tutulma

Galaksi Rehberi 20 Ekim – 26 Ekim 2014 Haftası

Posted on Updated on

images0T5O5T4Z

Haftanın Öne Çıkan Açıları

  • Venüs Mars sekstil açısı 19-21 Ekim arası (20 Ekim saat 08.04)
  • Merkür Jüpiter sekstil açısı 19-21 Ekim arası (20 Ekim saat 23.25)
  • Güneş Akrep burcuna geçiyor 23 Ekim saat 14.57
  • Akrep Burcunda Yeni Ay ve Güneş Tutulması 24 Ekim saat 00.56’da
  • Güneş Venüs kavuşum açısı24-26 Ekim arası ()
  • Mars Oğlak burcuna geçiyor 26 Ekim saat 12.42’de

Akrep güneş tutulması 2014

 

Haftanın Ay Hareketleri

  • 19.10.2014 saat 02.07’de Ay Başak burcuna geçiyor küçülen fazda
  • 21.10.2014 Saat 06.29 – Saat 14.11 arası Ay Başak’ta boşlukta
  • 21.10.2014 Saat 14.11’de Ay Terazi burcuna geçiyor küçülen fazda
  • 23.10.2014.Saat 23.52 – 24.10.2014 Saat 00.09 arası Ay Terazi’de boşlukta
  • 24.10.2014 Saat 00.09’da Ay Akrep burcuna geçiyor Yeni Ay Fazında
  • 24.10.2014 Saat 00.56 Akrep burcunda Yeni Ay ve Güneş Tutulması
  • 25.10.2014 Saat 19.11 – 26.10 2014 Saat 06.39 arası Ay Akrep’te boşlukta
  • 26.10.2014 Saat 06.39’da Ay Yay burcuna geçiyor büyüyen fazda                                   

Haftalık Astrolojik Etkiler

Genel: Samimiyet ile yüzeysellik birbirinden ayrılıyor. Bu haftanın en önemli etkisi hiç kuşkusuz Akrep burcunda gerçekleşecek olan Güneş tutulmasıdır. Öncelikle şunu söyleyebilirim: Yaşayacağımız Güneş Tutulması haritası, 15 gün önce yaşadığımız Ay tutulması haritasından daha ılımlı açılara ve etkilere sahip. Yine de bu onun etkisini ortadan kaldırmıyor.

Tutulmalar her zaman Ay düğümlerine yakın konumda gerçekleştiğinden, genellikle Ay düğümleri ile aynı burçlarda gerçekleşirler, ancak bazen tutulmalar bir önceki veya bir sonraki burca denk gelebiliyorlar. Tıpkı bu tutulmada olduğu gibi! Akrep-Boğa tutulmalar (Ay Düğümleri) hattını geride bırakmış ve Terazi-Koç hattına gelmiş olmamıza rağmen, Akrep burcunda bir parçalı Güneş tutulması yaşayacağız. Venüs’ün de tutulmayla kavuşuyor olması bu tutulmayı daha da enteresan hale getiriyor. Bu kadar teknik terim yeter sanırım. Şimdi gelelim bu etki bize neleri anlatıyor.

Bu ilginç astrolojik gösterge İlişkinin (ilişkilerin) yüzeysel ve görünen kısmının yanı sıra derinindeki duygularının önemini vurguluyor. Kelimelerde, ifadelerde muhabbet dorukta görünebilir, ancak derinde yatan duygular ne? İlişkiler samimiyet, içten gelen bir yakınlık, tutku barındırıyor mu? Yoksa ortada sadece yüzeysel bir ilişki mi var?

Açıkçası ilişkilerimizi bu samimiyet ve içtenlik çerçevesinde gözden geçirmemizi sağlayan koşullar veya duygusal sorgulamalar gündeme gelebilir.

İlişkiler açısından tutulma haritasına baktıkça bir senaryo daha aklıma gelmiyor değil: Diyelim ki, bir süredir bir ilişki yaşıyorsunuz (uzun ya da kısa fark etmez) ve bu ilişki genel olarak yaşam tarzınıza, koşullarınıza ve bugüne kadar sergilediğiniz ilişki tablonuza çok uygun. Öte yandan gerçekte içinizde başka birine karşı çok özel duygular hissediyorsunuz. Bu kişi toplumsal olarak sizin çevrenizin beklentileriyle düşmediğini düşündüğünüz biri veya yaklaşmaya cesaret edemeyeceğiniz biri, yaş ve/veya statü farklılıklarıyla açılmaya cesaret edemediğiniz biri vs. olabilir. İkilemdesiniz; bir görünürde olan ilişki durumunuz var, bir de içinizde yaşadığınız ve açığa çıkarmaya cesaret edemediğiniz bir platonik durumunuz var. Aranızda kendini böyle bir senaryo içinde hisseden varsa, dikkatli olsun; çünkü bu hafta ve önümüzdeki hafta her şey değişebilir. Her şey alt üst olabilir. Duygular saklanamaz hale gelebilir.

İlişkinizde samimi duygular varsa, o zaman daha derin duygular devreye girebilir ve belki de çok güzel gelişmeler yaşanabilir. Her hâlükârda sevgi ve yakınlaşma bu hafta hayatımızda yerini alacak.  Ayrıca kıskançlık, tutku gibi alt başlıklar da bu tutulmanın teması olabilir.

Yalnız yaşayanlar ani ve beklenmedik bir aşka hazırlıklı olsunlar. Her an çok tutkulu bir ilişki yaşayabilirler. Aşk temalarında çekim gücü bu hafta çok kuvvetli!

Bir diğer konu ilişkilerde para teması olacaktır. Özellikle evlilik ve ortaklıklarda ortak bütçe kavramının fazlasıyla irdelenmesi mümkün.

Astrolojide Akrep burcu deyince akla gelen temalardan biri de ölümdür ve ölüm temaları da doğal olarak bu tutulmada dikkat çekecektir (Tutulmanın etkisinin yaklaşık 2 hafta öncesinden başlayıp iki hafta sonrasına sarkabileceğini düşünürsek son dönemlerde çeşitli ölüm haberleri gündeme geldi. Özellikle sosyal medyada günlerdir konuşulan intihar videosunu tutulma temasıyla uyumludur. Genel olarak intiharı sevdirmesinden korkulduğunu yazarsam çok yanlış olmaz. Akrep’teki tutulmanın Venüs’le kavuşmasını çok iyi anlatıyor ne yazık ki!)

Önümüzdeki iki hafta hayatımızın bazı alanlarında bir dönemin sonlandığını ve yeni bir dönemin başlamaya hazırlandığını hissedeceğiz. İçinizde böyle bir sonlanma duygusu oluşuyorsa, bu duygunun hangi konularla alakalı olduğunu anlamaya çalışın, çünkü Kasım sonuna kadar değişimin gerçekleşmesi olasıdır.

Yine Akrep burcunun bir diğer teması olan cinselliğe vurgu bu tutulmada çok belirgindir. Üreme organları veya cinsellikle alakalı gerek fiziksel, gerek se psikolojik tedaviler tutulma sonrası daha fazla yanıt verecektir.

Finansal anlamda tutulma zamanında risk almamak gerekir. Tutulmalar bize yeni perspektifler sunarlar. Eğer bazı yatırımlar yapacaksak tutulma sonrasını beklemek daha doğru olacaktır.

 *-*-*-*-*

Yine bu hafta tutulma sebebiyle (tutulma anındaki astrolojik etkileşimler) bu hafta aklımızdan geçenlere çok dikkat etmeliyiz. OL’durma gücümüz her zamankinden daha fazla olacak. Olumlu düşüncelere ağırlık vermeye çalışmalıyız.

*-*-*-*-*

Kısa program astroloji dersleri hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/2014/09/23/yildizlarin-dilini-ogreniyorum-yuz-yuze-ve-uzaktan-egitim-8-hafta/

Uzun program astroloji dersleri hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/2014/09/23/yurda-hal-ile-astroloji-dersleri-2014-2015/

*-*-*-*-*

Tutulma zamanı aynı zamanda bir Yeni Ay ve Yeni Ay’lar dilek zamanıdır. Tutulmaya denk gelen Yeni Ay’da dileklerimizi tutulma saatinden en az 30 dakika sonra dilemeli veya niyet etmeliyiz. Bu durumda niyet saatimiz 24 Ekim saat 01.30’dan sonra olmalıdır. Tutkuyla niyet ettiğiniz her dileğe uygun olan bu Yeni Ay’da ne dileyeceğinize siz karar verin.

Tutulma anında yerde Bağdaş kurup meditasyon yapmak (içe dönmek) iyi gelebilir, çünkü Akrep teması hem kundalini aktivasyonuna, hem de içe dönmeye çok uygun enerjiyi açığa çıkaracaktır.

Diekte bulunurken de kullanabileceğimiz Mudra’lar vardır. Mesela aşağıda resmini paylaştığım KUBERA Mudra genel olarak bir dilekte bulunduğumuzda dileğimizi destekleyen bir Mudra’dır. . Ben dilekte bulunurken her iki elimle de bu Mudra’yı yapıp dilekte bulunurken baş, işaret ve orta parmağımı birleştirdiğim noktalardan 3 kere sıkar ve bırakırım. Hatta acil dileklerimde de bu Mudra’yı sık sık kullanırım.

kubera

 

*-*-*-*-*

Astroloji Danışmanlığımız hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Regresyon Çalışmalarımız hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/ayda-ersanla-regresyon/

*-*-*-*-*

Gün Gün Astrolojik Etkiler:

20 Ekim 2014 Pazartesi: Bugün Venüs Mars sekstili ve Merkür Jüpiter sekstili  ve Ay Satürn sekstili günümüzün enerjisini yükseltiyor. Her ne kadar günlerden Pazartesi de olsa gönül meselelerinin ön planda olacağı bir gün gibi görünüyor. Genel olarak el attığımız işlerin iyi sonuçlar vermesi mümkün, çünkü günün enerjisi bizleri epeyce destekliyor. Ancak sekstil açılar kendiliğinden harekete geçmezler. Biz eylemi yaparız ve eylemlerimiz bu güzel sekstiller tarafından desteklenir. Akşam saatlerinde daha sistematik düşünebilen, plan program yapabilen tarafımız iş bitirici olmamıza yardımcı olacak.

21 Ekim 2014 Salı: Açıkçası günün ilk yarısı pek de iç açıcı değil. Ay Mars açısı genel olarak gergin ve huzursuz olabileceğimizi veya kaza risklerine açık olduğumuzu anlatıyor. Gereğinden fazla çaba sarf edecek, buna rağmen istediğimiz sonucu almakta zorlanacağız. Öğleden sonra ve akşama doğru biraz daha dingin bir atmosfer var. İnsani ilişkiler akşam saatlerinde daha ılımlı ve yolunda olacaktır.

22 Ekim 2014 Çarşamba: Genel olarak keyifli bir gün olacak. Öğle saatlerine doğru ve öğleden sonra her ne kadar bazı gergin durumlar yaşanacak gibi olsa da, bu durumun etkisi çok uzun sürmeyecektir. Akşam saatlerinde gerginlik yerini sükunete bırakacaktır. Biraz kendi içimize dönmeye çaba sarf etmek ve son bir aylık dönemi artı ve eksileriyle gözden geçirmek iyi gelebilir.

23 Ekim 2014 Perşembe: Bir yandan Ay kapanıyor, diğer yandan Güneş Akrep burcuna geçiyor. Tüm bu etkiler bir araya gelince bizi yoracak bir etkinin ortaya çıkacağını tahmin etmek çok zor olmuyor. Yine de sezgilerimiz iş başında olacak ve bize kendimizi iyi hissettirecek ipuçlarını yakalamamıza yardım edecektir. Gelecek planları kafamızı kurcalayacak, ancak tutulma öncesi kararlar almak ek de doğru olmadığından, daha çok bitirmek istediğimiz konulara ve ilişkilere odaklanmak daha doğru olacaktır.

24 Ekim 2014 Cuma: Eee artık tutulma sonrası bir günü yaşıyoruz. Günün ilk saatlerinde Akrep burcunda Yeni Ay ve Güneş Tutulması oldu. Bugün yaşadığımız olaylara ve karşımıza çıkan kişilere biraz daha dikkatli bakmakta fayda var, çünkü önümüzdeki 6 aylık sürecin getireceği yeniliklerin ipuçlarını bugün yakalayabiliriz. Genel olarak konsantrasyonumuzun güçlü olduğu bir gündeyiz. Kıskançlık teması da bugün son derece dikkat çekebilir. Akşam saatleri daha dingin ve huzurlu geçecektir. Bu Akşam Astro İstanbul’da Yeni Ay ve Tutulma seminerimiz var. Katılmayı arzu ederseniz astroistanbul@gmail.com veya 0533 492 57 47 no’lu telefondan detaylı bilgi alabilirsiniz.

25 Ekim 2014 Cumartesi: Auramızın ışıldayacağı bir gün yaşıyoruz. Venüs’ün Güneş’le kavuşumu hepimizi haritamızdaki konumuna göre farklı alanlarda çekici kılacaktır. İyi niyet, flörtöz enerjiler ve tatlı dil güne damgasını vuracaktır. Alışverişte abartıya kaçmamaya dikkat etmeliyiz. Derin konularda sohbetler yapmak için uygun bir Cumartesi akşamı yaşayacağız.

26 Ekim 2014 Pazar: Gücümüzü ve enerjimizi doğru yönetmeye başlayacağımız 45 günlük bir sürecin ilk günündeyiz. Mars’ın Oğlak burcuna geçmesiyle birlikte mantıklı ve istikrarlı  olacak enerjimizi idareli kullanıp çok iş başarmayı öğreneceğiz. Merkür’ün de düzelmesi ile birlikte hayatımızda bazı şeylerin yolunda gitmeye başladığını hissedebiliriz. Ancak Ay Neptün k haber göstergesi olabilir. Öğleden sonra zihnimiz geçici olarak dağınık olacak. Önemli işlere el atmamak doğru olacaktır.

*-*-*-*-*

Astroloji Danışmanlığı hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Regresyon Çalışmalarımız hakkında bilgi almak için tıklayınız: https://astroistanbul.com/ayda-ersanla-regresyon/

 *-*-*-*-*

Güzel bir hafta olsun

Sevgilerimle Yurda

yurdaortakoy

Galaksi Rehberi 14 – 20 Nisan 2014

Posted on Updated on

 

aytutulmasi15nisan2014

Galaksi Rehberi 14 – 20 Nisan 2014 Astrolojik Etkiler

Haftalık Gökyüzü Etkileri 14-20 Nisan 2014

Bu hafta buraya yazmasam da gökyüzünün ne kadar gergin açılarla kaplı olduğunu ve bu açıların bu hafta da tüm hızıyla gücünü koruduğunu, hatta daha da güçlendirdiğini biliyorsunuzdur. Her yerde, her tarafta içinde bulunduğumuz gergin dönemle ilgili uyarılar yazılıyor.

Evet, gerçekten de gergin bir dönemdeyiz. Uzunca bir süredir edindiğimiz alışkanlıklar, bir dönem için geçici olması gerekirken hayatımızda daimi tuttuğumuz kaçış noktaları, örümcek ağlarıyla giriş kapıları da kapanmış sığınaklarımız artık bizi dışarıya doğru itiyorlar. İçerideyken (zihnimizin kaçış noktaları) gözlerimizi kapadığımız gerçekler, dışarıda aldı başını gidiyor. 2012-2015 yılları arasında etkili olan uzun soluklu Uranüs Plüton karesi, Jüpiter ve Mars’ın da işbirliği ile gökyüzünde bir Öncü Büyük Kare’ye dönüşüyor. Öncü burçlardaki güçlü açı kalıpları, değişim göstergesidir. Uranüs Plüton gibi Satürn ötesi gezegenlerin oluşturduğu açılar her zaman toplumsal değişimleri anlatırlar. Ancak Mars gibi kişisel bir Gezegen, etkileri kişisel alana çok hızlı taşır. Üstelik Mars’ın uzun zamandır Terazi burcunda ileri geri hareketiyle bu açı kalıbını tetiklediğini düşünürsek, Mars’ın hem Uranüs-Plüton arasındaki açı kalıbına enerjiyi veren şalteri indiren kol olduğunu, hem de yaşanan değişimin devreye soktuğu enerji akımını iliklerimize kadar içselleştirerek (Mars Retro harekette) titrememize ve kendimize gelmemizi sağlayan gösterge olduğunu söyleyebilirim. Mars uzun bir süredir şalteri indirmeye hazır bekliyor, ancak bu hafta Merkür Koç burcunda Uranüs’ün yanında yer alarak Mars’tan önce şalter indirecek ve gerçeklerle yüzleşmemizi sağlayacak gibi!

Unutmamalıyız, etkiler dışarıdan kaynaklı görünüyor gibi olsa da hammadde haline geri döndürülüp yeniden yapılandırılan bizim kalıplarımız, bağımlılıklarımız ve değişime karşı geliştirdiğimiz dirençtir. Özellikle bugüne kadar bırak(mış), affet(miş), özgürleştir(miş) gibi yapıp, sadece üzerine yeni bir renk boya sürdüğümüz, “ bak! bu yeni!” deyip kendimizi kandırdığımız eski bağımlılıklar ve kalıplar içinde bulunduğumuz dönemin gözünden kaçmayacaktır.

İçten dışa doğru yapılamamış değişim, (mecburen) önce dışarıdan içeriye ulaşıp ardından içten dışa değişimi gerçekleştirmek zorundadır. Hepimiz aynı etkinin altındayız, ancak hepimiz aynı etkiyi almıyoruz tabii ki. Değişimi kendi içinde gerçekleştirmeye başlayanlar kolay atlatacaklardır bu süreci.

15 Nisan sabahı Terazi burcunda yaşayacağımız Ay tutulması ve ardından gelen yaklaşık iki haftalık süreç gerginliğin daha da tırmanacağı dönem olacaktır. İçinde bulunduğumuz süreçte (Ay sonuna kadar) özellikle sakarlık ve kazalara karşı dikkatli olun. Umuma açık yerlerde çok fazla kalabalık ortamlardan uzak durmaya özen gösterin)

Tutulmaların etkileri enteresandır ve olayların gidişatını bazen 180 derece çevirebilecek etkilere sahiptirler. Terazi’deki bu Ay Tutulması özellikle ilişkiler, hak ve adalet, toplum önüne çıkma, açık düşmanlıklar, işbirliği gerektiren konularda ve ortaklıklarda çok etkili olacaktır! Bu yüzden, ilişkinde bir problem yaşıyorsan, tutulma öncesi onu toparlamak için çaba sarf etme ve akışına bırak ve akış neyi getiriyorsa onu yaşa! Tutulma ilişkinin ihtiyacı olan dönüşümü yapsın ve senin gerçekten de ilişkide ne beklediğini kendine itiraf etmene yardım etsin. Tutulmanın ardından ilişkilerine bambaşka bir farkındalıkla bakma fırsatı bulabilirsin!

 İçinde bulunduğumuz süreç gerçeklerle yüzleşmemize, duymak istemediğimiz şeyleri duymamıza, görmezden geldiklerimizi görmemize sebep olacak gibi.

Yine de ne geliyorsa, hayrımızadır. Bana beni, bize bizi göstermek içindir. Uykudaki Ben’i uyandırmak içindir! Okyanusta bir zerreysek eğer, bazen en yüksek dalganın en ucundaki zerre, bazen yüzeyde olup üzerine dalganın yıkılmasını bekleyen zerre, bazen en dipte olup tüm okyanusu üzerinde taşıdığını sanan zerre olmasını bilmeliyiz. Her zerrenin de, kendini ne kadar ayrı hissederse hissetsin) bütüne ait olduğunu hatırlamalıyız.

Neyse ki bu hafta Venüs’ün 17-19 Nisan arası Jüpiter ile olumlu üçgen açı yapacak olan Venüs sayesinde biraz rahat olabileceğiz. Tutulmanın arkasından gelen bu günlerde, yani 17-19 Nisan arası yanımızda bulunan, moral veren ve destek olan kişiler, gelecekte de yanımızda olacak kişiler olabilirler. İkili ilişkilerde yakınlaştıran ve bağ kurmaya yardımcı olan Venüs’ün bu etkisi, bu haftanın kurtarıcısı!

Bu haftanın ilk üç gününde mümkün oldukça kendi başınıza yapabileceğiniz, sizi kavga ortamına sokmayacak işlere odaklanmanız daha doğru olacaktır. Hatta imkanınız varsa, biraz içinize dönün meditasyon yapın kendinizle ilgilenin… Gökyüzündeki bu enerjiyi kendinizi dönüştürmeye kullanın!

Her koşulda sakin, duyarlı ve anlayışlı olmayı; ani reaksiyon göstermeden önce 10’a kadar sayarak derin derin nefes alıp vermeyi bu hafta lütfen ihmal etmeyelim. Her şeye rağmen, yine de engel olamadığımız gergin koşulların içinden geçeceksek, gözümüzü dört açıp yaşadığımız deneyimin ne anlatmak istediğini fark etmeye çalışalım ki, 2015 yazına kadar tekrar tekrar karşımıza çıkmasınlar; temizlenip gitsinler!

Ayrıca bu dönem lütfen bağışıklık sisteminizi güçlendirin, Mars’ın hem zayıf, hem geri harekette, hem de bu kadar sert açı altında olması, fiziksel gücümüzü kuvvetimizi alıp götürecek rahatsızlıklara yol açar. Böbrekleriniz için bol bol su için ve iç ve orta kulak sorunlarına karşı tedbirli olun!

14 – 20 Nisan arası Ay Taktikleri Takvimi

 14-20 ay taktikleri

*****************************************************************************************************************************

Astroloji Danışmanlığı: https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

*****************************************************************************************************************************

 

GÜNLÜK ETKİLER 

 

14 Nisan 2014 Pazartesi:

  • Plüton geri hareketine başlıyor (Sabah 03.30 gibi Retro harekete geçmek üzere duruyor)
  • Merkür Jüpiter karesi ( sabah 07.30’dan itibaren tüm gün etkili)

Keyifli olmaktan ziyade gergin geçecek bir gün olacak! Merkür’ün Jüpiter’le oluşan kare açısı öğleden sonraya kadar gereğinden büyük sözler vermeye, boş konuşmaya ve dikkatsizliğe sebep olabilir! Akşam saatleri biraz daha mantıklı olabiliriz. Acele karar vermememiz gereken bir gün. Merkür’ün olumsuz etkisi dışında Ertesi gün sabah saatlerinde Ay tutulması olacağını ve tutulmaların şartları tepetaklak yapabileceğini düşünürsek, bugün önemli kararlar almamak çok daha doğru olacaktır!

 

15 Nisan 2014 Salı:

  • Merkür Uranüs kavuşumu (14 – 16 Nisan arası etkili)
  • Merkür Plüton karesi (14 – 16 Nisan arası etkili )
  • Terazi Ay Tutulması – Dolunay ( sabah 10.42’de)

Zorlayıcı ve gergin bir gün olacaktır. Duyguların fazlasıyla tetiklendiği, sakin ve serinkanlı olmanın pek de kolay olmayacağı koşullarla karşı karşıya kalabiliriz. Uzun zamandır içimizde biriktirdiklerimizi gün yüzüne çıkarabilir, hatta bu yüzden bazı ilişkilerimizi bitirmeye karar verebiliriz. Umulmadık konularla ve işlerle uğraşmak zorunda kalabiliriz. Aldığımız her karara, attığımız her adıma çok dikkat etmeliyiz, çünkü ileriye dönük karmaşaları da beraberinde getiren olaylara dönüşebilirler. Duyguları olabildiğince kontrollü kullanmak gerekecek. Tüm dünya size karşı gibi hissediyor olabilirsiniz, ancak bu sadece bugünün gergin açılarının yanılsamasından başka bir şey değil! Konuşmadan önce düşünün, hatta belki de bugün düşüncelerinizi kendinize saklayın!

 

16 Nisan 2014 Çarşamba:

  • Merkür Mars karşıt açısı (15 – 17 Nisan arası etkili)
  • Ay Neptün, Venüs, Jüpiter üçgeni (Tüm gün etkili)
  • Ay Plüton sekstili (Tüm gün etkili)

Dürüstlük bugün özellikle her zamankinden daha fazla aranan bir özellik olacaktır. Açık sözlü ve gerçekçi olmak gereken bir gün! Yalanların da hemen fark edileceğini söyleyebilirim. Başkaları ile ilgili fikirlerimizi açıkça ifade edeceğiz, belki de istemesek de ağzımızdan kaçıracağız. Tüm bu etkiler bugünü gerginliklere ve kavga ortamına sürükleyebilir. Geç öğleden sonra toleransımız biraz daha yükselecek ve daha sakin iletişim kurmaya hazır olacağız. Bugün de kavgadan ve tartışmadan uzak durmaya çalışmalıyız. Hatta mümkünse bireysel olarak kendi başımıza yapabileceğimiz işlere odaklanmalıyız.

 

17 Nisan 2014 Perşembe:

  • Ay Satürn kavuşumu (Tüm gün etkili)

Ortalık biraz daha sakinleşiyor gibi. Duygularımızı kontrol altında tutmayı başarabildiğimiz ve bu sayede sakin atlattığımız bir gün olacak. Konsantrasyonumuzun yoğun olduğu ve ciddi işlere kolaylıkla odaklanabileceğimiz bu zaman diliminde oldukça üretken olabiliriz. Kesinlikle başladığımız işleri bitirebilecek enerjimiz olacak! Bugün ne kadar çok iş bitirirsek, hafta sonuna o kadar rahat girebiliriz. Hatta önümüzdeki haftanın bazı işlerini bile masadan kaldırabiliriz.

 

18 Nisan 2014 Cuma:

  • Venüs Jüpiter üçgeni (17 – 19 Nisan arası etkili)
  • Venüs Plüton sekstili (17 – 19 Nisan arası etkili)

Keyfimiz ve umutlarımız geri geliyor bugün. Aşk ve sevgi kavramları tekrar hayatımızın içinde yerini hissettiriyor. Daha yeni başlamış ya da birden karşınıza çıkmış yeni biri ile başlayan bir ilişki, ya da uzun zamandır sürüp de bir türlü adını koymadığınız bir ilişki gelecek vaat etmeye başlayabilir. İlişkilerimizde ileriyi görebildiğimizi hissedebiliriz. Etkiler güzel olmasına rağmen, Jüpiter büyük sözler vermemize, gerçekleri biraz gözümüzde büyütmemize sebep olabilir. İlişkilerinizde dürüst ve açık kalpli olmaya özen gösterin, bu sayede ilişkinizi bir üst platforma taşıma fırsatı bulabilirsiniz. Finansal anlamda da iş ve para fırsatlarının karşımıza çıkacağı bir gün olacaktır.

 

19 Nisan 2014 Cumartesi:

  • Ay Venüs Karesi (Tüm gün etkili)
  • Ay Merkür üçgeni ve Ay Mars sekstili ( Tüm gün etkili)

Sabah saatlerinde açık havada olmak, daha çok açık havadaki işlerimizi halletmek doğru olacaktır. Sabırsız ve tahammülsüz olacağımız için çabuk sonuç alabileceğimiz ve titizlik gerektirmeyen işler yapmalıyız. Günün ilerleyen saatlerinde daha sabırlı ve seri olabiliriz. Ay Yay etkisiyle iyimser ve keyifli bir gün geçirebiliriz. Arkadaşlarımızla veya akrabalarımızla vakit geçirmek için akşam saatleri çok uygun görünüyor.

 

20 Nisan 2014 Pazar:

  • Güneş Boğa burcuna geçiyor (sabah 06.55’te)
  • Jüpiter Uranüs karesi (19 – 21 Nisan arası etkili)
  • Ay Neptün sekstili (Tüm gün etkili)

Beklenmedik sürprizlerin günü! Huzursuzluk hissinin yakamızdan düşmeyeceği, beklenmedik gergin sürprizlerle karşılaşabileceğimiz bir gün olabilir. Bugün için plan yapmak yerine, günü geldiği gibi yaşamak daha doğru olacaktır, çünkü yapacağımız planları gerçekleştiremeyebiliriz. Genel anlamda duygularımızla hareket etmeyeceğiz, ancak öğleden sonra empati kurmak zorunda kalacağımız koşullarla karşılaşabiliriz. Kendimizi hayatımızın içinde çaresiz hissettiğimiz anda, keyfimiz yerine getirecek konulara odaklanmaya çalışmalıyız. Günü geldiği gibi yaşamaya, hayatı sürprizleri ile kabul etmeyi deneyin!

 

*****************************************************************************************************************************

İnternet üzerinden Boğa Burcu Yeni Ay Semineri: https://astroistanbul.com/2014/04/02/27-nisan-2014-saat-20-30-online-boga-burcu-yeni-ay-semineri/

İnternet üzerinden yoğunlaştırılmış 12 haftalık Astroloji kursu: https://astroistanbul.com/2014/03/28/12-haftalik-yogunlastirilmis-internet-uzerinden-astroloji-egitimi/

 

 

Sevgiler

Yurda Hal

12.04.2014

CESARET!!! Yine Değişim ve Dönüşüm Zamanı:) Terazi Balsamik ve Akrep Güneş Tutulması

Posted on Updated on

değişim

Terazi Balsamik ve Akrep Güneş Tutulması

Yine bir Yeni Ay öncesi, Ay’ın Balsamik olduğu döneme geldik. Ay’ın Balsamik olduğu dönemler, bir önceki Yeni Ay’ın temel konuları ile ilgili bağımlılıklarımızdan kurtulmamız gereken bir dönemdir. Çünkü Ay’ın kapanan fazının bizleri içine aldığı sonlanma, bitme enerjisi vedalaşmamızı, terk etmemizi kolaylaştırır.

Bu Balsamik dönemin ardından Akrep burcunda Güneş tutulmalı bir Yeni Ay gerçekleşecek. Astrolojide Tutulma öncesi ve Tutulma sonrası şartların tamamen değişeceği yönündedir. Yani bir tutulma öncesi bir konu ne durumdaysa, tutulma sonrası bambaşka bir hal alabilir. Özellikle Terazi ve Akrep’le bağlantılı konularda unu çok daha net hissedeceğiz.

Bir önceki Yeni Ay Terazi burcundaydı. Bu yüzden ilişki bağımlılıklarımız ön planda. Önümüzdeki Yeni Ay’da Akrep’te olacağına göre, ortak kazanç paydası da bu konudan nasibini alıyor. Mesela

Çıkar amaçlı, bitirilemeyen bir ilişkiniz varsa, Pazar günkü Yeni Ay’a kadar bu konuda bir şeyler yapmanız daha kolay olacaktır. Ortaklığınızla ilgili şartlarınızda, finansal olarak bazı haksızlıklar söz konusuysa, yine ayın 3’üne kadar bu konuları çözmek üçün uygun fırsatlar ortaya çıkacaktır.

Ortaklı bir iş yapıyorsunuz ve mesela muhasebe ile ilgili konularda şüpheleriniz var. Bu Balsamik dönemde bu konu ile ilgilenmek (unutmayalım Merkür de Retro) hem olası hataları keşfedip düzeltme imkânı verecek, hem de aynı hatalar bir daha yapılmamak üzere bitecektir. Tabii ortaklığın bitmesi de söz konusu olacaktır. Ne de olsa derin değişimi anlatan bir Tutulma söz konusu.

Tutulmaların etkilerinin büyük olmasının bir nedeni Ay Düğümleri ile bağlantısıdır. Bu Tutulma Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumda,  11 Kasım’a kadar yaşayacaklarımız her ne olursa olsun bizi hayatımızın amacına yaklaştırmak en büyük vazifesi diyebilirim. Yani Bize gitmemiz gereken yolda ışık tutuyor.

Kuzey Ay Düğümü, yani gitmemiz gereken istikamet, insanın karnına sancılar sokar. Yapmayı arzulayıp, yapamadığımızdır. Ya korkudan ya da imkânsızlıktan ya da başkaları ne der diye düşünmekten yapamadıklarımız.

Evet, şimdi bırakma zamanı, 3 Kasım saat 14.00’e kadar!

Yukarıda saydıklarıma burcunuz ne olursa olsun dikkat edin. Bunun dışında aşağıdakileri lütfen burcunuza, yükseleninize veya Ay burcunuza göre okuyun. Her üçü de bu durumdan tetiklenecektir.

Koç’lar ilişkileri ve/veya ortaklıkları ile ilgili, paylaşım alanı ile ilgili bağımlılıklarını;

Boğa’lar sağlıklarına zarar veren ve günlük rutinlerinden çıkaramadıkları rahatsızlık veren alışkanlıklarını;

İkizler’ler çocukları ile ilgili takıntılarını, aşk ile ilgili şüphelerini;

Yengeç’ler aile ve yuva kavramı ile ilgili bağımlılıklarını, ev ve aile ile ilgili şikâyetlerini;

Aslan’lar yakın çevreleri ile ilgili alışkanlıklarını, öğrenme ve bilgi ile alakalı sorunlarını;

Başak’lar finansal alışkanlık kalıplarını, para ile olan ilişkilerini düzeltmek fırsatını;

Terazi’ler hayır diyebilmeyi öğrenmeyi, kendi düşüncelerini ve kararlarını önemsemeyi, karar verememe bağımlılığından;

Akrep’ler kendilerine bile açıkça itiraf edemedikleri duygularından, korkularından;

Yay’lar arkadaşları ve sosyal çevre ile ilgili bağımlılıklarından;

Oğlak’lar kariyer planları, yükselme ve hırsa bağlı bağımlılıklarından, işini kaybetme korkusundan;

Kova’lar kendi inanç kalıplarına ve fikirlerine saplanıp kalmaktan, yeniliklere kapalı olma bağımlılığından;

Balık’lar ise korkularından, ilişkilerdeki bağımlılıklarından, ilişkilerde paylaşma ve sorumluluk le bağlantılı alanlardaki cesaretsizliklerinden;

Kurtulabilirler.

Bu Balsamik dönemin etkisi tutulma öncesi olması sebebiyle çok daha etkili olacaktır.

Bağımlıklarımız ve alışkanlıklarımız farkına vardığımız andan itibaren sorumluluğumuz altındadır. “Değiştiremiyorum, düzeltemiyorum” gibi yaklaşımlar sadece sorumluluktan kaçmamıza sebep olur. Ailemiz tarafından yetiştirilirken bize verilmeyen sorumluluklar büyüdüğümüzde, sorumluluğu temsil eden Satürn’ü kullanmakta zorlanmamıza sebep olur. Satürn’ümüz hangi burçtaysa o alanla ilgili sorumluluklar bitmek bilmeyen sınavımız olur bu yüzden.

Satürn’de Kuzey Ay düğümü de Akrep’te, hem kendi sorumluluklarımızla yüzleşip tanışmaya cesaret etmeli, hem çocuklarımıza sorumluluk duygusunu aşılamalıyız.

Bu arada bu tutulma da en yoğun etkiyi sırasıyla

1-10 Kasım arasında;

1-10 Şubat arasında;

1-10 Ağustos arasında ve

1-10 Mayıs arasında doğanlar hissedecekler.

Kırılan, değişen ne varsa elinde tutmak için zorlamak yerine boşalan bu alana yeni nelerin yakışabileceğine odaklansınlar! 🙂

Yeni Ay ve tutulma seminerine online internet üzerinden veya Astro İstanbul’a gelerek katılmak isterseniz işte detaylar: https://astroistanbul.com/2013/10/29/akrep-burcu-yeni-ay-ve-gunes-tutulmasi-semineri-3-11-2013-saat-13-00-ve-saat-20-00/

Sevgiler

Yurda Hal

Neptün Balık Burcunda – Peki Başka Neler Var?

Posted on Updated on

Resim kaynak: http://www.universetoday.com/21639/gravity-on-neptune/

Neptün Balık burcunda

Nisan 2011 – Ağustos 2011 ve Mart 2012- Mart 2025 arası.

Neptün’den uzun uzadıya bahsetmeden önce, diğer ağır hareketteki gezegenlerin şu aralar bize aktardığı etkileri hatırlayalım.  Plüton Oğlak, Satürn Terazi ve Uranüs ve Jüpiter Koç burcunda. Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri, klasik gezegenlerle kıyaslandığında daha az tanınırlar. İstatistiksel olarak kaydedilmiş etkileşim gözlemleri ve bu gözlemlerin kayda geçmiş değerleri yakın tarihe aittir.

Henüz günümüzde Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri astrolojide bireysel etkiden çok, toplumsal etkilerin göstergeleridir ve bu yüzden daha büyük bir kadersel plana hizmet etmektedirler. Bu gezegenlerin ortaya koyduğu gücün neticesinde, bizler şu an sadece ortaya çıkan kaosu görebiliyoruz. Oysa yaşanan her etki, büyük bir planın dışsal gezegenlerin vasıtasıyla sergilenişinin, ortaya çıkan ve görünen bölümünden başka bir şey değildir. Yaşadıklarımıza sadece 3 boyutlu bir dünyada anlam vermeye çalıştığımızdan, bu gezegenlerin nasıl bir yapılandırmaya, gelişmeye hizmet ettiğini anlamamız da zorlaşıyor doğal olarak.

Bu üç dışsal gezegenin (Satürn sonrası gezegenler)içinde bulunduğumuz bilinç boyutu sebebiyle, felaketleri, sıkıntıları, afetleri, savaşları ve çatışmaları getirdiğini görüyoruz. Bu, sadece şu an içinde bulunduğumuz gelişim süreci ile alakalı bir farkındalıktır ve kısıtlıdır. İnsanlık, eşiğinde olduğu Kova Çağına adım attığında ise, dışsal gezegenlerle ilgili farkındalığımız ve anlayışımız da gelişecek, evrilecek ve dolayısıyla değişecektir. Sonlanmakta olan çağa ait  insanın farkındalık boyutu, paratoner misali, bu gezegenlerin olumsuz gibi görünen etkilerini dünyasal boyuta çekerken, Yeni Çağın insanı bu gezegenlerin daha ince ve ruhani etkilerinden faydalanacaktır. İşte bu Yeni Çağ dönemine geçişte, ağır hareket eden ve etkileri çok güçlü olan dışsal gezegenler, gerekli olan değişimleri yapmaktadır. Dışsal gezegenler, geçiş döneminde, dünyamızın ve dünya üzerinde yaşayan biz canlıların Yeni Çağ düzenine uyum sağlaması için çalışmaktadırlar. Kolay bir süreç olmamakla birlikte, gerekli bir değişim ve dönüşüm süreci içindeyiz.

Şimdi bile Uranüs, Neptün ve Plüton’un zorlayıcı, yıkıcı, hatta dönüştürücü etkilerini bireysel olarak daha farklı algılayanlar çıkacaktır muhakkak. Bu gezegenlerin etkilerinin ruhani boyutunu, belki de insanlığın varoluşundan günümüze olan süreç içinde ruhani gelişim aracı olarak kullananlar da çıktı muhakkak. Ancak Satürn ötesi gezegenlerin ruhsal etkilerini algılamak için, çok hassas bir vicdan terazisine sahip olmanın, nötr olmanın, insanlığın gelişmiş ruhsal mertebelerine doğru yol almış olmanın önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Yani, şimdi, sonlanmaya yüz tutmuş çağımızın insanları arasında da, bu gezegenlerin etkilerinin pozitif özelliklerini kullananlar çıkacaktır. Geçiş dönemine yaklaştıkça, Satürn ötesi gezegenlerin etkilerini bu şekilde alanlar ve kullanmayı başarabilenler, artacaktır da.

Bahsettiğim ruhsal olarak gelişmiş olan insan, gelişmişliğinin avantajlarını nasıl kullandığına bağlı olarak, bu gezegenlerin daha üst frekans etkilerini alacaktır. Hangi alana hizmet ediyorsa, etki o alana uygun olacaktır. Yararlı olanlara yararlı, zararlı olanlara zararlı etkinin geleceğini bilmeliyiz. Ancak farkındalık düzeyi henüz yükselmemiş olan insanoğlu, bu gezegenlerin çoğunlukla olumsuz etkilerinden nasiplenmektedirler.

İlla ki değişim!

Öncü burçlarda yerleşmiş Uranüs(Koç’ta) ve Plüton (Oğlak’ta)’dan sonra artık Neptün’de Balık burcunda, yani değişken bir burçta yer almaya başladı. Öncü ve değişken burçlar hareketi gösterirler ve bu burçlarda bulunan gezegenlerin durağan, sabitleyici bir etkide olmalarını mümkün değildir. Bu yüzden, illa ki değişim, illa ki hareket dönemindeyiz artık. Uzun ve değişimi içinde barındıran bir yola çıktık hep birlikte ve değişime direnen, ayak uyduramayanların zorlanacağı, belki de yolda kalacağı bir yolculuk bu. Vardığımız noktada ise, derimizi değiştirmişçesine yeni bir döneme başlayacağız. Belki gerçekte derimize ve bedenimize baktığımızda herhangi bir değişim görmeyeceğiz, ancak bedenimizi kullanan ruhsal yanımızın çok daha bilincinde olduğumuz, sadece etten ve kemikten bedenimizle sınırlı olmadığımızı daha net anlayacağımız, vicdani değerlerin çok daha yüce olduğu bir Yeniçağ dönemine geçiş yapacağız. Tıpkı kaportasına bakıldığında bir arabanın benzinle mi, dizelle mi, yoksa elektrikle mi çalıştığını ayırt edemediğimiz gibi, bedenimize bakarak bir fark anlamayacağız belki; buna rağmen değişeceğiz.

Plüton’un Oğlak burcuna(26 Ocak 2008) geçtiğinden bu yana yönetimsel ve ekonomik alanlardaki beklenmedik, fakat yine de bir o kadar istikrarlı ve adım adım gelen değişim etkilerini yaşıyoruz. Bu alanlardaki değişimler ani olduğu kadar, kalıcı oldular, olacaklar da. Bilindiği gibi, 2008’den itibaren dünyanın hatırı sayılır birçok ülkesi ekonomik krizin içine düştüler ve hala bu krizle birlikte hareket ediyorlar. Ne ilginçtir ki, yılların mortgage kredisi Amerika’da darbe yerken, ülkemizde Mortgage kelimesi tanınmaya başladı. Yani Plüton, yatırım alanında, bir ülkede var olanı yerin dibine çekerken, başka bir ülkede var olmayan benzer enerjiyi yeryüzüne fırlatıyor.   Bir yandan maden felaketleri ardı ardına yaşanırken (Plüton yer altıyla ilişkilidir), diğer yandan yanardağ patlamaları gerçekleşiyor. Özellikle 2010 yılında Plüton’la gergin açılar içinde olan Satürn ve Uranüs, önümüzdeki uzun yıllar süresince neler yaşayacağımızı bize anlattı (bilindiği gibi 2010 doğal afetlerinin çeşitliliği ile, sıcaktan, depreme, tsunami’den  volkan patlamalarına kadar son dönemlerin en afet dolu yılıydı). Unutmayalım 2010 yılı bir trailer(tanıtım filmi) gibiydi. Mart 2011’den itibaren Uranüs’ün artık uzun süreli Koç burcuna girmesiyle birlikte, bizlerde gerçek filmi izlemek için yerlerimizi almış durumdayız.

Bu filmde öncelikle Uranüs’ün bu sene Koç burcuna geçişi ile birlikte hızlı, ani, umulmadık olayların ortaya çıktığını görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Bu etkiler ise istikrarlı değil, birden ortaya çıkıp şartları değiştiren olaylara sebep olacaktır. Koç’taki Uranüs’ün yarattığı ani değişim etkileri, doğal felaketler, savaşlar, isyanlar, sabırsızlıklar, toplumsal hareketler; Oğlak burcundaki Plüton tarafından ele alınacak, yeni yönetimleri devreye sokacak ve toplumsal yapılandırmanın ihtiyacı olan, sil baştan değişiklikleri getirecektir. Kısa dönemsel etki ile Satürn ve Jüpiter’de bu iki gezegenin etki alanlarında dolaşıyorlar (Satürn Terazi’de 05 Ekim 2012’ye kadar; Jüpiter Koç’ta 04 Haziran 2011’e kadar). Satürn, Uranüs’ün karşısına yerleşmiş pozisyonuyla, asi ve yenilikçi Uranüs’ü eski kalıplarla frenlemeye çalışır bir rol üstleniyor. Alışılmış olandan kopulmaması için çalışıyor. Belki de, geçmişin tekrar gözden geçirilip, geçmişle hesaplaşılmadan, geleceğe yol alınamayacağını söylüyor. Jüpiter ise 2011 Haziranına kadar Uranüs’ün destekçisi olarak onun yanında bulunuyor. Uranüs’ün her asi, ani, başkaldırıcı etkisinin bazen daha büyük sonuçlar vermesine, bazen de küçük etkilerin bile çok ses getirmesine sebep oluyor. Yani Jüpiter, Uranüs’ün her davranışını büyütüyor, ona güçlü bir eko veriyor.

Kısacası, Satürn, Uranüs ve Plüton’un oluşturduğu gergin açı, her halükarda atıl olmaktan uzak, hareketi içinde barındıran, değişimi anlamadan değil de kanlı canlı hissederek önümüze sunan önemli bir oluşumun göstergesi. Tüm bunlar sabırsızlığın da göstergesi aynı zamanda.

Buraya kadar saydığım etkilerin her biri son derece hissedilir, kendini belli eden etkilerdir. Ancak Yeni devreye giren (04 Nisan 2011) Neptün/Balık burcu enerjisi bambaşka özelliklere sahiptir. O gizlice alt yapısını oluşturur, yavaş yavaş bizi hazırlar. Ortaya koyacağı değişimleri hemen hissetmeyiz. Zaman içinde, tam anlamıyla idrak edemeden değişiriz. İdrak, olayların ve değişimlerin ardından gelir. Bu yumuşak geçişler, zaman zaman sinsi, zaman zaman alıştırarak (koruyucu bir hava yastığı gibi) etkileri almamızı sağlar. Neptün ile birlikte ortaya çıkan yeni enerji, yukarıda saydığım diğer gezegenlerin etkilerini anlamamızı bazen zorlaştırır, bazen beklenmedik bir algı ve anlayış biçimiyle kavratır.

Sınırsızlıktır Neptün ve sınırsızlıktır Balık burcu. İkisi birleşince, senin sınırın, benim sınırımla karışır. Dışımıza ördüğümüz duvarların tuğlaları arasındaki harçlar dökülmeye başlar ve ardından o tuğlalar da tek tek yıkılır. Bir süreliğine hala duvar sapasağlam varmışçasına sınırlarımızın içinde oyalansak da, o duvarların çatlakları arasından enerjiler birbirine karışmaya başlamıştır bile.

Suyla alakası vardır hem Neptün’ün, hem de Balık burcunun. Suyun en küçük delikten bile içeriye sızabildiği gibi, Neptün’ün enerjisinin de, hayatımıza sızacak deliği bulması zor olmayacaktır. Teslimiyeti ve inançların ruhsal yanını, yani soyut yanını temsil eden Balık burcu, yüksek ideallerin, yaratıcılığın ve aşkınlığın gezegeni Neptün ile birleşince (Neptün, Balık burcunun yönetici gezegenidir) ruhsal gelişimimize farklı bir bakış açısı getirecektir. Neptün dendiğinde benim gözümün önünde tozpembe, eflatun ve uçuk mavi gaz bulutları uçuşur. Hayal âlemine geçiş kapısıymış hissini uyandırır. Algı kapılarının ortadan kalktığı yer gibidir. Rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği anlar gibidir. Zaten Neptün, rüyalarımızla da çok alakalıdır. Mesaj rüyalarının her zaman olduğundan daha yoğun olacağını, kanallık yapanların çok daha yoğun bilgilerle insanların karşısına çıkacağını düşünüyorum.

İnançlar ve ruhsallık bakımından, birliğe doğru hareket edilebilecek bir sürecin başlangıcında bulunuyoruz. Tüm dinlerin temelinde yatan enerjilerin bir olduğunu kavramak artık daha kolay olacaktır.

Ancak, hülyalı bir ortama geçiş yapmamızın sebep olacağı aldanma riskine, dolandırılma tehlikesine ve inanç tacirlerinin artmasına karşı savunmasız kalabiliriz. Sahte peygamberlerin de ekmeğine yağ bal sürecektir Neptün/Balık süreci. Ruhsal olarak kendimizi geliştirdikçe, bu tür bir savunmasızlık yaşamaktan kendimizi koruyabiliriz elbette. Yeter ki birey olarak ruhsal gücümüzü topladıktan sonra, başkalarının sunduğu bilgilere kendimizi açalım ve en doğru olanı seçebilme yetkimizi kullanabilelim.

Suyla bağlantısı olan Neptün etkisi Balık burcuyla birleşince, su ve gazlarla ilgili felaketlerin daha yoğun yaşanacağı, neredeyse 14-15 yıllık bir süreci gösteriyor. Suyun her hali burada devrede olacaktır. Bununla birlikte, suyla daha yakın temas içinde olmak her birimiz için çok önemli olacak. Su enerjisini tanımamız gerekecek. Denizler, ırmaklar, göller, yağmurlar arınmamız ve şifalanmamız için önemli olacak.

Balık burcunda bulunan ve gücünü tam anlamıyla ortaya koymaya muktedir Neptün, Oğlak burcundaki Plüton ile Koç burcundaki Uranüs’ün arasında yer almakta ve çok güçlü bir pozisyonda. Göz önünde yaşanan zorlayıcı olaylar, ekonomik koşullar ile bireysel sabırsızlığımız ve isyankâr yanımız arasında yumuşak geçişi sağlayacakmış gibi bir his uyandırıyor bende. Sanki bireyselliğin ortaya koyacağı güç ile toplumsal anlamda yaşananların, birbirinden bağımsız gelişiyormuş hissi oluşacak gibi. Toplumsal olarak başımıza ne gelirse gelsin, insanoğluna ne dikte edilirse edilsin, insanoğlu kendi değişimiyle, isyanıyla, başkaldırısıyla uğraşacak. Buna rağmen, bu iki birbirinden Neptün aracılığı ile kopuk gibi görünen etki, neticelere varıldığında, aslında aynı yolda ilerlediğimizi ortaya koyacaktır.

Bireysel Değişim=Toplumsal Değişim

Eğer bugüne kadar ruhsal anlamda herhangi bir gelişim girişiminde bulunmadıysanız, bir an evvel bu konuda bir şeyler yapmaya başlamanız ve Mart 2012’den sonra, uzun süreli ortaya çıkacak olan etkilere hazırlanmanız çok doğru olacaktır.

Neptün’ün getirdiği etki sayesinde yaşanan ve yaşanacak olan zorluklarla birlikte ruhsal yanımızı geliştirme fırsatını yakalayacağız. Bir’lik duygusu her zaman olduğundan daha belirgin bir hal alacak. Biz artık farkına varmadan, Bir olmaya doğru ilerleyen bir bilinç düzeyine yol alıyoruz. Dağılan sınırlar sayesinde bizi birbirimizden ayıran din, dil, ırk gibi kavramların üstüne çıkacağız. Ancak, bu yolda yol almamızı sağlayacak olan, diğer gezegenlerin etkileriyle, önce ayrımcılığın farkına varmak olacaktır. Belki de bir süre, göreceli olarak ayrımcılık, tüm dünya üzerinde her zamankinden daha fazla gözümüze sokulacaktır. Yine de sonuç Bir olmaya doğru hareket etmek olacaktır. Nasıl ki doğal felaketlerin din, dil, ırk ayrımı yoksa, bu değişim sürecinde Bir’liğe doğru ilerlemenin de din, dil ve ırk olarak ayrımı olmayacaktır.

Neptün diğer zorlayıcı gezegenlerin etkilerini, ruhsal boyutta değiştirecek etkiye sahip. Plüton ile Uranüs’ün yıkıp geçtiklerini, Neptün ruhsal bir zemin üzerindeyeniden yapılandıracak. Küllerinden doğacak olan Anka Kuşu’na gerekli olan ruhu Neptün üfleyecektir.

Bize düşen, bu süreç içinde birlik olmayı öğrenmek ve ruhsal yanımızı oldukça hızlı bir şekilde geliştirmektir. Özellikle vicdan terazimizi hassaslaştırmayı, hak kavramını daha iyi anlamayı seçmeliyiz. Her canlının varlığını olduğu gibi kabul edip, kendimizi geliştirmeliyiz. Artık, kendimizi ruhsal olarak geliştirdikçe, çevremize yaydığımız etkiyle birlikte, çevremizin de gelişimine faydalı olduğumuzu görebileceğiz. Bulaşıcı bir etki ile karşı karşıyayız (her anlamda). Ruhsal gelişimimize odaklanmamız, dünyayı daha iyi bir yere taşıyacaktır. Kendimizi geliştirdikçe bulaşan ruhsal enerjimiz, boyutsal algılarımızın değişmesine sebep olacaktır. Eğer bunu başaramazsak, çabucak yayılan salgın hastalıkların, depresif etkilerin ve karamsarlığın pençesinden kurtulamayız. Kısacası, illa ki salgınlar devrede, önemli olan salgının en yararlısını seçip kullanmayı bilmektir.

Yeni sürecimiz hayırlı olsun. Tek yapmamız gereken, bireysel isteklerimizden sıyrılıp, âlemin isteklerine odaklanmamızdır. Bütünlüğe giden yolda birbirimize şifa olmayı seçmeliyiz.

Sevgilerimle

Yurda Hal