Akrep burcuna geçti. Geçtiği anda ise ufukta Balık burcu yükselmekteydi. Venüs’ün Balık burcunun yücelen yöneticisi olduğunu dikkate alırsak, duygu ile tutkunun kol kola gezdiği, duygusal anlamda hassaslığa işaret eden kısa süreli bir süreç başlamış oluyor. Venüs’ün Akrep burcuna girdiği anda asc’ye tam bir üçgen açı ile bağlanıyor olması ise, duygularımızı ifade etmekte zorlanmayacağımızın habercisi. Hatta istersek can alıcı bir üslup kullanabilir, etkileyici olabiliriz. Akrep burcunda kendini pek de güçlü hissetmeyen Venüs, Mars’ın 15 Eylül’e kadar Terazi’de olması sayesinde, Ayın ilk yarısı zayıf kalmış yanını ortaya koymayacaktır. Ancak 15 Eylül’den itibaren Mars’ın da Akrep burcuna girmesi ile birlikte zayıflayacak, teslimiyetçi bir hal alacaktır.

Venüs’ün Akrep burcuna geçiş anında eşit ev sisteminde 9. eve düşmesi ve tabii aynı anda Balık burcunun yükselmesi gündeme 9.ev konularına Venüs etkisinde bir bakış açısı getirecektir. Bu durum inancımızı, dünya görüşümüzü, ruhsal yanımızı ön plana çıkaracak, ruhsal yanımızı keyif ve tutkuyla geliştirmemize yardımcı olacaktır. Yine de bu dönemde ruhsal öğretilere yönelirken, ayaklarınızı yerden kesmemeniz gerektiğini vurgulamak gerekir. Çünkü kolaylıkla kendimize uygun olmayan alanlara fazlasıyla girmiş bulabiliriz kendimizi. İyi sorgulamak ve mantıklı olmak gerekecektir.

İlişki açısından ele aldığımızda, Venüs’ün Akrep burcuna geçiş anında 7. Evde Başak burcunda bulunan Güneş, Ay ve Merkür ilişkiler üzerine vurgu yapmakta. Dünya horoskopunda 7. Evin burcu olan Terazi’de bulunan Satürn’ün de etkisiyle ilişkilerimizde kâh ciddi, kâh duygusal düşüncelerle meşgul olacağımızı gösteriyor.  Bu dönem bir ilişkiyi sağlamlaştırmak ya da koparmak için pek uygun bir dönem olarak görünmüyor, çünkü sürekli bir uçtan diğer uca kayan ruh halimiz alacağımız kararların dengesiz olacağını göstermekte.  İlişkilerde önemli kararlar almak için bir süre daha beklemek gerekecek.  Aynı durum ortaklıklar içinde gerekli olacak.

Eğitim, yazmak, öğrenmek de bir tutkuya dönüşebilir. Yakın çevrenizle olan ilişkilerinizde saplantılı davranışlarla karşılaşmak mümkün olabilir. Güzellik uğruna zorlayıcı ve acılı şartları göze almayı getirebilir. Başkalarının sizi beğenmesi için ayrıca içsel bir itilim hissedebilirsiniz. Çekici, cazibeli olmak önem kazanacak, hatta kendi fikrinizden çok başkalarının görüşlerine önem vermeniz söz konusu olacaktır.

Finansal konularda genel olarak başkalarının değerleri ile alakalı bir dönem. Kredi almak, borç ödemek, paranızı başka birinin yönetimine teslim etmek söz konusu olabilir. Bir şekilde başkalarının değerlerini ön planda tutmak, başkalarının şartlarını kabul etmek zorunda kalmak söz konusu olabilir.

08 Ekim -18 Kasım arası retro harekette olacak olan Venüs finansal, başkalarına güven, ilişkilerde aşırı tutkunun yanlış etkileri, fazlasıyla başkalarının duygusal güdümünde olmayı getiren bir ruh haline  girmek mümkün. Ayrıca bu dönem geçmişte yaşanan tutkulu ilişkileri de tekrar su yüzüne çıkarabilir. Bu dönemde finansal yatırımlar yapmak pek doğru olmayacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

Ay Taktikleri-Başak Burcunda Yeniay

Posted on

AY TAKTİKLERİ

Bugün Ay Başak burcunda, Yeniay fazında

07.09.2010 saat 12.54’den 09.03.2010 saat 12.02’ye kadar

Yeniay 08.09.2010 saat 13:29’da

Olumlu etkilenen burçlar: Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak

Olumsuz etkilenen burçlar: İkizler, Yay, Balık

Beslenme: Başak günleri tuz günleridir. Bu günlerde bedenimize aldığımız tuzun etkisi diğer günlerden iki kat daha fazla olacaktır. Tuzdan uzak durması gereken, tuzla alakalı sağlık problemleri olanlar, Ay’ın Başak burcunda olduğu günlerde tuz miktarını epeyce azaltmalı, hatta kullanmamalılar. Başak günlerinde genel olarak herkeste tuz tüketme eğilimi artacaktır. Bugünlerde içeceğiniz ısırgan otu çayı hem kanınızı temizleyecek hem de sinir sisteminize ve pankreasınıza iyi gelecektir.

Ayrıca Ay toprak burcundayken kök bitkileri tüketmek çok yararlıdır ( patates, havuç, kereviz gibi).

Yeniay’da bedeninizin aldığı etki sayesinde sindirim sistemi harekete geçer, beden toksin atmaya başlar. Bu dönemde tuttuğunuz orucun etkisini başka hiçbir günde bulamazsınız.

Ardından gelen Büyüyen Ay fazında bedeniniz depolamaya yönelik çalıştığı için çabuk kilo alır, ancak çabuk kilo veremezsiniz. Bu yüzden öğünlerinizi küçültün.

Sağlık: Ay Başak’ta iken sıklıkla sindirim problemleri ile karşılaşılır. Bunu engellemek için bugünlerde ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Hatta sindirim sistemini dinlendirmek için öğünlerinizin porsiyonlarını küçültmek daha iyi olacaktır.Bu birkaç gün sindirim sistemi, sinir ağı, dalak ya da pankreas ile ilgili ameliyatlardan mümkünse uzak durulmalıdır. Bitkisel çaylardan hazırlanacak kürler sindirim sisteminize iyi gelecektir. Alternatif şifa ve enerji çalışmaları denge kazanmanızı sağlayacaktır. Bağışıklık sisteminizi güçlendiren çalışmalara ve tedavilere Ay Başak burcundayken (özellikle Dolunay’a yaklaşan bir dönemde) ağırlık verirseniz, alacağınız netice daha uzun süre etkili olacaktır.

Yeniay fazında ameliyatlardan kaçınmak gerekir. Ayrıca hemen ardından gelen Büyüyen Ay fazında yaralar kapanmaz ve ameliyatlarda kan kaybı daha fazla olur. Zorunlu olmadıkça ameliyatlardan kaçınmanızda yarar vardır.

Bitkilerimiz: Bahçe ve tarlada çalışma zamanı. Ekme, budama, bakım ve bitkileri haşerelerden arındırmak için çok uygun günler.

Ev işleri: Her ne kadar başak burcu çalışkanlığı ile bilinen bir burç olsa da, Ay’ın Başak burcunda olduğu günler evde iş yapmak için uygun değildir. Ayrıca bugünlerde hazırlayacağınız konservelerin küflenme riski taşıdığını unutmayın. Başak günlerinde evinizi ancak kısa süreli havalandırabilir ve bitkilerinizle ilgilenebilirsiniz.

Günlük İlişkiler: İlişkilerde daha çok mesafe gözlenir. Ay Başak günleri genellikle sessiz ve kritik bir dönem olabilir. Kendinizi ve bedeninizi fazlasıyla dinliyor olmanız sizi en ufacık şeylerin altından sorun çıkarmanıza ya da hastalık bulmanıza sebep olabilir. Güvenilir ve beklenti içeren konuşmalar için uygun değildir. Aşırı eleştirel tavır içinde olmak ve hataları açıkça fark ediyor olmak, sorunların kolay kolay çözülememesine sebep olur.

Ay’ın Başak burcunda olduğu günlerde beden ile ruh arasındaki dengeyi bulmak çok önemlidir. Bu yüzden Yoga ve meditasyon gibi her ikisine de iyi gelebilecek ve zorlamayacak aktiviteler yararlı olacaktır.  Ayrıca kendi özel işlerinizle uğraşmak için uygun dönemdir. İş buluşmaları, toplantılar ve çalışanların işlerini düzenlemek için uygun olduğu gibi, finansal konularla ilgili planlama yapılabilir. İş ortamınızı çalışmaya daha elverişli bir hale sokmak istiyorsanız, yine bu günlerden faydalanabilirsiniz. Detay gerektiren işlerin üzerine eğilebilirsiniz, fakat detaylarla uğraşırken olayın bütününü gözden kaçırmamaya özen gösterin.

Yeniay dönemi terk etmek istediğiniz alışkanlıklarınızdan kurtulmak ve yeni başlangıçlar içinde çok uygundur.

Yeni Ay ve Dilekler: Başak burcundaki Yeniay’da iş, sağlık, günlük hayat ile ilgili konular, evcil hayvanlarla ilgili konular, sindirim sistemi ile ilgili şifa, çalışkanlık, işlere yardım ve destek ile ilgili konularda dilekte bulunabilirsiniz. Ayrıca bu konularla ilgili yeni başlangıçlar yapıp ilk adımı da atabilirsiniz.

Bugün saat 13:20 den itibaren, Yeniay dileklerim için meditasyon yapacağım. Dileyen evinde ya da iş yerinde oturduğu yerden bana eşlik edebilir. Birlikten kuvvet doğarJ

Sevgiler

Yurda Hal

Şifacının Yolu – Kâselerin Yedilisi / Duyguların Okyanusunda Yıkanmak

Posted on Updated on

Şifacının Yolu – Kâselerin Yedilisi
Duyguların Okyanusunda Yıkanmak


Duası: Zaman içinde sevdiğim ile aramdaki ilişki daha da derinleşti. Büyük Ruh, her birimizin içinde yaşadığını ve güzelliğini sergilediğini, gün geçtikçe daha fazla anlıyoruz. Şansımız/Mutluluğumuz büyük. Ayrıca birbirimizde seni keşfetmeyi ihmal etmedikçe, daha fazla mutluluk yakalama fırsatımız olduğunu biliyoruz. Birbirimize bütünlüğümüzü hediye ettikçe, senin yüceliğini fark edecek, seninle bir olacağız. Tüm rüyalarımızda sadece, seninle bir bütün olmak için çabaladığımızı görüyoruz. Hissettiğimiz her mutluluk, senin büyük birliğine alınacağımıza dair bir davetiye. Bu dünyada (maddesel dünya) kaybolmamamıza, sana doğru gideceğimiz yolda daha fazla ilham almamıza yardım et.

Öğreti: Gücün seni aşıyor. Duyguların okyanusu tarafından yıkanıyorsun. Vizyonlar sana ilham veriyor. Bir “Zirve” deneyimi yaşıyorsun. Tüm bu mutluluğu kaldırabilmek için belki de algını genişletmelisin. Algı kapılarını aç Mutluluğu korkmadan hisset. Belki dalgalar bir ara çekilecektir – Ancak tekrar geleceğini unutma.
Eğer şimdi hissettiğin sevgi dalgasının var olan tüm problemlerini çözeceğini düşünüyorsan, bir illüzyon içindesin demektir. Hayır, bu dalga, geçmişi kapatmayı başardığın için geldi. Serbest bırakıp yoluna devam ettin. Sonuçlanmamış olanları sonuçlandırdın ve seni ilgilendiren konularla ilgili bir girişimde bulundun. Bu yüzden duygu dalgası seni yukarılara taşıyor.
Bu yolu izlemeye devam et! Tadını çıkar. Güzellik ve cesaretle yaşa. Aynı zamanda şükran duy – ve şimdide ve burada ol! Gözünü şimdiki zaman doğrult ve tamamıyla sen olmaya devam et. Bu tecrübeyi kendini inkâr ederek hak etmedin.
Bu tecrübe sen kendin olduğun için sana ödül olarak verildi. Kaybedecek bir şeyin olmadığı için kendin olmana izin vermiştin. Bu derinlemesine hayatı yaşamaya devam et. Bir bütün olmaya ve sağlıklı olmaya özen göster. Korkuların yüzünden özünün bir parçasını inkâr etmeye kalkma! Bunu yaparsan çok güzel duygularının tehdit altında kalmasına sebep olursun. Şimdi yaşadığım duygu seli, sen kendin olmaya cesaret ettiğin her an seni ödüllendirmek için hazır olacak. Bu çok heyecanlı bir dönem! Yoluna sen olarak devam et!

Sevgiler
Yurda Hal

Şifacının Yolu / 7– Savaşçı

Posted on Updated on

Şifacının Yolu
7– Savaşçı

Kartın anlamı: Dinginlik ve başarı
Kartın geleneksel adı: Araba

Şifacının enerjisi: Savaşlarda zafer kazanmak

Olumlaması: “ Ben tanrısal planın gerçekleşmesi için var olan güç merkeziyim. Tanrısal plan hedefe odaklı bir şekilde benim içimden etki eder. İçimde var olan en yüce olanı kararlı bir şekilde takip ettiğim için, zaferlerle dolu hayatı ifade edebilecek güçle donatılıyorum.”

Kart konuşuyor: “ Ben eve dönüş yolunda olan bir savaşçıyım. Beni aranın üzerinde ya da atın üzerinde görüyor olman bir şey değiştirmez, beni içimdeki arzunun gücü taşıyor. Ben hayatımın efendisiyim ve onu kendim yönlendiriyorum. Kendini bende gör! At ya da araba… bunlar yalnızca senin ruhsal disiplinin. Bunlar yalnızca senin varlığını bedenleştiriyorlar. Bunlar sayesinde içsel gücünün/yaratıcının büyük planını dış dünyada yönetiyorsun. Şimdiye kadar bir’den altı’ya kadar olan kartların enerjilerini öğrendin. Şimdi ise hayatının dizginlerini kendi ellerinde tutuyorsun. Kendini “Şoför koltuğunda” ya da “dümenin başında “ hissediyorsun. Sen de benim gibi “ iç sesin bir öğrencisi”sin. Kendi ışık şehrinin duvarlarını inşa etmek için kendi sezgilerini takip ediyorsun. Hem içsel, hem de dışsal hayatta bilgilisin ve sükûnetle ve egemen bir tavırla işine koyulabilirsin. Başarılarına sevin! Artık tekerlekler neredeyse kendinden dönüyor! Öyle güçleri harekete geçirdin ki, bunlar her zaman girişiminin temelini oluşturacaktır.
Birçok savaştan galip çıktın. Şimdi, bu kadar yol aldığın için teşekkür etmelisin. İçinde ulaştığın içsel güveni hisset! Süzülerek bu güven duygusuna doğru hareket et!
Daha da yukarılara yükseliyorsun- ancak unutma: Her zaman kendi yolunda gitmelisin! Kendi gücünün kalkanını tutmaya hazır ol, böylece karşına çıkabilecek bir sonraki zorlukta, kendini ikilemlerinden koruyabilirsin. Böyle bir durum gerçekleştiğinde sakin ol ve kendine zaman tanı. Şimdiye kadar neler elde ettiğini hisset. Muhakkak sağlam bir zemine ulaşacaksın- bunu bilmelisin!”
Öz çalışması: Başka insanlara ne kadar güç teslim ettim? Kendi kendime bakabilir miyim? Çocuklarımı kendim yetiştirebilir miyim? Giysilerimi kendim üretebilir miyim? 10 kilometre yürüyebilir miyim? Tek başıma kalabilir miyim ve tek başıma kendimi iyi hissedebilir miyim? Bütün bir gün boyunca sigarasızlığa dayanabilir miyim? Peki kahvesiz? Yemeksiz? Arabasız? Giysisiz? Makyajsız? Parasız?
Alıştırma: Şimdiye kadar hep başkalarına bıraktığınız bir görevi/ sorumluluğu üstlenin.

Meditasyon: içsel olarak şimdiye kadar neler elde ettiğinizi gözden geçirin. Yine içsel olarak başarılarınıza ulaşmak için ne kadar yol almanız gerektiğini gözden geçirin. Tüm bunları gözden geçirirken, zihninizin yenilgilere odaklanmasına izin vermeyin.

Renkler: Canlı sarı turuncular ruhunuzun ve varlığınızın gücünü temsil eder. Başarının elbisesini giyin.

Sevgiler

Yurda Hal

Balık Dolunay

Posted on Updated on

AY TAKTİKLERİ

24,08,2010 saat 17,12 – 27,08,2010 saat 05:50 arası Ay Balık Burcunda Dolunay fazında
Balık Burcundaki, Dolunay 24,08,2010 saat 20:04’te gerçekleşiyor.

Olumlu etkilenen Burçlar: Boğa, Yengeç Akrep, Oğlak, Balık
Olumsuz etkilenen Burçlar: İkizler, Başak, Yay

Beslenme: Genel olarak bu günlerde beden karbonhidrata ihtiyacı duyar. Tatlı tüketimi fark edilmeden artar. Şeker problemi olanlar bu birkaç gün dikkatli olmalılar. Tahıl ürünleri ve yaprak bitkiler ağırlıkta tüketilirse, bedenimize iyilik etmiş oluruz.

Ancak Dolunay’da Oruç tutmak daha faydalıdır.

Dolunay fazına kadar bedeniniz depolamaya yönelik çalıştığı için çabuk kilo alır, ancak veremez. Öğünlerinizi küçültün. Dolunay’ın hemen ardından ise beden kilo vermeye , toksin atmaya yönelik bir sürece geçer. Bu sayede 14 günlük bir zayıflama kürüne başlayabilirsiniz.

Sağlık: Ay Balık’ta iken Özellikle nikotin, alkol, keyif verici maddeler ve kafein bedenimize diğer günlere oranla daha fazla zarar verir. Şifalı bitkilerle hazırlanmış ayak banyosu ve ayak masajı çok iyi gelecektir. Ancak nasır, siğil gibi problemleri tedavi etmek için Küçülen ay fazını tercih etmelisiniz. Şu an içinde bulunduğumuz faz buna uygun değildir. Ayrıca ayak bölgesinde Ay Balık günlerinde zorunlu olmadıkça ameliyatlardan uzak durmak gerekir. Pedikür ve ayak bakımı için doğru zamandır. Özellikle büyüyen Ay Balık fazlarında yapılan pedikür, ayak tırnaklarınızın daha sağlıklı ve sağlam büyümesine sebep olacaktır.

Dikkat:
Dolunay fazında yaralar kapanmaz ve ameliyatlarda kan kaybı daha fazla olur. Zorunlu olmadıkça ameliyatlardan kaçınmanızda yarar vardır.
Dolunay fazı ve balık burcu birlikte, keyif verici maddelerin (tütün, alkol, v.b.) zararlarını kalıcı hale getirmeye elverişli şartları yaratır. Birkaç gün bile olsa bedeninizi bu gibi zararlılardan koruyun. Tabii ayrıca bu Balık burcundaki Dolunay ile birlikte bağımlılıklarınızdan da kademeli bir şekilde kurtulabilirsiniz. Bağımlılığınız ne olursa olsun (yeme / içme, alkol, sigara, tatlı, ilişki) Dolunay’dan itibaren azaltmaya başlayabilir, ardından gelen Başak burcundaki Yeniay’da ise tamamen bırakabilirsiniz. Balık burcu bağımlılıklarla alakalı iken, Başak burcu da sağlıkla alakalıdır. Bu iki burcun birbirini destekleyen özelliği sayesinde iradenize sahip olmak daha kolay olacaktır.

Bitkilerimiz: Yaprak günleridir. Bitkileri ve çiçekleri sulamak için çok uygun. Yapraklarından faydalanılacak bitkileri toplamak ve ekmek için doğru zamandır. Dolunay özellikle şifalı bitkileri toplamak için çok doğru bir zamandır. Mesela bugün toplayacağınız nane her zamankinden daha fazla şifa etkisine sahip olacak ve aromasını uzun süre koruyacaktır.

Ayrıca yapraklı bitki çayları içmeniz faydalı olacaktır.

Ev işleri: Su günleri çamaşır yıkamak için uygundur, özellikle Dolunay’ın ardından, yani Ay küçülürken daha da iyi sonuçlar alınır. Gıdaları saklamak ve konserve için uygun değildir.

Günlük İlişkiler: Aile ve ikili ilişkilerde duygular ön planladır. Uyum ve anlayış hakimdir. Güvende olma arzusu artar. Hem Balık burcunun, hem de Dolunay’ın etkisiyle, özellikle Dolunay günü meditasyon yapmak, içe dönmek ya da dua etmek için özel bir gündür. Balık günlerinde diğer günlerden daha dingin ve huzur içinde içinize dönebilirsiniz. Sinemaya gitmek ya da yüzmek bugünlerde size ayrıca keyif verebilir.

Baş başa geçirilecek akşam yemeği ikili ilişkilerde çok etkili olabilir. Ancak yine de Balık enerjisi kendi başına kalma ve kendisi ile ilgilenme duygularını da ön plana çıkarabilir.
İş hayatında analitik işler, anlaşmalar ve konuşmalar için uygun değildir. Ancak hayal gücünüzü ve yaratıcılığınızı bolca kullanabilirsiniz.

Dolunay aslında dilek dileme zamanı değil, bir önceki Yeniay’daki dileğimizin revize edilme zamanıdır. Yani Aslan burcundaki Yeni ay’da ne dilediyseniz, Dolunay saati zihniniz onunla meşgul olsun. Olumlamalarınızı gözden geçirip tekrar düzenleyebilirsiniz. İsteğinizle ilgili bir gelişme oldu mu? Dileğinize yaklaştığınızı hissediyor musunuz? Belki de dileğinizden vazgeçtiniz. Eğer vazgeçtiyseniz, şimdi yerine yeni bir dilek koyabilirsiniz.
Ayrıca Balık burcundaki Dolunay’da kıza zamanda ortaya çıkmayı arzuladığınız, göz önünde olmayı hedeflediğini ve aynı zamanda ruhsallığı içeren konularla alakalı dilekler için uygundur.

Ayrıca Balık burcunun teslimiyet, vermek ve paylaşmakla alakalı olduğunu unutmayın. Bu dolunay’da uzatacağınız yardım eli kat kat bereketli; Dolunay gibi içi dolu çoğalmaya hazır bir verime sahip olacaktır. Kısacası bugün hayır yapmak çok farklı olacaktır.

Sevgiler
Yurda Hal

24,08,2010

İstekler-İstekler-İstekler

Posted on Updated on

İstekler-İstekler-İstekler

İstekler ile ilgili sorular soran birçok mail alıyorum. Bu tür sorusu olan arkadaşlara destek olması amacıyla  maillerden birine verdiğim cevabı, burada, biraz daha genişleterek  yayınlamak istiyorum.

İsteklerimize ulaşmak için öncelikle niyetimizin sağlam olması çok önemlidir. Yani GERÇEKTEN istemeliyiz. İstediğimize kavuşacağımıza dair isteğimiz tam olmalıdır. Tabii istedikten sonra, isteğimizin gerçekleşeceği süreyi de etkileyen bir çok faktör var. Bu faktörlerin en başında yine gerçekleşeceğine olan inancımız geliyor. Bunun dışındaysa çevresel faktörler ve özümüze bağlı faktörler söz konusu. Çevresel  faktörlerin uygun hale gelmesi ve bizi isteğimize yöneltmesi için özsel faktörleri ele almamız gerekiyor.

Bedenimizin her hücresinin, her atomunun, zihnimizin her düşüncesinin muhakkak üst frekanslarda titreşmesi önemli. Bu yüzden bedenimize iyi bakmalı, doğru beslenmeli, zihnimizi ise olumsuz düşüncelerden arınmış bir hale getirmeliyiz. Bu çalışmalar özümüzün frekansını artırdıkça, çevresel faktörler de ona uygun bir şekle bürünecektir.

Yaşadığımız yeri örnek alalım; koca bir şehir olsun ya da küçük bir kasaba hiç fark etmez. Birçok yaşayanın arasında her birimiz sadece bu insanların bir kısmını tanırız. Kalanından ise bihaber yaşarız. Tanıdıklarımız, bir şekilde bağlantıya geçtiklerimiz, bize özümüzü yansıtan insanlardır. Yani biz hangi frekanstaysak, onlar da o frekanstadır. Diğerleri, yani hayatımızda yer almayanlar  ya bizden daha düşük ya da daha yüksek frekansa sahiptirler. Demek ki Özümüzün frekansını yükseltmek hem kendimizi, hem de çevremizi olumlu etkileyecektir.

Özümüzün frekansı yükseldikçe, çevrenize olumlu bir titreşim yaymaya başlarsınız. Bu olumlu titreşim etrafınızdaki her insana, her nesneye ulaşır. Bu titreşimin ulaştığı kişi, bizim frekansımızla birlikte yükselmek istiyorsa, bizden alacağı titreşimle birlikte kendisi de yükselmek isteyecektir. Yok olduğu yerden memnunsa, yavaş yavaş hayatınızdan çekilecektir. Yavaş, yavaş; çünkü enerjilerimiz birbirine kendine benzetmeye çalışır, yani karşımızda düşük enerjili bir insan varsa o bizi aşağıya çekmek isteyebilir. Israrla olumlu halimizi korumak için çalışmalıyız. Ancak bu şekilde enerjimiz düşmez.

Biz özümüz için gerekli çalışmaları yaptıkça frekans düzeyi bizden yüksek olan insanları hayatımıza çekmeye başlarız. Üst benlikler arası iletişim kurulur. Biz illa ki bunun farkında olmayız. Bu iletişimin hayatımızda “tesadüf” ya da “mucizevi” gelişmeler sağladığını fark ederiz yalnızcaJ Oysa hepsi üst benlikler arası hazırlanmış bir düzendir. Son zamanlarda tekrar James Redfield’in kitaplarına yönelmem bana bazı şeyleri tekrar hatırlattı. Özellikle “Shambala’nın Sırrı” adlı kitabı  çok faydalı oldu.

Şimdi bazı maddeler sıralayacağım. Bu maddeler sayesinde isteklerimize, daha doğrusu bizi mutlu edecek hayata ulaşmamız daha kolay olacaktır.

1)     Her sabah uyandığınızda önceden hazırladığınız bir olumlamayı kendinize okuyun. Ardından aynada kendinize bakarak “seni seviyorum” deyin.

2)    Yediklerinize ve içtiklerinize dikkat edin. Kırmızı eti (olabiliyorsa vejetaryen olmak da iyi bir çözümdür), kahveyi, normal çayı ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın. Mümkünse canlı gıdalarla (çiğ sebze/meyve/filizler) beslenin, yani mümkün oldukça çiğ sebze tüketmeye özen gösterin. Kuruyemişlerden faydalanın. Süt ürünlerinden uzak durun. Bunu beslenme düzenini hayatınıza tamamen sokmak zor olabilir, ancak günün bir ya da öğününde bu kurala dikkat edin. Bu sayede bedeninizin enerjisi de canlı kalacaktır. PH değeri 7’den yüksek su tüketin. Bedeninizi asit seviyesini azaltın. – Tüm bu saydıklarımı dönemsel olarak bile yapmanız, enerji seviyenizi artıracak, daha canlı ve mutlu olmanızı sağlayacaktır.

3)    Gün içinde aklınıza her geldiğinde başınızın tepesinde bir altın ışık hüzmesinden size enerji aktığını ve bu enerjinin bedeninizi doldurup ardından etrafınıza yayıldığını imgeleyin. Işığın yayılma alanını genişletebildiğiniz kadar genişletin. Bunu yaparken gülümseyin. ( tüm bu çalışma sadece birkaç dakika olabilir)

4)   Zihninizden geçen düşünceleri sürekli kontrol edin. Gerek kendinizle, gerek başkaları ile ilgili aklınızdan geçen veya ağzınızdan kaçan herhangi bir olumsuz düşünce ya da cümlede “İPTAL” deyin.

5)     Herhangi birine karşı kırgınlık, korku ya da öfke hissettiğinizde, o kişinin yüksek benliğine ulaşmaya çalışın, o kişinin de bu dünyaya bir deneyim yaşamaya geldiğini ve her davranışının bu doğrultuda olduğunu anlamaya çalışın. Her insan sergileyebileceği en iyi davranışı yerine getirebilir. Bu yüzden ondan başka türlü davranmasını beklemeyin.

6)   Herhangi biri hakkında “Başarısız!”, “Beceriksiz!”, “Tembel!”, “Zaten hiçbir işi beceremez!” gibi düşünceler aklınızda belirdiği an “İPTAL!” deyin. Çünkü bu düşünceleri siz ne kadar kolay sarf ederseniz, sizin için de başkaları o kadar kolay sarf edecektir. Hele hele ağızdan bu tür cümlelerin çıkmasına kesinlikle izin vermeyin!

7)    Dileğinizin öncelikle sizi mutlu edecek bir şekilde gerçekleşmesini istemelisiniz. Mesela iş ile ilgili olumlamanız şöyle olabilir: ” Ben istediğim bir işte çalışıyorum. İşim beni mutlu ediyor ve ihtiyacım olandan çok daha fazla kazanmamı sağlıyor. Çalışmak ve bir iş sahibi olmak beni çok mutlu ediyor” Bu olumlamayı her sabah tekrarlayabilirsiniz.

Ayrıca; ümidinizi kırmayın isteyin. Bol bol şükredin, dua edin. Allah’tan yardım istemekten çekinmeyin. Yukarıda saydıklarıma da dikkat ederseniz, bedensel ve ruhsal titreşiminiz yükselecektir ve isteklerinize ulaşmak daha kolay olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

23,08,2010

Ağustos 2010

Posted on Updated on

Ağustos 2010

Ağustos ayı yazısını yazmaya biraz geç kaldım, ancak yine de fırsatını bulmuşken, bu ay bizleri neler beklediğine dair bir şeyler yazsam fena olmayacak hissindeyim.
Ağustos’un 9’una geldik ve hepimiz ayın ilk 9 gününün zorlu geçtiğini biliyoruz. Ben bu son 9-10 gündür duyduğum kadar çok siren sesini (Ambulans / Polis)her halde hiç duymamışımdır.
Peki, geçtiğimiz günlerde etkisi zayıflayan ve ayın ilk günlerinde art arda darbe alan Mars’a da bir göz atsak fena olmaz. Çünkü Mars, hayatımızda enerjimizi kullanabilmemizi sağlayan gezegendir. Bedensel enerjimizi, hedefe ulaşma arzumuzu, yaptırım gücümüzü gösteren Mars’ın 30 Temmuz’da Terazi’ye girmesi, onun gücünü epey zayıflattı. Bu durumda güç ve performans beklediğimiz Mars’tan isteğimizi alabilmemiz tabii ki çok zorlaştı. Bu yüzden güç ve efor gerektiren, yaptırım gücü isteyen işlerden 15 Eylül’e kadar uzak durmak mantıklı olacaktır. Bir de Ağustos Ayının ilk günlerinde Önce Uranüs karşıtlığı, ardından Satürn kavuşumu ve onun arkasından aldığı Jüpiter ve Pluto karesi, Mars’ın o zayıflamış dominant gücünü daha da sarsarak azalttı. Bitkiniz kısacası, zorlayıcı işlerin üstesinden gelecek enerjimiz kalmadı.
Bir de şu açıdan bakalım Mars’ın durumuna; astroloji de ilişkilerde eril gücü temsil eden Mars, hem aldığı zayıflatıcı Terazi etkisi, hem de ağır gezegenlerin darbesi ile ilişkilerimiz üzerinde de olumsuz etkilerini gösterecektir. Önemli problemlerimizin çözülmesi de gerekebilir. Bu yüzden ilişkilerimizde yaşanabilecek gerginlikleri fazla zorlamamalı, rölantiye almalı ve mümkünse çözüm daha sonraya bırakmalıyız.  İlişkiler açısından bizi zorlayabilecek bir diğer durum ise, şu an içinde bulunduğumuz Venüs / Satürn kavuşması dır.(08-10 Ağustos etkili) bu açı dişil enerjinin de huzursuzluğunu göstermekte.
Ayrıca önce Mars, ardından Venüs her ikisi de gökyüzündeki zorlayıcı T-kareyi tetiklemekte ve bu T-karelerin zorlayıcı enerjilerini de ilişkilerin üzerinde toplamakta. Genel olarak bu hava ses tonlarımızın kolay yükseleceğini vurguluyor.  Hızlı gezegenlerin tetiklemesiyle harekete geçen ağır gezegenlerin sert açıları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan her zaman zorlamıştır, bu yüzden bazı sonlanmalara da hazırlıklı olmmızk gerekebilir.
Bir süredir hayatımızın temeline yerleşmiş ve uzunca bir süre bize eşlik edecek bu açıların enerjisine kendimizi alıştırmalıyız. Çünkü bu açılar sayesinde önemli değişim dönüşümler gerçekleşecektir ve biz de ancak esnek olursak bunlara uyum sağlayabiliriz.
10 Ağustos’ta Aslan burcunda Yeni Ay gerçekleşecek. Yeniay haritasında Aslan yükseliyor ve Yeniay’da  1. Eve denk geliyor.  Yeni Ay’ın hem Aslan’da hem de 1. Evde olması, onun Ateş enerjisini daha da artırıyor.  Önümüzdeki bir ay süresince temel ilgi odağımız, kendimiz olmalıyız. Gerçekten ne istediğimizi, neyi iyi yapabildiğimizi, kendimizi geliştirmek için neye ihtiyacımız olduğunu, hangi kişisel eksikliklerimizi tamamlamamız gerektiğini, özgüvenimizi nasıl daha yukarıya taşıyabileceğimizi sorgulamalıyız.
Yeniay haritasında Güneş, Ay ve Asc’nin birbiriyle kavuşmuş ve başka bir gezegenle açısal bağlantı içinde olmaması, bu aralar başkalarını anlamakta da zorlanabileceğimizi göstermekte. Daha doğrusu, kimse ile gerçek anlamda ilgilenmek istemeyecek, kendi enerji alanımızın dışında kalan konularla gerçek bir bağlantı içinde olmayacağız. Bu dış dünya ile bağı kesen duruma karşı dikkatli olmalıyız, çünkü kendi dünyamızın dışında gerçekleşen önemli değişimleri kaçırmamız söz konusu olabilir ve gerçek hayatla bağlantıya geçtiğimizde zorlanabiliriz.
Gelelim 09 – 31 Ağustos  açılarına:
10 Ağustos 2010 Venüs  Jüpiter karşıtlığı ve Venüs Pluto karesi: Bir yandan çevreyi olumlu  etkileme, bulaşıcı bir iyimserlik enerjisinin oluşması, karizma, olayları olduğu gibi kabul etme olgunluğu gibi iyi özellikler verirken, diğer yandan hedeflerin fazla yüksek tutulması, aşırı keyif düşkünlüğü, savurganlık gibi iyi olarak değerlendirilmesi ruh halimize bağlı etkiler de getirir.
10 Ağustos 2010 saat 06,09’da Aslan burcunda Yeniay:  Dilekler ve yeni başlangıçlarla ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Bunun dışında Yeniay’da kendi içine dönmek, meditasyon yapmak, oruç tutmak çok iyidir. Her Yeniay eski olandan vedalaşıp, yeni olana kucak açma seremonisidir.
20 Ağustos 2010 Güneş Neptün karşıtlığı:  Rahatlamak, ruhu dinlendirmek, sanat ve müzikle ilgilenmek, spritüel konularla uğraşmak için iyi etkiler taşırken, ağır işler, yeni başlangıçlar, temel atma, iş yeri açma gibi girişimler için kötü etkiler taşımaktadır.
20 Ağustos 2010 Venüs Mars kavuşumu: Duyusal anlamda etkili, tutkulu aşkı körükleyen özellikler taşıyor. Sevdiğimiz konulara, nesnelere ve kişilere eğilimli olmamızı sağlıyor. Sanatsal ve kültürel faaliyetlerin tadını çıkarmamızı sağlıyor. Tabii aynı zamanda abartılı sanat ve zevksizliği de körükleyebilir. İlişkilerde bugüne denk gelen ilk karşılaşmalar sorgulanmalıdır. Gelip geçici olabilir.
20 Ağustos 2010-13 Eylül 2010 arası Merkür geri harekette:  Masamızın üzerinde birikmiş işleri toparlayacağımız bu dönemi ,bir süredir biriktirdiğimiz iş görüşmelerini halletmek için de kullanabiliriz.  Gecikmiş maillerimizi cevaplayabiliriz. Ayrıca daha önce hallettiğimiz bazı işlerimize de şöyle bir göz gezdirebiliriz, çünkü önceden yaptığımız hataları, şimdi daha çabuk fark ederiz. Ancak, yeni bir anlaşma sözleşme ya da kontrat imzalamak için bu sürenin bitmesini beklemeliyiz. Ayrıca teknik sorunlara, ulaşım problemlerine anlaşmalardaki gecikmelere hazırlıklı olmalıyız. Merkür retrodan birkaç gün önce cep telefonu rehberimizi ve pc’mizi yedeklemeyi unutmamalıyız.
26 Ağustos 2010 Güneş Pluto üçgeni: Hayatımızda gerçekleşen ve bizi yakından ilgilendiren olayları şimdi daha iyi anlayabiliriz. Çünkü bu olayların aydınlık ve karanlık tarafları açıkça ortaya çıkacaktır.  Ayrıca bu açının şifacılık yanımızı da tetikleyebileceğini ve kendi kendimize kolaylıkla iyileştirici enerji vermemizi sağlayabileceğini söyleyebilirim. Bir de hayatımızda içsel olarak anlayamadığımız bir konu varsa, bugün bu konuya odaklanarak meditsayon ya da başka bir içe dönüş çalışması yapabilir, sorularımızın cevabının günlük akış içinde bize gelmesini sağlayabiliriz. Gelen cevapları anlamak için farkındalığımızı artırmalıyız. Yani telefonumuz çaldığında onu açmalı, birden aklımıza düşen bir arkadaşımızla irtibata geçmeli, yan masada konuşulan ve kulağımıza ısrarla çalınan bir konunun üzerine gitmeliyiz. Hayatı akışa bıraktığımızda ihtiyacımız olan cevaplar önümüze çıkacaktır.
Sevgiler
Yurda Hal/ Bostancı 09 Ağustos 2010 15:35