uranüs

Galaksi Rehberi 08 Eylül 2014 – 14 Eylül 2014 Haftası

Posted on Updated on

dolunaybalık

Galaksi Rehberi

08 Eylül 2014 – 014 Eylül 2014 Haftası 

Haftanın Öne Çıkan Açıları

  • 09.09.2014 saat 04.39’da Balık burcunda Dolunay
  • 10.09.2014 saat 01.58’de Merkür Plüton kare açısı (etkisi 09-11 Eylül 2014 arası)
  • 10.09.2014 saat 13.51’de Venüs Neptün karşıt açısı (etkisi 09-11 Eylül 2014 arası)
  • 10.09.2014 saat 21.22’de Merkür Jüpiter sekstil açısı (etkisi 09-11 Eylül 2014 arası)
  • 11.09.2014 saat 17.57’de Güneş Satürn sekstil açısı (etkisi 10-12 Eylül 2014 arası)
  • 13.09.2014 saat 10.59’da Merkür Uranüs karşıt açısı (etkisi 12-14 Eylül 2014 arası)
  • 14.09.2014 saat 00.56’da Mars Yay burcuna geçiyor (etkisi 14 Eylül – 26 Ekim arası)
  • 14.09.2014 saat 17.19’da Venüs Plüton üçgen açısı (etkisi 13-15 Eylül 2014 arası)

 

Haftanın Ay Hareketleri

  • 07.09.2014 saat 20.18 – 08.09.2014 saat 02.46 arsı Ay Kova’da boşlukta
  • 08.09.2014 saat 02.46’da Ay Balık burcuna geçiyor büyüyen fazda
  • 09.09.2014 saat 04.38’de Balık burcunda Dolunay
  • 09.09.2014 saat 22.09 – 10.09.2014 saat 02.33 arası Ay Balık’ta boşlukta
  • 10.09.2014 saat 02.33’te Ay Koç burcuna geçiyor küçülen fazda
  • 11.09.2014 saat 03.57 – 12.09.2014 saat 04.16 arası Ay Koç’ta boşlukta
  • 12.09.2014 saat 04.16’da Ay Boğa burcuna geçiyor küçülen fazda
  • 14.09.2014 saat 00.56 –09.26 arsı Ay Boğa’da boşlukta
  • 14.09.2014 saat 09.26’da Ay İkizler’de küçülen fazda

 

 

Haftalık Astrolojik Etkiler

Genel:

Bu hafta gökyüzü bize her türlü etkiyi yaşatacak. Gerginlikle sükûnetin birbirine geçtiği, ruhsal yolculuğumuzun aydınlandığı bir hafta geçireceğiz.

09 Eylül sabahı gerçekleşecek olan Balık burcu Dolunay’ı içsel yolculuğumuzda ışık rehber olacaktır. Fiziksel ve zihinsel başarılarımız ruhsal yolculuğumuzla paralel gelişmediği zaman hayat çekilmez hale gelir. Şimdi Dolunay’la birlikte, tekâmül yolumuzda nerede olduğumuz, içsel yolculuğumuzda neler arzuladığımız biraz daha açığa çıkabilir.  Aşağıdaki paragraflarda okuyacağınız astrolojik etkiler, bu etkilerin yarattığı sınavlar karşısında gösterdiğimiz çaba ve tutumumuz özellikle bize hangi alanlarda gelişim sağladığımızı, hangi alanlarda henüz acemi olduğumuzu gösterecektir. Doğal olarak Balık Dolunay’ı merhamet ve vicdan konularını ön plana çıkaracaktır. Hassasiyet ve alınganlık bizlere karmaşık iniş çıkışlar yaşatabilir.

 İletişim ve hareketlilik ve bilgi alışverişinin gezegeni Merkür Terazi burcunda ilerlerken yukarıda da görebileceğimiz gibi üç ağır hareket eden gezegenle açı içinde olacak. Doğal olarak bu açılar hareketli bir haftanın habercisi olmakla kalmıyor, ikili ilişkilerimizde de bu hareketliliğin getireceği iletişimsel iniş çıkışların olacağını hissettiriyor. Kırıcı sözlerin gereğinden kolay ağzımızdan çıkması mümkün olabilir. Özellikle 09-11 Eylül günleri önce itiraz ettiğimiz, bizi geren bir konuda kesin ve net tavır sergilediğimiz bir durumda, bir süre sonra tavrımız, tutumumuz, düşüncemiz değişebilir. Kısacası ilk reaksiyonla konuşmamak, karar vermemek önemli olacaktır. Neyse ki Jüpiter’le gerçekleşecek olan iyimser açı, tüm bu gerginlikleri yine de telafi edebilecek iyimserlikte.  Tüm bu iniş çıkışların sebebi Merkür’ün nötr doğasıdır ve nötr olan Merkür açı içinde bulunduğu gezegenin rengini alacaktır. Özellikle Merkür’ün Plüton’la gerçekleşecek gergin açısının ve Uranüs’le gerçekleşecek yaratıcı, pervasız ve iyimser açısının geçmişe ait, sonuçlanmamış işlerle alakası olabilir; çünkü Plüton ve Uranüs geri hareketteler. Aşk meşk konularında da koşulların çok iyi olmadığını söyleyebilirim. Aşkın temsilcisi Venüs Neptün’le karşıt açı içinde ve bu hayal kırıklıklarını tetikleyebilir. Bu hafta başlayan yeni bir ilişkiyi iyice irdelemek önemli olacaktır. Yaşadıklarımız gerçekleri yansıtmayabilir. Venüs aynı zamanda parayla da alakalı olduğu için, büyük kazanç vaatlerinin içi boş olabilir. Para kaybetme, yanlış harcamalar söz konusu olabilir. Bu tür açılar bazen dolandırıcılıkların da artabileceğini gösterir. Kısacası bir astroloji meraklısı olarak şunu bilmekte fayda var:  bir gezegen Neptün ile gergin bir açı varsa, o gezegenle ilgili konularda gerçekler gözden uzaktır, hiçbir şey görüldüğü gibi değildir.

Bu kadar kaygan ve güven vermeyen bir zeminde güç alabileceğimiz, bize destek olacak hiçbir etki yok sanmayın. Özellikle Güneş ile Satürn’ün sekstil açısı öncelikle kendimize güvenebileceğimizi gösteriyor. Ayrıca zihinsel açıklık ve netlik hem Güneş Satürn açısı hem de Merkür’ün açıları sayesinde bizimle olacak. Netliği kaybedebileceğimiz konular daha çok aşk ve para konuları olacaktır.

Son olarak haftanın en önemli ve uzun soluklu etkisi olan etkiye bir göz atalım. 13 Eylül’de Mars Yay burcuna geçecek ve 26 Ekim’e kadar bu burçta kalacak. Cesaretimiz, dolaysız girişimci tavrımız bizlere özgüven verecektir. Son dönemde Mars’la Satürn’ün Akrep burcundaki birlikteliği bizleri zaman zaman zorlamış, hatta var olan enerjimizi rahat rahat kullanmamıza izin vermemişti. Artık bu etki yerini akıcı bir enerjiye bırakıyor olacak. Bu hafta, hazır Ay’da küçülmeye geçtikten sonra, spor yapmaya, üretmeye, yaratıcılığımızı kullanmaya başlayabiliriz.

Bu hafta özellikle Ayaklarımız ön planda olacak. Ayaklarda şişlik, hassasiyet, nasır gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden ayaklarınızı akşamları deniz tuzu ile hazırlanmış suda dinlendirin ve yukarıda tutup dinlendirin. Eğer bu tür problemler yaşıyorsanız, hayatınızın kontrolünüzde olmadığını ve kendinizi kurban başkalarının hayatını kolaylaştırmaya çalışırken kurban olmuş hissediyor olabilirsiniz. Dolunay gecesi hayatınızın hangi alanlarında kontrolü kaybettiğinizi ve çözümün ne olabileceğini size gösterecek bir rüya görme niyetiyle uyuyabilirsiniz.

 

Danışmanlık Hizmeti hakkında bilgi için: https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

 

Gün Gün Astrolojik Etkiler           

08.092014 Pazartesi:

Sabah saatlerinde Ay Venüs’le karşıt açı yapacak. Güne pek de keyifli başlamayabiliriz. Hep bir şeyleri eksik yapmışız, bir yerlerde hata yapmışız hissi içinde olabiliriz. Bu hissi çok da yabana atmayalım ve yaptığımız işleri tekrar kontrol edelim.  Öğlene doğru gerçekleşecek Ay Neptün kavuşumu bu etkiyi ortadan kaldırmasa da, bizim umursamazlığımız bu şartlarla uyum içinde olmamıza sebep olacaktır. Bu arada yaratıcılık gerektiren, ruhsal deneyimler ve çalışmalar için bu etki son derece olumludur. Akşama doğru devreye girecek olan Ay Plüton sekstili gücümüzü kazanmamıza yardımcı olacak ve enerjimizi işe ve verimliliği dönüştürme fırsatımız olacaktır. Önemli görüşmelerinizi akşam saatlerine denk getirmeye çalışın. Üzerinden geçilmesi gereken problemler varsa akşam ve geceyi buna ayırabilirsiniz. Ne de olsa Dolunay uykunuzu kaçırabilir. Bu Dolunay’da eğer uyumayı başarırsanız lütfen bu gece ve yarın gece rüyalarınıza dikkat edin. Rüyalarınız rehber nitelikte olabilir.

09.09.2014 Salı:

Algıların açık ve sezgilerimizin güçlü olduğu bir gündeyiz. Sabaha karşı saat 04.39’da gerçekleşecek olan Dolunay bize bugün biraz daha bir farklı bir dille anlaşmamıza sebep olacak. Aynı zamanda yine sabah saatlerinde Ay’ın Satürn’le bir üçgeni gerçekleşecek. Genel olarak gerçekleri sezgisel olarak algılayacak, hataları ve uyumsuzlukları her şey yolunda gibi bile göründüğünde hissetmek bugün o kadar da zor değil. Ancak Dolunay gibi önemli bir etki kendi içimize dönmemize de sebep olacağından, objektifliğimizi de kaybedebiliriz. Öğle saatlerine kadar verimimiz yüksek olacaktır. Ay Balık etkisinin dünyadan kopuk etkisi Satürn sayesinde biraz azalacaktır ve ayaklarımızın yere sağlam basmasını sağlayacaktır. Bu verimimiz öğleden sonra da konsantrasyonumuz yüksek bir şekilde devam edecektir. Akşamın geç saatlerinde gerekli konsantrasyonu sağlamamız pek kolay olmayacaktır.

10.09.2014 Çarşamba:

Aman dikkat! Bugün kolaylıkla kendimizi bir kavganın içinde bulabiliriz. Güne Merkür Plüton karesiyle başlayacağız. Ay’ın da Koç burcunda olması bizi daha sabırsız ve kavgaya hazır hale getirecektir. Bir de bugün Venüs Neptün karşıtlığının devreye girmesi doğruyu yanlıştan ayırt etmemize pek olanak vermeyebilir. Açıkçası çok gereksiz tartışmalar yaşamak düşündüğümüzden daha kolay görünüyor. Bu yüzden olabildiğince gereksiz münakaşalardan uzak durmaya çalışmak kendi hayrımıza olacaktır. Buna özellikle ikili ilişkiler alanında daha da dikkat etmemiz gerekecek. Para ile ilgili konularda sezgilerinize güvenmeyin bugün, kolaylıkla yanılabilirsiniz. Akşamın ilerleyen saatlerinde Merkür’ün Jüpiter’le olan sekstil açısı ve Ay’ın da Jüpiter’le üçgen açıca doğru ilerlemesi genel olarak kendimizi daha iyi hissetmemize, olaylara biraz daha iyimser ve umutlu yaklaşmamıza yardımcı olacaktır. Bu iki açı akşam saatlerinde olayları biraz daha tarafsız bakmamıza yardımcı olabilir.

11.09.2014 Perşembe:

Her ne kadar bir öneki günün gerginliğini tam olarak üzerimizden atamamış olsak da, bugün zihnimiz daha açık, mantığımız biraz daha devrede olacaktır. Güne Ay Uranüs kavuşumu ile başlayacağımız için hem yaratıcılığımız, hem de olaylara farklı yaklaşabilme yetimiz günlük hayatımızı kolaylaştırmaya yardımcı olacaktır. Akşama doğru gerçekleşecek olan Güneş Satürn sekstilinin olumlu etkisi sayesinde işlerimize ve ilişkilerimize hak ettiği ciddiyetle yaklaşabilecek, sonuçlandırmamız gereken önemli konuları tamamlayacak enerjiye sahip olacağız. Sıkı çalışmak ve çözüm üretmek isteyenler için mükemmel bir gün olacaktır.

12.09.2014 Cuma:

Ay Neptün sekstil açısı ile başlayacak olan günümüz haftanın diğer günlerine kıyasla biraz daha sakin ve huzurlu geçecektir. İşlerimizde yaratıcılığımızı kullanabilecek ve telaştan uzak olabileceğiz. Bugün akışta kalmak günümüzün daha verimli geçmesine sebep olacaktır. Boğa burcundaki Ay bizi para kazanmaya odaklı yapabilir. Artık finansal konularda sezgilerimize biraz güvenmeye başlayabiliriz, ne de olsa Venüs Plüton ile üçgen açıya yaklaşmakta. İkili ilişkilerde de daha romantik anlar bizi bekliyor olabilir. Bu akşamı sevdiğimiz biriyle geçirmeye çalışırsak, güzel vakit geçirebiliriz. Uygun ortamı yaratırsak hoş sohbetler akşama eşlik edecektir. Eğer bu akşamı tek başımıza geçirmeye karar verirsek, meditasyon veya buna benzer ruhsal farkındalıklarla ilgilenmek çok yerinde olabilir.

 

13.09.2014 Cumartesi:

Sabah saatlerinde etkili olacak olan Merkür Uranüs karşıtlığı tüm güne damgasını vuracaktır. Bu etki bizi biraz huzursuz yapsa da zihinsel olarak çalışkan olacağımızı göstermekte. İşimize ve içinde bulunduğumuz olaylara biraz daha üst oktavdan bakma ve farklı çözümler yaratma fırsatı yakalayabiliriz. Genel olarak üretken olma arzusunun getirdiği bu huzursuzluk, direnmediğimiz sürece yaratıcılığımızı tetikleyecektir.  Özellikle günün ikinci yarısında fikirlerimiz ön plana çıkacak ve çözümleri görebilmemiz daha kolay olacaktır. Tüm gün boyunca hafif muzip ve ukala bir enerjinin kelimelere yansıdığını görebiliriz. Hazırcevap tutumumuz zor durumlarda kalmamıza sebep olabilir. Gece yarısından biraz sonra Mars Yay burcuna geçecek ve Akrep burcundaki son demlerini yaşıyor olacak. Bu etki bizi bir yandan rahatlatırken, bir yandan da son bir buçuk aydır zorlandığımız ve kısıtlandığımız konularla ilgili bir iç hesaplaşma yaşamamıza sebep olabilir

14.09.2014 Pazar:

Bugüne damgasını vuracak olan etki Venüs Plüton üçgeni olacaktır. Yarın da etkisini sürdürecek olan bu açı, genel olarak ikili ilişkiler ve aşk konularında olumlu bir etki bırakacaktır. Özellikle ilişkilere daha sorumluluk sahibi, ciddi yaklaşmamızı sağlayacak ve ilişkimizi içselleştirmemize yardımcı olacaktır. Yine de sabah saatlerinde Ay Mars karşıtlığı etkili olacağından, Günün güzel etkisini sabah saatlerin de pek hissedemeyebiliriz. Aslına bakarsanız sabah saatlerinde ki güvensiz ve şüpheci ruh hali günün ilerleyen saatlerinde yerini güzel duygulara bırakabilir. Finansal anlamda beklentilerimizin üzerinde yoğunlaşmak, kazancımızı artırmak için plan yapmak bu öğleden sonra için doğru olacaktır. Gözümüzden kaçan olasılıkları fark edebiliriz. Akşamın ilerleyen saatlerinde ise önemli işlerle değil, hoş vakit geçirmeye odaklanalım, bu sayede Ay İkizler’in de biraz tadını çıkarmış oluruz.

 

Son olarak;

Astrolojik etkiler doğal olarak hepimizi etkilemektedir. Her birimiz burada yazdığım etkileri kendi doğum horoskopumuzla paralel olarak bazen daha yoğun, bazen daha yüzeysel yaşayacaktır. Ancak şunu da unutmayalım, her insan doğum haritasının üzerine çıkabilir ve gökyüzünün etkilerinin üzerinde yaşayabilir. Ruhsal anlamda farkındalığımız arttıkça zorlukların bizi geliştiren ve gerekli olan sınavlar, kolaylıklarınsa bu sınavlar sonucunda elde ettiğimiz fırsatlar olduğunu görmeye başlarız. Kendimizi gözlemleyebiliriz. Ruhsal gelişim ve farkındalığın yükselmesi astrolojik etkilerin bizi duygusal uçurumlardan ve zorluklardan uzak tutacaktır. Kendi hayatımızın gözlemcisi olmaya başladığımızda hayat maceralı bir yolculuğa, astroloji de bu yolculukta sırada hangi maceraları deneyimleyeceğimizi gösteren bir yol haritasına dönüşür.

Güzel, macera dolu bir hafta olsun!

Sevgilerimle Yurda

Lütfen Paylaşımlarınızda aşağıdaki paylaşım butonunu kullanın veya link ve kaynak kullanın.

Galaksi Rehberi 21 – 27 Nisan 2014

Posted on Updated on

 

 

Galaksi Rehberi

Haftalık Gökyüzü Etkileri

21nisanjpg

Genel Etkiler 21 – 27 Nisan 2014:

Geçen hafta uzun uzun bahsettiğimiz gerginlikten bir şey kaybetmek bir yana, daha da gerilimli bir haftaya girdiğimizi söylemeliyim. Kolay olmaktan uzak değişim koşullarını ortaya koyan bir hafta olacaktır. Gökyüzündeki Mars-Jüpiter- Uranüs- Plüton öncü büyük karesi en etkili halini almakla kalmıyor, aynı zamanda ülkemizin haritasının birinci ev aksında yerleşik olan  Plüton’u da bu büyük kareye dâhil ediyor. Kısacası, şu aralar gerçekleşen tutulmalar ülkemizden görünmüyor olmasına rağmen, tutulmaya bedel hatta daha güçlü etkileşimler bizleri etkisi altına alıyor. Değişiyor, dönüşüyoruz. Ülkemizin öncü akslarında gerçekleşen bu dönüştürücü açıyı anlamak için lütfen geçen hafta yazdığım haftalık yazıya tekrar bir göz atın. Bununla birlikte unutmayalım kendimizi değiştikçe, dünya değişir.

Bu haftanın temel özelliği gerginlik, öfke, kavga, stres, en azından içsel huzursuzluk tetikleyebilecek düzeyde. Bu dönem içinde başlayacak olan gerginlikler, kolay kolay kapanmayan, uzadıkça uzayan potansiyele sahipler. Küçücük fikir ayrılıkları bile umulmadık gerginliklere dönüşebileceği için, yine bu hafta da sükûneti korumayı öneriyorum. Bu gerginlik atmosferi bireysel alanda etkili olduğu kadar toplumsal alanda da etkili olacaktır. Açıkçası kalabalık ve karmaşık ortamlardan uzak durulması gereken bir dönemdeyiz.

Yine de tüm bu gerginliğin yanı sıra, hafta sonuna doğru devreye giren Venüs Satürn üçgeni sayesinde olumlu etkiler de alacağız. Hafta sonuna doğru iyimserlik, hoşgörü ve barış yanlısı enerjiler bizi sarmalıyor olacak. Ayrıca Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri etkili olacak olan Güneş ve Merkür’ün Neptün’e olan iyi açısı ikili ilişkiler alanında iletişim alanında huzurlu ve keyifli olabileceğimizi gösteriyor.  Ancak bu açının aynı zamanda ilişkilerde söz vermeden önce düşünmemiz gerektiğini, tutamayacağımız sözlerin altına girmemeye özen göstermemiz gerektiğini gösteriyor.

Genel olarak bu hafta sonucunu bilmediğiniz işlere girişmeyin. Risk almayın! Konuşmadan önce düşünün ve kalabalık gergin ortamlardan uzak durun!

 

21-27 Nisan 2014 Ay Taktikleri

21-27nisanaytaktkleri

 ************************************************************************************************************************

 Yurda Hal ile Astroloji Danışmanlığı : https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Vimala Meral ile Işık Şifa Terapisi : https://astroistanbul.com/vimalameral/

Ayda Ersan’la Geçmiş Yaşam Regresyonu:  https://astroistanbul.com/ayda-ersanla-regresyon/

 ************************************************************************************************************************

Gün Gün Gökyüzü

 21 Nisan 2014 Pazartesi

Güneş Boğa burcunda

Jüpiter Plüton karşıt açısı 20-22 Nisan arası etkili

Uranüs Plüton karesi 20-22 Nisan arası etkili

Ne kendi tavrınızı ne de başkalarının size yönelttiği eleştirileri fazla dikkate almayın. Çünkü bugün her şey biraz daha abartılı ifade bulabilir. Biraz bilmişlik, biraz ukalalık günün geneline yayılabilecek bir enerji gibi görünüyor. Fikir ayrılıkları, abartılı fikir çatışmaları ortaya çıkabilir. Lafımızı, sözümüzü tartarak konuşmakta yarar var. Günün ilerleyen saatlerinde (Geç öğleden sonra) Ay’ın da Jüpiter ile olan karşıtlığı bitince biraz daha ayaklarımız yere basacak ve sorumluluklarımızın farkında olacağız.  Tabii bu etki sayesinde öğleden sonra ve akşam saatlerinde daha üretken olacak ve sorumluluk sahibi davranışlar sergilemeye yatkın olacağız.  Bugün fikirlerimizle başkalarının üzerinde baskı kurmaktan kaçınmalıyız. Odağımızı başkalarına çevirmek yerine kendimize çevirmemiz ve kendi hatalarımızla yüzleşmemiz daha doğru olacaktır.

 

22 Nisan 2014 Salı

Mars Jüpiter kare açısı 21-23 Nisan arası etkili

Ay’ın Merkür ve Güneş’e karesi tüm gün etkili

Genel olarak enerjisi yüksek bir gün olduğunu söyleyebilirim. Dikkatimizi ve ilgimizi yeni konulara ve/veya projelere yönlendirebiliriz. Jüpiter’in aldığı açılar, olayları ve kişileri yanlış değerlendirmemize sebep olabilir. Onun büyüteç etkisi gördüğümüz, duyduğumuz ve yaşadığımız her konuda abartılı algılara sebep olacaktır. Bu dönemde önemli kararlar vermek yerine, daha çok gözlemci olmak ve aceleci davranmamak doğru olacaktır. Öğleden sonra biraz daha hafifleyecek olan bu etki, öğlene kadar kararlarımızda çok temkinli olmamız gerektiğine işaret ediyor. Acele karar vermek bugün hatalara yol açabilir!

 

23 Nisan 2013 Çarşamba  

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Merkür Boğa burcuna geçiyor 23 Nisan saat 10.06

Mars Uranüs karşıt açısı 22 – 24 Nisan arası etkili

Mars Plüton kare açışı 23 – 26 Nisan arası etkili

Bugün Umulmadık ve gergin sürprizlere hazır olmak gerekecek, Çünkü gökyüzündeki açılar bizi değişime sürükleyecek beklenmedik etkilere maruz bırakacak gibi görünüyor. Özellikle kavgadan ve yüksek volümlü tartışmalardan uzak durmak iyi olacaktır. Genel olarak kendimizi baskı altında hissedebiliriz ve bu baskı kontrol dışı davranışlar sergilememize sebep olabilir. Akşama doğru bu durum daha düşük ve karamsar bir moda yerini bırakabilir. Ruhsal olarak kendimizi dipte hissedebiliriz. Ayrıca sayısal olarak Regulus sabit yıldızı ile eşdeğer olan 23 sayısı ile bu gergin açılar birleştiğinde iki konuya özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederim. Gurur yapmaktan kaçının ve intikam duygusu gütmeyin. Regulus gururla birleşince veya intikamla birleşince insanın düşüşe geçmesini sağlar. Bugün olabildiğince bireysel bir uğraş ya da iş bulun ve onunla ilgilenin. Gerginliğinizi atmak için meditasyon, dua, zikir ya da sakin ve huzurlu bir ortamda yürüyüş keyfinizi yerine getirecektir. Açıkçası ben böylesi gergin açıların olduğu günleri potansiyel değişim zamanları olarak gördüğüm için muhakkak arınma ve bırakma çalışması yapmaya gayret ediyorum. Çünkü bu gibi açılar sayesinde dışımızdaki bağımlılık kabuğu çatlar ve içinden yeni ve taze “ben” çıkacak yer bulur.

 

24 Nisan 2014 Perşembe

Ay’ın Merkür ve Güneş’e sekstil açısı tüm gün etkili

Ay Neptün kavuşumu tüm gün etkili

Artık kendimizi biraz daha sakin ve huzurlu hissetmeye başlıyoruz. Yine de hassas ve alıngan olabiliriz. Öğle saatlerinden itibaren daha ılımlı ve çözüm üretebilen bir yapıda olacağımız için işlerimizi iyimserlikle ele alabiliriz. Ancak Balık burcunda hareket eden Ay çok da mantıklı kararlar almaktan uzak olduğumuzu hissettirecektir.  Akşam saatlerine doğru daha da ılımlı olan ruh halimiz keyifli bir akşam geçirmemize yardımcı olabilir.

 

25 Nisan 2014 Cuma

Venüs Satürn üçgeni 24 – 26 Nisan arası etkili

Ay Jüpiter/Satürn üçgeni tüm gün etkili

Ay Venüs Kavuşumu tüm gün etkili

Ay Plüton sekstili tüm gün etkili

Daha keyifli bir atmosfer bizleri bekliyor. Belli ki güne pozitif bir enerjiyle başlayacağız. Haftanın gerginliğini bir kenara bırakıp daha romantik ve daha duygularımızı tamir edecek etkiler altındayız. Aşk ilişkilerinde ilişkiyi bir adım öteye taşımak isteyebilirsiniz. İlişkilerde var olan sorunların çözümleri üzerine ciddi konuşmalara yer ayırmak mümkün olacaktır. Akşam saatlerini aşk, romantizm ve keyif için ayırmaya çalışın. Hissettiklerinizi en iyi aktarabileceğiniz bu akşamın enerjisinden yararlanmaya bakın.

 

26 Nisan 2014 Cumartesi

Merkür Güneş kavuşumu 25 – 27 Nisan arası etkili

Merkür Neptün sekstili 26 – 28 Nisan arası etkili

Sabah saatlerinde biraz daha tembelliğe yatkın olan haliniz, öğleden sonra yerini motivasyonlu ve çalışkan bir ruh haline bırakacak. Bu yüzden önemli işlerinizi öğleden sonra ele alamaya bakın. Sezgilerinizin çok güçlü olduğu bir gündesiniz. Hatta Güneş’in bu kadar dibinde hareket eden bir Merkür varken öncelikle sezgilere güvenmek daha doğru bile olabilir.  Doğru kararlar almanıza yardımcı olan içgüdüleriniz sayesinde hayatınızla ilgili önemli gelişmeler yaşayabilirsiniz.

 

27 Nisan 2014 Pazar

Güneş Neptün sekstili tüm gün etkili

Yine içsesin ve sezgilerin güçlü olduğu bir gündeyiz. Tüm gün farkındalığımız yüksek olacak. Genel olarak zıt enerjilerin etkisi altındayız. Bir yandan hassas ve alıngan ruh hali yaşayabilirken, diğer yandan yardımsever yanımız da iş başında. Aynı zamanda sabırsız ve tahammülsüz de olabiliriz. Acelecilik ve sabırsızlık, yanlış kararlara sebep olabilir. Çünkü Neptün’ün etkisi zihnimizi biraz dağıtabilir.  Akşam saatleri daha sakin ve dingin geçecek gibi.

 

Sevgiler

Yurda Hal

NEPTÜN BALIK BURCUNDA VE BİRAZ DAHA FAZLASI

Posted on Updated on

NEPTÜN BALIK BURCUNDA VE BİRAZ DAHA FAZLASI

Astrolojinin ağır ilerleyen gezegenleri Zodyak’ta Burç değiştirdiğinde, dönemsel vurgular da değişirler. Her gezegenin yörüngesinin oluşturduğu çemberi farklı bir Hal (katman) olarak düşünürsek, bir gezegen burç değiştirdiğinde ona ait olan Hal de farklılaşır.

Gezegenlerin hızlarına göre, en ağır hareket eden gezegenin Hal Katmanı en altta( bize en uzakta), en hızlı seyreden gezegenin Hal katmanı en üstte (bize en yakında) olacaktır (Güneş ve Ay da astrolojide gezegen olarak adlandırılırlar. Ayrıca Gök cisimlerinin turunu Güneş’in etrafında değil, Dünya’dan baktığımızda izledikleri tur olarak dikkate alınmaktadır).

Bu durumda bize en uzak olan ve en uzun dönem Hal’i belirleyen gezegen Plüton’dur. Ardından ikinci en uzak gezegen Neptün, sonra sırasıyla Uranüs, Satürn, Jüpiter, Mars, Venüs, Merkür, Güneş (Venüs, Merkür, Güneş bir arada alınmalıdır çünkü Venüs ve Merkür Dünya ile Güneş arasında kaldığı için Güneş’le birlikte hareket eder gibi algılanırlar ve Güneş’ten astrolojik olarak fazla uzaklaşamazlar)ve Ay bu Halleri belirlerler.

Sadece 28 gün gibi kısa süreli  turu olan Ay, astrolojik olarak bize en yakın gezegendir. Onun hâli bize en çabuk ulaşan, en çabuk etkisini gösteren, ancak bir o kadar da çabuk etkisini kaybeden hâldir. Plüton, Neptün ve Uranüs’ü yaşadığımız Yerküre (toprak-su-atmosfer) gibi düşünürsek, Satürn evin temeli, Jüpiter evin yapısı, Mars, su ve kanal sistemi, Venüs Mobilyaları, Güneş Pencere ve kapıları, Ay ise o evin tüm kapılarının anahtarıdır.

Plüton, Neptün ve Uranüs’ten oluşan zeminimiz tüm zamanları da (geçmiş-an-gelecek) içinde taşıyan özelliktedir. Onların bize sunduğu uzun dönem etkili olan hâlleri çok önemli katmanlar oluşturmaktadırlar.

Burada Yeraltı Tanrısı, Su Tanrısı ve Gök Tanrısı, vurguladıkları etkileri ile yaşamak için uygun koşulları belirlerler. Bu üç ayrı Gezegen bazen uyum içinde olur, bazen kriz halinde olurlar. Bazen ikisi işbirliği yaparken, diğeri bu ikisine zorluklar çıkarmaktadır. Ayrıca bu üç gezegenin (Diğer tüm gezegenler için de aynısı geçerlidir)yöneticisi oldukları burçlar vardır. Plüton Akrep’te, Neptün Balık’ta ve Uranüs Kova’da yöneticidir. Gezegenler yönetici oldukları burçlarda kendilerini evde hissederler, kontrol onların elindedir. Bu da onları güçlü yapar. Her gezegenin kendi katmanında böyle bir alan mevcuttur ve bir gezegen yönettiği bir alanda bulunduğunda, etkisi olabilecek en güçlü Hal’dir.

Gelelim yine Plüton-Neptün- Uranüs’e. Bu üç gezegenin her katmanının hâli öyle bir güce sahiptir ki, bizlerin tekâmülüne göre tezahür eder, tekâmül derecesine göre etkilerini ortaya koyar.

Soy olarak baktığımızda bu üç gezegenin etkisi bize, içinde bulunduğumuz zamandan değil, henüz dünyaya gelmediğimiz, kimi ana babalarımızın, kimi ise onların büyüklerinin bile dünyaya gelmediği zamanın enerjisini taşırlar. Spiritüel boyutta baktığımızda ise, Dünya’nın ruhsal tekâmülü için gerekli Hal’leri ortaya koyarlar. Bulundukları konumla Dünya’nın ruhsal tekâmülü için ihtiyacımız olan enerjileri açığa çıkarırlar. Bulundukları yere açı ya da kavuşum yapan daha hızlı gezegenler onların enerjilerini açığa çıkaran etkileri tetiklerler.

Toplumsal, evrensel, ruhsal gelişimde, hem birey, hem de toplum (Dünya) çok önemlidir. Bu yüzden her gezegen hem bireysel, hem de toplumsal zeminleri oluştururlar.

Bireysel olarak bakarsak, her ne kadar Öz’de Pozitif-Negatif diye bir katman olmasa da, anlatmak istediklerimi iyice ortaya koyabilmek için pozitif ve negatif kavramlarını ortaya koymam gerekecektir. Eğer yaşamımızda negatif ağırlıkta bir yaşam tarzı içindeysek, mesela hırs, bencillik, bedenine, ruhuna ve çevresine gerekli özeni göstermeyen, başkalarını hiç düşünmeyen, kıskançlıklarla dolu bir yaşam sürüyorsak bu üç gezegen bize ödül getirmeyecektir. Bizim seviyemize göre ortaya çıkan bir etki söz konusudur burada. Ne kadar Kâmil İnsan’a yaklaşırsak, Plüton- Neptün ve Uranüs’ün o kadar yararını görürüz hayatımızda, ne kadar Kâmil İnsan’dan uzaklaşırsak o kadar zararını görürüz her üçünün de.  Kısacası Haritamızda bu üç gezegenin yerleştiği yerlerin, transit gezegenlerden aldıkları etkilerle tetikledikleri olaylara bakarak aslında Spiritüel konumumuzu belirlemek çok da zor olmayacaktır. Hatta yaşadığınız olayın yıkıcı etkisinin şiddetine göre skalanın içine bile oturtabilirsiniz durumunuzu.

Siz geliştikçe bu gezegenlerin etkileri bizlerin ruhsal gelişimini hızlandıran bir yapıya dönüşürler. Daha doğrusu, gezegen etkileri hep hayra hizmet ederler, ancak bizim bakış açımız algımız değişir, yaşadıklarımızı yorumlamamız değişir. Yorum ve algı farkı değişince, bizim üzerimizdeki etkisi de güçlü, dönüştürücü ve kalıcı olacaktır.

Bununla beraber unutulmaması gereken çok önemli bir konu:  Her An, bir tepe noktasıdır. Bu tepe noktasına ulaşmak için geçmişte harekete geçilmiş bir başlangıç noktası vardır. Bu durumda her an aynı zamanda bir çok olayın başlangıcı, gelişmesi, tepesi ve inişi ve sonlanmasıdır.

Benim için gündemde olan bir dönemin nerelerden geldiğini anlamak için öncelikle en uzak katmanın nereden yola çıktığını bilmem gerekir. Bunun için değiştiren, dönüştüren, öldüren ve yeniden doğduran Plüton’un Yengeç burcunda olduğu zamana bakmak gerekir. buradan anlarım ki Plüton aracılığı ile yaşanan değişim dönüşüm aslında birinci Dünya Savaşı zamanı başlamıştır.  Dolayısıyla Plüton vatan, yuva, ev, aile kavramlarını yerle bir etmiş, temelde gerek duyulan güven duygusunu aile ve birlik kavramının önemini değiştirmiştir.

İkinci katman olan Neptün’ün geldiği başlangıç noktasına baktığımızda Neptün Başak Dönemine bakmalıyız. Bu dönem özellikle sinemanın (Hayal Dünyası) günlük hayata yayılması, mesela ilk araba ile girilen sinemanın kurulması, ilk düzenli televizyon programının dervreye girmesi önemlidir. Hayal dünyasının gündelik hayattan koparmasının başladığı dönem. Ayrıca Neptün Başak burcundayken en zayıf konumdadır ve duygulardan yoksundur. Hunharca katletmekten kaçınmayan bir enerji, gerçekleri göstermeyen bir ruh hali ile ortaya çıkan 2. Dünya savaşı da bu döneme denk düşmektedir.   

Üçüncü katman olan Uranüs ise bu döneme Uranüs Terazi’den gelmektedir. ’68 ruhunun ikili ilişkilere getirdiği özgürlük, hukuksal anlamdaki özgürlükleri temelinde bulundurmaktadır.  Vietnam savaşının da bir bölümünü bu dönemin içinde olduğunu unutmamak gerekir. Kıbrıs Harekatının başlangıcı da buraya denk gelmektedir.

Birinci Dünya savaşından itibaren dünya üzerinde yaşanan savaşların haddi hesabı kalmamıştır aslında. En büyük bombalar icat edilmiş en büyük toplu ölümler gerçekleşmiştir.

Bu şekilde bakıldığında, Neptün Balık burcuna girerken, İnsanlık kendi geçmişine dönüp baktığında net olarak hatırladığı son üç büyük savaşın ve diğer tüm savaş ve katliamların neticesinde af dileme zamanındadır. 2025’e kadar Merhametle değişecek dönüşeceğiz belli ki.  1914’te Plüton Yengeç burcuna girdiğinde başlayan bu kanlı sürecin farkına varıp, tekamülümüz için ihtiyacımız olan vicdani sorumlulukları  yerine getirme zamanı başlıyor. Neptün Balık Yaraları sarma imkanı veriyor.

Tüm dünya insanları olarak geçmişe ait sorumluluklarımızn bilincinde olup helalleşme zorunluluğu getiriyor.

Lafı fazla uzatmadan gelelim bu üç gezegenin bize ne anlatmaya çalıştığına.

Öncelikle en ağır ilerleyen Plüton’la başlayalım. Plüton en alttaki katman. En alttan, en uzaktan etki eden ve etkisini üzerine yerleşen diğer gezegen katmanlarının her birinden geçirerek Dünyamıza ulaştıran Katman. Plüton 2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ve 2023 yılına kadar da orada kalacak. Plüton dönüştürücü bir etkiye sahiptir. Ölmeden önce ölmeyi anlatabildiği gibi, dünya üzerindeki ölüm, toprağa karışma ve yeniden topraktan yaşama dönüşme (ya da yaşama hizmet etme) ile doğrudan bağlantılıdır. Plüton en minimal alana yerleştirilmiş maksimal enerjidir aynı zamanda, nükleer güçtür. Bulunduğu yeri eskisi ile alakası olmayan hale getirir. Oğlak burcu ise iktidar, mevkii, yönetim, kariyer, iş, saygınlık, gelenek, kültürel miras, toplumsal imaj, yıllanmışlık, süregelen koşullar ile alakalıdır. Saygınlığın ve paranın kazanıldığı yollarla bağlantılıdır.

2008 yılında Plüton Oğlak burcuna girdiğinde tüm dünya üzerinde Oğlak burcunun temsil ettiği alanlarda teker teker gücünü ortaya koyarak değişimleri ortay koymaya başladı. En güvenilir, Dünya üzerinde uzun dönemlerden beri yönetim gücüne sahip ülkelerin teker teker çuvalladığını görürken, birçok ülkede uzun zamandır süren yönetimi ellerinden bırakmayan liderler yok olmaya başladırlar. Dünya üzerinde geçerli iktidar, yönetici imajı değişmeye başladı.

Enerji alanında hızla yok ettiğimiz yer altı kaynaklarını (ki bunlar artık süregelen bilindik bir hal almıştı) tüketmeye başladık ve alternatif yöntemler geliştirmeye, yenilenebilir enerjiye yöneliyoruz (bu konuda gerçek gelişmeyi sanıyorum Plüton 2023 yılında Kova burcuna geçtiğinde yaşayacağız).

Mesleki anlamda kariyer ve statü kavramları da şekil değiştirdi. Meslekler değişti, bazı meslekler ortadan kalkarken, yerine yenileri gelmeye başladı. Plüton, Oğlak burcuna girdiğinden bu yana yeni bazı meslek alanlarını ortaya çıkarmaya başladı (hobiler mesleğe dönüştü, alternatif olarak kabul edilen konular gerçekten de meslek haline geldiler) ve bu meslekler geleceğin geleneksel mesleklerini şekillendiren yapıya sahip olacaklar gibi. Açıkçası 2008-2023 arasında türeyen artan iz bırakan meslekler uzun süre dünyanın önemli meslekleri haline gelecekler gibi.

Ruhsal anlamda baktığımızda, bildiğimiz düzenin, sistemin, inanç yapısının değişiyor olduğu bir gerçek. Geleneksel olan dönüşmekte ve belli ki bu dönüşüm artık Neptün’den de yardım almaya başlayacak ve 2023(Plüton Kova’ya geçiyor-2025 Neptün Koç’a geçiyor) arası belirli bir iz bırakacak gibi. Herhalde öncesi ve sonrası dedirtecek etkiler ortaya çıkacak burada.

Plüton’dan sonra devreye giren Hal (katman) Neptün’dür ve Neptün 1998’den bu yana Kova burcundaydı. Neptün dağılma, yayılma, çözülme enerjisidir. Suyun buhar haline benzetebiliriz onu, sis gibi her yerden içeri sızabilir, yayılabilir. Hayal âlemi ile rüyalarla, sezgilerle, ruhsallıkla, dibine kadar spiritüellikle, müzikle, şiirle alakalıdır. Ruhsallığın ve inancın kendini verircesine yaşandığı durumdur. Neptün’ün etkisinin yoğun olduğu alanlarla dünyaya sis perdesinin arkasından bakıyor gibi oluruz. Serap görmek gibidir bazen, gerçekle alakası olmaz, ancak ihtiyacımız olan deneyimi bize yaşatır.

Bana göre 1998 yılında Kova burcuna giren Neptün ile birlikte insanlar Spiritüel konularla ilgili önemli bir adım attılar. Kova’nın entelektüel, paylaşımcı, olumlu ve geleceği şekillendirme arzusuyla dolu enerjisi ile birleşen Neptün, hiçbir zaman olmadığı kadar çok ruhsal kitapların yazılmasına, bu bilgilerin paylaşılmasına sebep oldu. Düşünce gücü hiç olmadığı kadar önemli bir hale geldi. Neptün’ün spiritüelliği Kova’nın Satürn disiplinini ve Uranüs aykırılığını aldı ve birçok yöntem, birçok çalışma, hayatlarımıza aynen buhar gibi girdi. Gelişmemiz daha çok entelektüel düzeyde oldu. Çok okuduk, çok araştırdık, sınır tanımadık, gizli denilen bilgileri açığa çıkarttık. Kova’daki Neptün ile Oğlak’taki Plüton’un enerjisi birleşince doğal olarak ortada artık sır kalamazdı. Localara, tarikatlara ait bilgiler artık herkese ait olmalı ilkesi ile tüm bilgiler ortalıkta dolanmaya başladı. Böyle bir dönemde adı “secret-sır” olan bir kişisel gelişim kitabının satış rekorları kırması çok normal. Ayrıca yine Neptün Kova burcu enerjisi, Spiritüel olarak var olduğu kabul edilen ancak bilimsel olarak kabul görmeyen birçok konuyu da birbirine bağladı. Gerek gerçekten de bilimsel olarak ortaya konular, gerekse ismini bilimsellikten alan ruhsal çalışmalar bolca ortaya çıkmaya başladılar.

Plüton Oğlak’ta seyrine devam ederek köklerden gelen yaşam kodlarımızı 2023’e kadar alt üst etmeye devam ederken, 03 Şubat 2012 günü Neptün Balık Burcuna geçiyor. Neptün Balık burcunun Yönetici gezegeni, bu yüzden 2025 yılına kadar güçlü bir Neptün deneyimleyeceğiz. Bu dönemi nedense küçücük akvaryumdan, uçuşuz bucaksız okyanusa terfi eden Balığın özgürlüğüne benzetmek istiyorum. Neptün Balık farkında olmadığımız yeni duyularımızla tanışmamızı sağlayacağı gibi, ruhsal anlamda çok hızla yol aldıracak. Bu dönemde sanatsal ruhun, farklı bir boyuta taşındığını, şiirin ve bestenin, romantizmin ön plana yerleştiğini göreceğiz. Zaman zaman şarap şişesinin içine, zaman zaman zemzem suyunun içine düşebiliriz bu yolculuğumuzda.

İnanç, ruhsallık, tefekkür hali, sezgilerin gücü, hayal ve yaratıcılığın gücü, aynı zamanda boş vermişlik Balık burcuna aittir. Balık burcunun kendini akışa bırakan bir enerjisi vardır. O, tüm burçların deneyimlerini yaşamış gibidir. Onda biraz boş vermişlik vardır, bu yüzden kendini feda etmeye de hazırdır. Bu ruh hali aslında onu üretken yapar. Neptün’le bir araya gelen bu etki. Hepimize farklı deneyim kapıları açacak belli ki. Neptün ve Balık burcu birleşince, geçmiş-an-gelecek ekolarının kayıtlı olduğu akaşik kayıtlara ulaşmak daha kolay olacak hissindeyim. Yaratıcılığın hayal dünyası ile birleşerek birçok yeniliği hayata çekebilme enerjisi söz konusu. Belki de bu dönem bir türlü çözülemeyen uyku ve rüya gizemini de anlamamıza yardımcı olur. Mesela bir süredir gündemde olan Meleklerle bağlantı kurmak, Melek enerjilerinin farkına varmak, Bu döneme hazırlık etkileri idi.

İlham perileri ile iç içe olacağız bundan sonra. Muhakkak ki sanatsal alanda önemli değişimler ortaya çıkacak. Öncelikle müzik ve şiir olmak üzere tüm sanat dallarında belirgin bir değişim söz konusu olacaktır.

Ancak tüm bu güzel etkileri kullanabilmek için çalışmak gerek. Daha fazla uyku, daha fazla rüya, daha fazla hayal âlemine dalma, gerçeklerden uzaklaştırıp üretkenliği engelleyebilir. Bu uyurgezer hal, Plüton Oğlak’la alt üst olan gerçeklik anlayışının ağırlığını tam kavrayamamamıza sebep olabilir. Neredeyse uzun bir uyku dönemi içinde olabileceğimizi (sis perdesi )bile söyleyebilirim ve uyandığımızda her şey değişmiş olacak.

Ayrıca Neptün’ün yaydığı etki ile aldanma ve aldatma, gerçekleri görememe, daha doğrusu gerçekleri gözden kaçırma, bizleri epey zorlayabilir.

Neptün’ün iyi etkilerini kullanıp, işe yarar hale getirmek için bir sonra ki katman olan Uranüs’ten Yardım alabiliriz. Koç burcunda seyreden Uranüs sayesinde aldığımız ilhamları hızla işe yarar hale dönüştürme etkimiz var. Belli ki bu iki etkinin birleşimi (Neptün Balık- Uranüs Koç) Dünya üzerinde bir çok buluşun bilimsel ilerlemenin, metafizik ve fizik kavramlarının ayırt edici sınırının ortadan kalkmasını sağlayacaktır.  2019’da Uranüs Boğa burcuna geçene kadar bu enerjiyi kullanabiliriz. Ancak Uranüs Boğa’ya geçtikten sonra (2019) Neptün’ün de Balık burcunda olması ile birlikte derin bir rehavet ve dinginlik ve huzur halini üzerimize örtecek.

En alt katman gelenekleri yıkarken (Plüton), bir sonra ki katman ilahi alandan destek alıyor (Neptün) ve sonraki katman bu desteği hissedip eyleme geçiyor (Uranüs).

Peki, şimdi ne yapmalıyız?

Şöyle bir hayatımızı gözden geçirelim

Katman 1 Plüton:

–          Yıllardır beni neler rahatsız ediyor

–          Toplumun dayattığı, ancak benim taşımak istemediğim yükler nedir?

–          Genetik soyumdan beraberimde getirdiğim, ancak artık özgür bırakmam gereken ne var?

–          Sırf böylesi doğru diye, mutsuz olmama rağmen sürdürdüğüm koşullar hangileridir?

–          Bugüne kadar Dünya’ya ve kendime zarar verdiğini bile bile düzenli yaptığım şeyler nelerdir?

Sonra Yaradan’dan destek alarak inancımızı güçlendirelim

Katman 2 Neptün:

–          İnanma halinden bilme haline geçelim.

–          Sezgilerimize güvenelim

–          Hayatımızı yönlendiren gizli mesajları okumayı öğrenelim

–          Ruhsallığı teorik boyuttan, pratik boyuta taşıyalım.

–          Kendimize en uygun ibadet şeklini bulalım ve uygulayalım

–          Katman 1 deki şartları değiştirmek için gerekli bilme haline ulaşalım.

Son olarak Eyleme geçelim

Katman 3 Uranüs:

–          Bugüne kadar hiç izlemediğin bir çözüm yolunu hayatına katalım.

–          Radikal kararlar almaya cesaret edelim

–          Katman 1’deki şartları Katman 2’deki gücümüzle birleştirip cesaretle eyleme geçelim

–          Değiştirelim

–          Yenilenelim

Sevgiler

Yurda Hal 02.02.2012 saat 02.22

Not: Bu yazının tüm hakları Yurda Hal’e aittir. İzin almadan, ne tamamı ne de bir bölümü internette, yazılı, sözlü, görsel basında kullanılamaz.

Neptün Balık Burcunda – Peki Başka Neler Var?

Posted on Updated on

Resim kaynak: http://www.universetoday.com/21639/gravity-on-neptune/

Neptün Balık burcunda

Nisan 2011 – Ağustos 2011 ve Mart 2012- Mart 2025 arası.

Neptün’den uzun uzadıya bahsetmeden önce, diğer ağır hareketteki gezegenlerin şu aralar bize aktardığı etkileri hatırlayalım.  Plüton Oğlak, Satürn Terazi ve Uranüs ve Jüpiter Koç burcunda. Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri, klasik gezegenlerle kıyaslandığında daha az tanınırlar. İstatistiksel olarak kaydedilmiş etkileşim gözlemleri ve bu gözlemlerin kayda geçmiş değerleri yakın tarihe aittir.

Henüz günümüzde Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri astrolojide bireysel etkiden çok, toplumsal etkilerin göstergeleridir ve bu yüzden daha büyük bir kadersel plana hizmet etmektedirler. Bu gezegenlerin ortaya koyduğu gücün neticesinde, bizler şu an sadece ortaya çıkan kaosu görebiliyoruz. Oysa yaşanan her etki, büyük bir planın dışsal gezegenlerin vasıtasıyla sergilenişinin, ortaya çıkan ve görünen bölümünden başka bir şey değildir. Yaşadıklarımıza sadece 3 boyutlu bir dünyada anlam vermeye çalıştığımızdan, bu gezegenlerin nasıl bir yapılandırmaya, gelişmeye hizmet ettiğini anlamamız da zorlaşıyor doğal olarak.

Bu üç dışsal gezegenin (Satürn sonrası gezegenler)içinde bulunduğumuz bilinç boyutu sebebiyle, felaketleri, sıkıntıları, afetleri, savaşları ve çatışmaları getirdiğini görüyoruz. Bu, sadece şu an içinde bulunduğumuz gelişim süreci ile alakalı bir farkındalıktır ve kısıtlıdır. İnsanlık, eşiğinde olduğu Kova Çağına adım attığında ise, dışsal gezegenlerle ilgili farkındalığımız ve anlayışımız da gelişecek, evrilecek ve dolayısıyla değişecektir. Sonlanmakta olan çağa ait  insanın farkındalık boyutu, paratoner misali, bu gezegenlerin olumsuz gibi görünen etkilerini dünyasal boyuta çekerken, Yeni Çağın insanı bu gezegenlerin daha ince ve ruhani etkilerinden faydalanacaktır. İşte bu Yeni Çağ dönemine geçişte, ağır hareket eden ve etkileri çok güçlü olan dışsal gezegenler, gerekli olan değişimleri yapmaktadır. Dışsal gezegenler, geçiş döneminde, dünyamızın ve dünya üzerinde yaşayan biz canlıların Yeni Çağ düzenine uyum sağlaması için çalışmaktadırlar. Kolay bir süreç olmamakla birlikte, gerekli bir değişim ve dönüşüm süreci içindeyiz.

Şimdi bile Uranüs, Neptün ve Plüton’un zorlayıcı, yıkıcı, hatta dönüştürücü etkilerini bireysel olarak daha farklı algılayanlar çıkacaktır muhakkak. Bu gezegenlerin etkilerinin ruhani boyutunu, belki de insanlığın varoluşundan günümüze olan süreç içinde ruhani gelişim aracı olarak kullananlar da çıktı muhakkak. Ancak Satürn ötesi gezegenlerin ruhsal etkilerini algılamak için, çok hassas bir vicdan terazisine sahip olmanın, nötr olmanın, insanlığın gelişmiş ruhsal mertebelerine doğru yol almış olmanın önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Yani, şimdi, sonlanmaya yüz tutmuş çağımızın insanları arasında da, bu gezegenlerin etkilerinin pozitif özelliklerini kullananlar çıkacaktır. Geçiş dönemine yaklaştıkça, Satürn ötesi gezegenlerin etkilerini bu şekilde alanlar ve kullanmayı başarabilenler, artacaktır da.

Bahsettiğim ruhsal olarak gelişmiş olan insan, gelişmişliğinin avantajlarını nasıl kullandığına bağlı olarak, bu gezegenlerin daha üst frekans etkilerini alacaktır. Hangi alana hizmet ediyorsa, etki o alana uygun olacaktır. Yararlı olanlara yararlı, zararlı olanlara zararlı etkinin geleceğini bilmeliyiz. Ancak farkındalık düzeyi henüz yükselmemiş olan insanoğlu, bu gezegenlerin çoğunlukla olumsuz etkilerinden nasiplenmektedirler.

İlla ki değişim!

Öncü burçlarda yerleşmiş Uranüs(Koç’ta) ve Plüton (Oğlak’ta)’dan sonra artık Neptün’de Balık burcunda, yani değişken bir burçta yer almaya başladı. Öncü ve değişken burçlar hareketi gösterirler ve bu burçlarda bulunan gezegenlerin durağan, sabitleyici bir etkide olmalarını mümkün değildir. Bu yüzden, illa ki değişim, illa ki hareket dönemindeyiz artık. Uzun ve değişimi içinde barındıran bir yola çıktık hep birlikte ve değişime direnen, ayak uyduramayanların zorlanacağı, belki de yolda kalacağı bir yolculuk bu. Vardığımız noktada ise, derimizi değiştirmişçesine yeni bir döneme başlayacağız. Belki gerçekte derimize ve bedenimize baktığımızda herhangi bir değişim görmeyeceğiz, ancak bedenimizi kullanan ruhsal yanımızın çok daha bilincinde olduğumuz, sadece etten ve kemikten bedenimizle sınırlı olmadığımızı daha net anlayacağımız, vicdani değerlerin çok daha yüce olduğu bir Yeniçağ dönemine geçiş yapacağız. Tıpkı kaportasına bakıldığında bir arabanın benzinle mi, dizelle mi, yoksa elektrikle mi çalıştığını ayırt edemediğimiz gibi, bedenimize bakarak bir fark anlamayacağız belki; buna rağmen değişeceğiz.

Plüton’un Oğlak burcuna(26 Ocak 2008) geçtiğinden bu yana yönetimsel ve ekonomik alanlardaki beklenmedik, fakat yine de bir o kadar istikrarlı ve adım adım gelen değişim etkilerini yaşıyoruz. Bu alanlardaki değişimler ani olduğu kadar, kalıcı oldular, olacaklar da. Bilindiği gibi, 2008’den itibaren dünyanın hatırı sayılır birçok ülkesi ekonomik krizin içine düştüler ve hala bu krizle birlikte hareket ediyorlar. Ne ilginçtir ki, yılların mortgage kredisi Amerika’da darbe yerken, ülkemizde Mortgage kelimesi tanınmaya başladı. Yani Plüton, yatırım alanında, bir ülkede var olanı yerin dibine çekerken, başka bir ülkede var olmayan benzer enerjiyi yeryüzüne fırlatıyor.   Bir yandan maden felaketleri ardı ardına yaşanırken (Plüton yer altıyla ilişkilidir), diğer yandan yanardağ patlamaları gerçekleşiyor. Özellikle 2010 yılında Plüton’la gergin açılar içinde olan Satürn ve Uranüs, önümüzdeki uzun yıllar süresince neler yaşayacağımızı bize anlattı (bilindiği gibi 2010 doğal afetlerinin çeşitliliği ile, sıcaktan, depreme, tsunami’den  volkan patlamalarına kadar son dönemlerin en afet dolu yılıydı). Unutmayalım 2010 yılı bir trailer(tanıtım filmi) gibiydi. Mart 2011’den itibaren Uranüs’ün artık uzun süreli Koç burcuna girmesiyle birlikte, bizlerde gerçek filmi izlemek için yerlerimizi almış durumdayız.

Bu filmde öncelikle Uranüs’ün bu sene Koç burcuna geçişi ile birlikte hızlı, ani, umulmadık olayların ortaya çıktığını görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Bu etkiler ise istikrarlı değil, birden ortaya çıkıp şartları değiştiren olaylara sebep olacaktır. Koç’taki Uranüs’ün yarattığı ani değişim etkileri, doğal felaketler, savaşlar, isyanlar, sabırsızlıklar, toplumsal hareketler; Oğlak burcundaki Plüton tarafından ele alınacak, yeni yönetimleri devreye sokacak ve toplumsal yapılandırmanın ihtiyacı olan, sil baştan değişiklikleri getirecektir. Kısa dönemsel etki ile Satürn ve Jüpiter’de bu iki gezegenin etki alanlarında dolaşıyorlar (Satürn Terazi’de 05 Ekim 2012’ye kadar; Jüpiter Koç’ta 04 Haziran 2011’e kadar). Satürn, Uranüs’ün karşısına yerleşmiş pozisyonuyla, asi ve yenilikçi Uranüs’ü eski kalıplarla frenlemeye çalışır bir rol üstleniyor. Alışılmış olandan kopulmaması için çalışıyor. Belki de, geçmişin tekrar gözden geçirilip, geçmişle hesaplaşılmadan, geleceğe yol alınamayacağını söylüyor. Jüpiter ise 2011 Haziranına kadar Uranüs’ün destekçisi olarak onun yanında bulunuyor. Uranüs’ün her asi, ani, başkaldırıcı etkisinin bazen daha büyük sonuçlar vermesine, bazen de küçük etkilerin bile çok ses getirmesine sebep oluyor. Yani Jüpiter, Uranüs’ün her davranışını büyütüyor, ona güçlü bir eko veriyor.

Kısacası, Satürn, Uranüs ve Plüton’un oluşturduğu gergin açı, her halükarda atıl olmaktan uzak, hareketi içinde barındıran, değişimi anlamadan değil de kanlı canlı hissederek önümüze sunan önemli bir oluşumun göstergesi. Tüm bunlar sabırsızlığın da göstergesi aynı zamanda.

Buraya kadar saydığım etkilerin her biri son derece hissedilir, kendini belli eden etkilerdir. Ancak Yeni devreye giren (04 Nisan 2011) Neptün/Balık burcu enerjisi bambaşka özelliklere sahiptir. O gizlice alt yapısını oluşturur, yavaş yavaş bizi hazırlar. Ortaya koyacağı değişimleri hemen hissetmeyiz. Zaman içinde, tam anlamıyla idrak edemeden değişiriz. İdrak, olayların ve değişimlerin ardından gelir. Bu yumuşak geçişler, zaman zaman sinsi, zaman zaman alıştırarak (koruyucu bir hava yastığı gibi) etkileri almamızı sağlar. Neptün ile birlikte ortaya çıkan yeni enerji, yukarıda saydığım diğer gezegenlerin etkilerini anlamamızı bazen zorlaştırır, bazen beklenmedik bir algı ve anlayış biçimiyle kavratır.

Sınırsızlıktır Neptün ve sınırsızlıktır Balık burcu. İkisi birleşince, senin sınırın, benim sınırımla karışır. Dışımıza ördüğümüz duvarların tuğlaları arasındaki harçlar dökülmeye başlar ve ardından o tuğlalar da tek tek yıkılır. Bir süreliğine hala duvar sapasağlam varmışçasına sınırlarımızın içinde oyalansak da, o duvarların çatlakları arasından enerjiler birbirine karışmaya başlamıştır bile.

Suyla alakası vardır hem Neptün’ün, hem de Balık burcunun. Suyun en küçük delikten bile içeriye sızabildiği gibi, Neptün’ün enerjisinin de, hayatımıza sızacak deliği bulması zor olmayacaktır. Teslimiyeti ve inançların ruhsal yanını, yani soyut yanını temsil eden Balık burcu, yüksek ideallerin, yaratıcılığın ve aşkınlığın gezegeni Neptün ile birleşince (Neptün, Balık burcunun yönetici gezegenidir) ruhsal gelişimimize farklı bir bakış açısı getirecektir. Neptün dendiğinde benim gözümün önünde tozpembe, eflatun ve uçuk mavi gaz bulutları uçuşur. Hayal âlemine geçiş kapısıymış hissini uyandırır. Algı kapılarının ortadan kalktığı yer gibidir. Rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği anlar gibidir. Zaten Neptün, rüyalarımızla da çok alakalıdır. Mesaj rüyalarının her zaman olduğundan daha yoğun olacağını, kanallık yapanların çok daha yoğun bilgilerle insanların karşısına çıkacağını düşünüyorum.

İnançlar ve ruhsallık bakımından, birliğe doğru hareket edilebilecek bir sürecin başlangıcında bulunuyoruz. Tüm dinlerin temelinde yatan enerjilerin bir olduğunu kavramak artık daha kolay olacaktır.

Ancak, hülyalı bir ortama geçiş yapmamızın sebep olacağı aldanma riskine, dolandırılma tehlikesine ve inanç tacirlerinin artmasına karşı savunmasız kalabiliriz. Sahte peygamberlerin de ekmeğine yağ bal sürecektir Neptün/Balık süreci. Ruhsal olarak kendimizi geliştirdikçe, bu tür bir savunmasızlık yaşamaktan kendimizi koruyabiliriz elbette. Yeter ki birey olarak ruhsal gücümüzü topladıktan sonra, başkalarının sunduğu bilgilere kendimizi açalım ve en doğru olanı seçebilme yetkimizi kullanabilelim.

Suyla bağlantısı olan Neptün etkisi Balık burcuyla birleşince, su ve gazlarla ilgili felaketlerin daha yoğun yaşanacağı, neredeyse 14-15 yıllık bir süreci gösteriyor. Suyun her hali burada devrede olacaktır. Bununla birlikte, suyla daha yakın temas içinde olmak her birimiz için çok önemli olacak. Su enerjisini tanımamız gerekecek. Denizler, ırmaklar, göller, yağmurlar arınmamız ve şifalanmamız için önemli olacak.

Balık burcunda bulunan ve gücünü tam anlamıyla ortaya koymaya muktedir Neptün, Oğlak burcundaki Plüton ile Koç burcundaki Uranüs’ün arasında yer almakta ve çok güçlü bir pozisyonda. Göz önünde yaşanan zorlayıcı olaylar, ekonomik koşullar ile bireysel sabırsızlığımız ve isyankâr yanımız arasında yumuşak geçişi sağlayacakmış gibi bir his uyandırıyor bende. Sanki bireyselliğin ortaya koyacağı güç ile toplumsal anlamda yaşananların, birbirinden bağımsız gelişiyormuş hissi oluşacak gibi. Toplumsal olarak başımıza ne gelirse gelsin, insanoğluna ne dikte edilirse edilsin, insanoğlu kendi değişimiyle, isyanıyla, başkaldırısıyla uğraşacak. Buna rağmen, bu iki birbirinden Neptün aracılığı ile kopuk gibi görünen etki, neticelere varıldığında, aslında aynı yolda ilerlediğimizi ortaya koyacaktır.

Bireysel Değişim=Toplumsal Değişim

Eğer bugüne kadar ruhsal anlamda herhangi bir gelişim girişiminde bulunmadıysanız, bir an evvel bu konuda bir şeyler yapmaya başlamanız ve Mart 2012’den sonra, uzun süreli ortaya çıkacak olan etkilere hazırlanmanız çok doğru olacaktır.

Neptün’ün getirdiği etki sayesinde yaşanan ve yaşanacak olan zorluklarla birlikte ruhsal yanımızı geliştirme fırsatını yakalayacağız. Bir’lik duygusu her zaman olduğundan daha belirgin bir hal alacak. Biz artık farkına varmadan, Bir olmaya doğru ilerleyen bir bilinç düzeyine yol alıyoruz. Dağılan sınırlar sayesinde bizi birbirimizden ayıran din, dil, ırk gibi kavramların üstüne çıkacağız. Ancak, bu yolda yol almamızı sağlayacak olan, diğer gezegenlerin etkileriyle, önce ayrımcılığın farkına varmak olacaktır. Belki de bir süre, göreceli olarak ayrımcılık, tüm dünya üzerinde her zamankinden daha fazla gözümüze sokulacaktır. Yine de sonuç Bir olmaya doğru hareket etmek olacaktır. Nasıl ki doğal felaketlerin din, dil, ırk ayrımı yoksa, bu değişim sürecinde Bir’liğe doğru ilerlemenin de din, dil ve ırk olarak ayrımı olmayacaktır.

Neptün diğer zorlayıcı gezegenlerin etkilerini, ruhsal boyutta değiştirecek etkiye sahip. Plüton ile Uranüs’ün yıkıp geçtiklerini, Neptün ruhsal bir zemin üzerindeyeniden yapılandıracak. Küllerinden doğacak olan Anka Kuşu’na gerekli olan ruhu Neptün üfleyecektir.

Bize düşen, bu süreç içinde birlik olmayı öğrenmek ve ruhsal yanımızı oldukça hızlı bir şekilde geliştirmektir. Özellikle vicdan terazimizi hassaslaştırmayı, hak kavramını daha iyi anlamayı seçmeliyiz. Her canlının varlığını olduğu gibi kabul edip, kendimizi geliştirmeliyiz. Artık, kendimizi ruhsal olarak geliştirdikçe, çevremize yaydığımız etkiyle birlikte, çevremizin de gelişimine faydalı olduğumuzu görebileceğiz. Bulaşıcı bir etki ile karşı karşıyayız (her anlamda). Ruhsal gelişimimize odaklanmamız, dünyayı daha iyi bir yere taşıyacaktır. Kendimizi geliştirdikçe bulaşan ruhsal enerjimiz, boyutsal algılarımızın değişmesine sebep olacaktır. Eğer bunu başaramazsak, çabucak yayılan salgın hastalıkların, depresif etkilerin ve karamsarlığın pençesinden kurtulamayız. Kısacası, illa ki salgınlar devrede, önemli olan salgının en yararlısını seçip kullanmayı bilmektir.

Yeni sürecimiz hayırlı olsun. Tek yapmamız gereken, bireysel isteklerimizden sıyrılıp, âlemin isteklerine odaklanmamızdır. Bütünlüğe giden yolda birbirimize şifa olmayı seçmeliyiz.

Sevgilerimle

Yurda Hal