İz Bırakmak

Posted on Updated on

footprinta

İz Bırakmak

Doğduğun andan itibaren taklit etme yeteneğini kullanırsın. Önce anne, babanı daha sonra çevrendeki akrabaları, komşuları gözlemler ve onların davranışlarını taklit edersin. Zaman geçtikçe daha da ileriye gider öğretmenlerini, arkadaşlarını, medyada gördüklerini, sokaktaki insanların sana sunduklarını taklit edersin. Taklit ederek yaşama tutunmayı, hayatta kalmayı öğrenirsin. Taklit etmek, kopyalamak aslında bir hayatta kalma stratejisi.

Temelinde ise tamamen sana özel, hiç kimseninki ile kıyaslanamayacak bir algın vardır. Taklit ederek öğrendiklerin bu özel olan, sana ait olanın üzerine inşa edilir. Sonradan eklenen her şeyi, üzerine inşa ettiğin kendi temelin algılayacağı biçimde kullanır, uygular ve hissedersin. Bu yüzden, dışarıdan aldığın ve uyguladığın bu etkileri, asla onları öğrendiğin insanlar gibi taşıyamazsın.

Bu durumda karşını iki seçenek çıkar. Birincisi, doğduğun andan itibaren öğrendiklerini kendi temeline uygun bir şekilde dönüştürerek, öze uygun hale getirmektir. İkincisi ise özünü yok sayıp, taklit etmeye devam ederek, hayatı bir kopya karmaşası olarak yaşamak olacaktır.

İlk seçimi gerçekleştirmek için kendini tanımaya odaklanman gerekir. Özünde ne istiyorsun?  Seni gerçekten SEN yapan nedir? Özünü keşfetmeden, öğrendiklerini dönüştürmen mümkün olmayacaktır. Kendini tanıyıp dönüşmeyi göze aldığında doygun bir hayat yaşamaya başlarsın. Dolu dolu yaşarsın. Dolu dolu yaşamak, mutluluğuyla, üzüntüleri ile iniş çıkışları ile macera dolu bir hayat yolculuğuna hazır olmak demektir. Kendine ait hayatın sorumluluğunu taşıma cesaretini gösterip, kendi hayatının kahramanı olduğunun farkına varmaktır. Kendi hayatının kahramanı olmak bütününde insanı mutlu eder. Bir kahraman zor anlarında verdiği mücadelelerden öğrendiklerini yeni tecrübelere dönüştürür. Beden yaşına bakmaksızın yaşı olmayan ruhunun sonsuz enerjisini hayatı boyunca kullanmayı bilir.

İkinci seçimi gerçekleştirmek göreceli olarak kolaydır. Dış dünyadan aldığın etkiler seni eğer, iter… Seni eğ-it-ime tabii tutar ve sen dış dünyanın sunduklarını yama gibi taşımaya alışırsın. Sen uyum sağladıkça destek görürsün… “ne kadar yetenekli, ne kadar iyi taklit yapıyor!” “aynı …. ‘ya benziyor!” gibi mükâfatlarla karşılaşırsın. Kabul görmenin, kalabalığın arasında kendi özelliklerini yok sayarak yaşamanın tatlı rehavetine kapılıp gidersin. Ancak tüm bunlar özünü ezer. O eğilmiş, itilmiş bir kenara atılmıştır. Özün, binlerce farklı kopyanın karmaşasından ortaya çıkan, kötü bir kopyanın silik silueti altında küçücük kalmıştır. Ancak ne olursa olsun, o (öz’ün) hep bir gün onun farkına varıp, özgür bırakman için kolları sıvayacağın günü bekler. Zaman zaman sana hatırlatmalar yapar. Mesela kendini mutlu hissetmen gerektiğini düşündüğün anda (çünkü gerçek olmayan yapay, taklit bir mutluluğun peşindesindir), o senin içini burkan, gerçek mutsuzluğu hissetmeni sağlayan, acaba yanlış bir şey mi yapıyorum dedirten bir sinyal yollar.

Dış dünyaya göre baktığında her şey mükemmel görünebilir. Belki çok önemli konumda, takdir edilen, saygın bir meslek sahibi olmuşsundur. Belki adının önünde birçok unvan veya mükemmel güzellikte bir evin veya çok hızlı bir araban vardır. Bu mükemmel görüntüye rağmen, her gün kalktığında işe giderken söyleniyorsan, hatta yataktan kalkmak istemiyorsan, bir şeyler yanlış gidiyordur. Özünü görmezden gelmiş ve sen SEN olmaktan çıkmışsındır aslında. Sürekli bir mutsuzluk içinde yaşayan, kısacık ve yapay mutlulukların kurbanı bir kopya (Sen olduğunu sandığın bir kopya) senin özünün üzerine çöreklenir ve senin yaşam alanını kullanır. Senin deneyim sahanı kullanır.

Bir toplum içinde yaşıyorsun, doğal olarak belirli bir düzeyde toplumla uyum içinde olacaksın. Ancak uyum içinde olmak, özü yitirmeyi gerektirmez. Doygun ve dolu dolu bir hayat yaşamanın yolu sadece çok para kazanmaktan, servet yapmaktan geçmez. Herkes mühendis, iş adamı, doktor, asker,  sanatçı, futbolcu veya yaşam koçu olmak zorunda değil. Önemli olan, yaptığın iş ne olursa olsun, o işi seviyor olmandır. İşini yaparken, zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmiyorsan, günün sonunda yaşadığın son yirmi dört saatin sonunda, yaptığın her ne olursa olsun huzur ve coşku karışımı bir duygu yaşıyorsan, vicdanın rahatsa, sen, SEN olmayı başarıyorsun demektir. Her iş, tanımı ne olursa olsun, hizmettir. Gerekli olmayan bir hizmet şekli yoktur ve her insan eşsiz ve benzersizdir. Dilenenden sanayicisine, doktorundan işçisine, tembelinden çalışkanına her insan sonsuz çarkın eşsiz bir dişlisidir. Uyum, insanlık çarkının her parçasının seninle aynı önemde olduğunu bilmektir.

İnsan ölüp gittiğinde bile, bıraktığı izlerle varlığını sürdürür. Her insan eşsizdir ve bedeni gitse de bıraktığı izin ruhu varlığını sürdürmeye devam eder. Her insanın adı, sanı öldüğünde yüzyıllarca anılmayabilir, ancak yine de o bir başarının altında bilinmeyen kahraman bir omuz olmuş ve dönüşümde gizli kalmayı kabul etmiş bir ruhtur. Omuz verip yükseltmeye, değişime destek olmayı başarmış bir ruhtur.

Özünün ne istediğini bilirsen ve onun sana kattığı eşsizliği fark edersen, sen, gerçek SEN olmaya başlarsın. Yaptığın iş, yaşadığın hayat nasıl olursa olsun “vasat”  olmayacaktır. O ne biçmek istediğinin farkında ve bu yüzden ekeceği tohumları seçme cesareti gösteren, hasat dönemi ne ile karşılaşacağını bilen bir kahramanın hayatıdır.

Kısacası bu akşam sen de, ben de biraz düşünelim… Özümüzün farkında mıyız?

Kopya mıyız? Öz müyüz?

İyi geceler

Yurda Hal

Astroloji Danışmanlığı için tıklayınız: https://astroistanbul.com/haritaanalizi/

2 thoughts on “İz Bırakmak

    Yurda Hal responded:
    20/08/2013, 23:50

    Reblogged this on Astro Istanbul.

    Figen Düzyatan said:
    22/12/2014, 23:58

    Yurda Hanım, müthiş bir hizmet sunuyorsunuz bu bilgileri paylaşarak. Ve belki Sizlere bizzat ulaşmaya imkan bulamayan sayısız insan faydalanıyor bu açık paylaşımlarınızdan. Sonsuz teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s