Astrolojide açıların genel potansiyeli hakkında

Posted on Updated on

 

Astroloji hayatın görünen ve görünmeyen alanlarını kapsayan bir öğretidir. Açılar ise astrolojinin çok önemli bir alanını kapsar. Açıların etkileşimleri, yaratım süreciyle bire bir bağlantılıdır ve bizim çok arzulayarak gerçekleştirmek istediğimiz ve zaman zaman da en zorlandığımız bu alanı anlamamıza yardımcı olur. Burada açıları tek tek sıralamayacağım, nasıl olsa bu konuda yeterince kaynak bulmak çok kolay. Ben asıl genel olarak açılara nasıl baktığımı, nasıl değerlendirdiğimi biraz açmak istiyorum.

Tüm açılar kendi içlerinde yaklaşan – tam – uzaklaşan açı olarak değerlendirilirler ve bu etkiler astrolojide açıların hayatımızda ortaya çıkaracağı etkilerle yakından alakalıdırlar. Hayatımızda yer bulan olayların gözle görülmeyen içsel etkileri, yani hazırlık aşamaları yaklaşan açıların şekillendirmesiyle oluşurlar ve tam kavuşum anına kadar gerekli alt yapı çalışmaları bu dönem içinde olur. Tıpkı doğum öncesi anne karnındaki süreç gibi düşünülmelidir bu etki, yani ortada oluşan bir durum/olay vardır, fakat henüz hayatın görünür kısmında yer bulmamıştır. Unumuz, suyumuz, şekerimiz bir araya geliyordur, fakat henüz helva yoktur ortada 🙂

Tam açı gerçekleştiğinde doğum süreci gerçekleşir. Bebek doğmuştur, gerçekleşme potansiyeli olan olay/durum için temelde ihtiyaç duyulan malzemeler karılmış karıştırılmıştır. Ezoterik olarak tam açı anını An’la eşdeğer görebiliriz. Hem geçmişin, hem de geleceğin potansiyelinin bir arada olduğu An, tam açı zamanıdır.

Uzaklaşan açı ise maddesel( beş duyumuz ve duygularımızla algıladığımız) dünyada artık neticeyi görebildiğimiz, durum/olayın nasıl olacağını, hayatımızda bırakacağı etkilerin neler olabileceğini gösterir. Aslında bu dönem artık elimizden geldiğince var olan durum ve olaydan en iyi potansiyeli ortaya çıkarabileceğimiz süreçtir.

Özetle, yaklaşan açı oluşum sürecedir ve oluşum süreci gözle görülebilen bir süreç değildir. Tam açı doğum sürecidir ve potansiyeller havuzundan reel dünyaya olayın ortaya çıkmasıdır. Uzaklaşan açı ise, tam açı anında ortaya çıkan potansiyelin bundan sonra reel hayatta değerlendirilmesi sürecidir.

Buradan da görüyoruz ki, bir şeye niyet ettiğimizde gözle görülmeyen süreçte ortaya koyduğumuz emek, niyet ve çalışmalar hem en önemli olan kısımdır, hem de aynı zamanda gözle görülür bir şey olmadığı için motivasyonumuzu yüksek tutmanın en zor olduğu süreçtir. Çekim yasasında en zorlanılan ve pes edilen kısım da budur. Olasılıklar havuzundan ne seçiyorsak, maddesel dünyada karşılaştığımız da onun neticesidir. Bu aşamadan sonra elde olandan en iyi verimi almak önemlidir ve unutulmaması gereken elde olanın o gözle görülmeyen süreçte hazırlandığıdır.

Herhangi bir horoskopta var olan açıları da muhakkak bu şekilde değerlendirmek gerekir. Bu ister bir doğum haritası olsun, ister bir olay ya da kuruluş haritası olsun fark etmez. Eğer bir horoskopta yaklaşan bir açı varsa, etkinin görünmeyen kısmında yapmamız gereken, katkıda bulunmamız gereken bir bölüm vardır ve bu bölümde motivasyonumuzun, bakış açımızın olumlu olması oradan daha verimli bir sonuç elde etmemize sebep olacaktır. Horoskopta tam bir kavuşum açısı varsa, o açının etkisi sihirlidir çünkü o olayla ilgili hem olasılık (potansiyeller) havuzu ile hem oluşumun mükemmelliği ile hem de gelecekte yaratacağı etkilerle bağı vardır ve her anlamda bizim o olaya karşı maddi ve ruhsal tutumumuzla sürekli şekillenen bir yapısı olduğunu düşünebiliriz. Kavuşum açısı ise açıların içinde en güçlü olan olması, tam kavuşumun (Cazimi’nin) ne kadar önemli olduğunu gösterir. Horoskopta uzaklaşan bir açı varsa, olay hayatımızın içinde yer bulacak hale gelmiştir ve bizim elde olandan en iyi performansı ortaya çıkarmamız beklenmektedir. Olay öyle ya da böyle hayatımızda yerini bulacaktır.

Tam açı, yani oluşum anı, gerçekleştikten sonra artık çürüme(maddesel dünyada sonlanmaya doğru gidiş) süreci başlar. Bir şey hayat bulduğu andan itibaren en iyi şekilde değerlendirilmelidir ve korunmalıdır ki, olabildiğince uzun fayda sağlayabilelim.

 

Son olarak,  bir şeye niyet ettiğimizde henüz gözle görülen bir şey olmayan süreçte üzerimize çok iş düşmektedir. Motivasyonumuzu yüksek tutmamız gerekmektedir.  Olumsuzluğa kapılmadan sorumluluk bilinciyle pes etmeden uğraşmamız çok önemlidir. Ortada bir şeyin görünmüyor olması, bir şey olmuyor anlamına gelmez. Hamile bir anne çocuğunu kucağına almadan da onun var olduğunu bilir ve bu süreç çok sancılı da olabilir. Mideniz bulanır, halsiz kalırsınız, hareket alanınız kısıtlanır ve yine de gözle görülen bir şey yoktur. Bu en önemli süreç sabır, emek ve karşılıksız sevgi bekler.

Sevgiler

Yurda Hal

24.07.2014 Perşembe

Bodrum

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s